X

Dünyanın dört bir yanından en ünlü müzeler

Dünyanın her yerinde, geçmişten günümüze korunmayı ve modern sanatın en güzel örneklerini sergilemeyi başarmış milyonlarca sanat eseri var. Tarihin tozlu sayfalarına dalmak, ruhunuzu sanatla beslemek, gözlerinize ihtişamlı bir görsel şölenle adeta ziyafet vermek, çağdaş fırça darbelerini yakalamak, kısaca sanatsal yönünüzü geliştirmek için ziyaret edebileceğiniz binlerce etkileyici müze var. Hepsinin ortak noktası ise kapılarından girer girmez kalbinize, ruhunuza dokunarak sizi hayrete düşürecekleri. İşte dünyanın dört bir yanından mutlaka görmeniz gereken en ünlü müzeler:

Klasik sanat müzeleri

Louvre Museum – Paris / Fransa

Louvre Museum – Paris / Fransa (Görsel: tickets-paris)

Dünyanın en büyük müzesi olan ve tarihin en etkileyici sanat koleksiyonlarına ev sahipliği yapan Louvre, Paris’e yolu düşen herkesin mutlaka uğramak isteyeceği en turistik yerler arasında. 1190 yılında kale olarak inşa edilen, 16. yüzyılda kraliyet sarayı olarak hizmet eden ve daha sonra yıllar içinde yeniden tasarlanarak bugünkü müze halini alan Louvre, her sanat tutkunun mutlaka kendinden bir şeyler bulacağı en önemli müzelerden biri.

Metropolitan Museum of Art – New York / A.B.D

Metropolitan Museum of Art – New York / A.B.D

Tıpkı Louvre gibi dünyanın en ünlü müzelerinden biri olan Metropolitan Museum of Art, ev sahipliği yaptığı iki milyondan fazla eser ile her yıl milyonlarca kişiyi ağırlıyor. Ünlü ressamların tabloları kadar çeşitli müzik enstrümanları, kostümler, porselenler, silahlar gibi farklı eserlere de yer veren müze, New York’un kalbi olan Central Park’ta konumlanıyor.

Tate Modern – Londra / İngiltere

Tate Modern – Londra / İngiltere (Görsel: wikiwand)

Birleşik Krallık’ın ulusal ve uluslarası çağdaş sanat koleksiyonlarına ev sahipliği yapan Tate Modern, Londra’nın popüler yerlerinden biri olan Bankside Elektrik Santrali’nde yer alıyor. Dünyanın en büyük modern sanat müzelerinden biri olan Tate, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turistin sanat tutkusunu beslemeye devam ediyor.

Museu de Arte de São Paulo – Sao Paulo / Brezilya

Museu de Arte de São Paulo – Sao Paulo / Brezilya (Görsel: arkitektuel)

1947’de Brezilyalı iş insanı Assis Chateaubriand tarafından kurulan Museu de Arte de São Paulo, Brezilya’nın ilk modern müzesi. Müzenin mevcut cam yapısı 1968’de Lina Bo Bardi tarafından tasarlandı. Güney Yarım Küredeki en önemli Avrupa Sanatı Koleksiyonu da dahil olmak üzere dünyanın her yerinden yaklşık 11.000 sanat eserini burada bir arada görmek mümkün. 

Louisiana Museum of Modern Art – Kopenhag / Danimarka

Louisiana Museum of Modern Art – Kopenhag / Danimarka (Görsel: cntraveler)

Danimarka’nın popüler modern sanat müzelerinden biri olan Louisiana, sanat eserlerine ev sahipliği yapmanın yanı sıra sanatın kitleler üzerindeki etkisini artırmayı da hedefliyor. 1945’ten günümüze gelen müze, Eklektik Avrupa Nouveau, Küresel Gerçekçilik ve Amerikan Art Pop dahil olmak üzere farklı tarzdaki eserlere ev sahipliği yapıyor. 

The National Art Center – Tokyo/ Japonya

The National Art Center – Tokyo/ Japonya (Görsel: viator)

Kisho Kurokawa tarafından tasarlanan ve Japonya’nın en popüler müzelerinden biri olan Ulusal Sanat Merkezi, her yıl yaklaşık 2 milyon yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret ediliyor.. Cartier’in eserlerinden Claude Monet’in Empresyonist eserlerine farklı tarzdaki sanat eserlerini barındıran müze, Tokyo’da mutlaka görülmesi gereken yerler arasında.

Uffizi Gallery – Floransa / İtalya

Uffizi Gallery – Floransa / İtalya (Görsel: nytimes)

Adeta dört bir köşesi sanatla çevrili güzel ülke İtalya’da görülmesi gereken sayısız müze olduğu kesin. Ancak, en popüler müzelerinden birinin Uffizi Galerisi olduğunu söylemek mümkün. Öyle ki, söylentilere göre Stendhal Sendromu (sanat eserlerinin bolluğu ve ihtişamı karşısında şaşırma, baş dönmesi, hızlı kalp artışı, baygınlık vb.) olan birçok ziyaretçinin burada baygınlık geçirdiği biliniyor. Rönesans tablolarıyla kendinden geçmek için her sanat sever Uffizi’ye mutlaka uğramalı.

Arkeoloji Müzeleri – İstanbul / Türkiye

Arkeoloji Müzeleri – İstanbul / Türkiye (Görsel: muze.gov)

Güzel ülkemizin tarih kokan onlarca müzesinden en azından birine yer vermemek olmazdı. İstanbul’da bulunan ve Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk Müzesi olarak üç müzenin birleşiminden oluşan Arkeoloji Müzeleri, Osmanlı tarihinde ve Türkiye’de ortaya çıkan ilk düzenli müze olma özelliğini taşıyor. Çeşitli kültürlere ait yaklaşık bir milyon eserin sergilendiği müzelerde kendinizi tarihin tozlu sayfalarında hissetmeniz muhtemel.

Sıradışı konsept müzeler

Museum of Illusions – Zagreb / Hırvatistan

Museum of Illusions – Zagreb / Hırvatistan (Görsel: tripadvisor)

İllüzyonlar Müzesi, tanıdık geliyor olabilir. Hele ki ülkemizde de olduğunu düşünürsek. Ancak Hırvatistan’daki bambaşka. 2015 yılında Zagreb’de kurulan İllüzyonlar Müzesi, ziyaretçilere eğitim ve eğlence karışımını, etkileşimli ve fotojenik sergileri, illüzyon odalarını ve daha birçok ilgi çekici alanı bir arada sunuyor. Kurulduğundan beri dünyanın en büyük müzeler zinciri haline gelen İllüzyonlar Müzesi aynı zamanda Dubai, New York, Paris, Madrid gibi dünyanın farklı yerlerinde de faaliyet gösteriyor.

Bob Marley Museum – Kingston / Jamaika

Bob Marley Museum – Kingston / Jamaika (Görsel: bobmarleymuseum)

Bambaşka bir müze konseptine ne dersiniz? Efsanevi müzisyen Bob Marley’in kişisel hazinelerinin sergilendiği müze ilginizi çekebilir. 1981 yılına kadar Bob Marley’in evi olan yer, ölümünden sonra eşi tarafından müzeye çevrilmiş. Ünlü müzisyenin kişisel eşyalarının, plaklarının, fotoğraflarının sergilendiği müzenin her bir köşesinde Bob Marley’in dokunuşlarını hissetmek ve şarkılarıyla yepyeni alemlere dalmak mümkün. 

Jewish Museum – Berlin / Almanya

Jewish Museum – Berlin / Almanya (Görsel: dw)

Berlin’deki Jewish Museum, Hitler dönemindeki tüm katliamlar sırasında hayatlarını kaybeden 2000 Alman Yahudi’nin yaşanmışlıklarını ve geçmişini gözler önüne seriyor. Karanlık hikayelere ev sahipliği yapan müze, aynı zamanda Yahudi futbolunun tarihini, Yahudi müzikleri, özel dans şovları ile de dikkatleri üzerine çekiyor.

Royal Tombs of Sipán Museum – Lambayeque / Peru

Royal Tombs of Sipán Museum – Lambayeque / Peru (Görsel: civitatis)

1987’de Perulu arkeolog Walter Alva, polisler tarafından bazı mezar soyguncularının önemli eserleri yağmaladıkları gerekçesiyle Sipan’a çağrıldı ve Alva bölgeyi kazmaya başladığında Sipán Lordu’nun ve Moche uygarlığının diğer 14 üyesinin mezarlarını ortaya çıkardığını fark etti. Daha sonra bu eserlerin sergilenmesi için Sipán Kraliyet Mezarları Müzesi inşa edildi. Peru’nun antik topluluğunun gösterişli mücevherlerini, kraliyet gemilerini ve benzeri çarpıcı eserleri müzede görmek mümkün.

Sex Museum – Amsterdam / Hollanda

Sex Museum – Amsterdam / Hollanda (Görsel: dreamstime)

Dünyanın en ilginç ve merak edilen müzelerinden biri olan Sex Museum Amsterdam’ın en popüler turistik yerlerinden biri. Antik Roma medeniyetinden bugüne; seks tarihi ve önemli seks figürlerine dek pek çok eserin sergilendiği müzenin sıradışı bir deneyim vadettiği kesin. Küçük bir not, müze 16 yaş üzerindeki kişilerin ziyaretine açık.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale