X

Dünya önümüze serilse ve tek bir seçim şansımız olsa, neyi seçerdik?

“Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur. Düşmem dersin düşersin, şaşmam dersin şaşarsın. Öldüm der durur, yine de yaşarsın…”
Mevlana Celaleddin Rumi

İşte tüm mesele bu! Seçim yapabilmek ve öyle ki her şey önümüze serildiğinde, yani her olasılığı, her varlığı, her farklı durumu seçmek şansımız olduğunda biz neyi seçerdik? Ve tek bir şey seçmek şansımız olduğunda diğerini de istemeden, hem onu, hem diğerini diyerek elimizdekileri de görmezden gelmeden gerçekten neye sahip olmayı seçerdik?

Cevaplarımız oldukça çeşitli zannediyorum; güzel bir aileye sahip olmayı diyebiliriz, çok aşık olmayı da diyebiliriz, belki sonsuz bir mal varlığını da diyebiliriz, belki çok iyi bir tahsil hayatını seçebiliriz veya çok ama çok ünlü olmaktır hayalimiz… Peki bir de şöyle soralım, çok ünlü olup hayat boyu tek başımıza olacağımızı bilseydik yine de çok ünlü olmayı seçer miydik? Ya da çok zengin olup hayatımızda mutluluğu asla bulamayacağımızı, yani bize verilecek olan tek şey olan zenginlik ile seçmediğimiz mutluluğu hayatımızın sonuna kadar kaybedecek olduğumuzu bilsek yine zengin olmayı seçer miydik?

Biraz daha düşünelim öyleyse, eğer çok iyi bir aileye sahip olacağımız ama bunun yanında asla zengin olamayacağımız bize söylenseydi yine de bu seçimimizde ısrar eder miydik? Sevgiyi, huzuru, bir dilim ekmeği paylaşmayı, yeri geldiğinde gülüp yeri geldiğinde ağlamayı, bazen zorluklara isyan etmeyi ama çokça zorluklardan yılmadan, bıkmadan birbirimize sarılmayı ve en önemlisi samimi bir kalbi yanımızda hissetmeyi o sahip olmayacağımız tüm zenginliklere karşı yine de en büyük zenginliğimiz olarak görüp de tercih edebilir miydik?

Bir de diğer türlü düşünelim, hayatımızda bırakamadığımız neler vardır? Bir tek şey seçmek şansımız olsaydı karar vermemizi engelleyecek olan… Bırakamadığımız muhteşem arabamız mı, bırakamadığımız çok kazandıran işimiz mi, bırakamadığımız aslında gerçekten sevmediğimiz ama sırf varlığı iyi geliyor diye yanında kaldığımız uzatmalı sevgilimiz mi? Bırakamadığımız gösteriş mi, bırakamadığımız para mı, bırakamadığımız ev mi? Tek bir şey seçmek şansımız olsaydı ve sorumuz arabanız mı, eşiniz mi olsaydı neyi seçerdiniz? “Eviniz mi, hayatınızın sonuna kadar yalnız olmanız mı?” diye sorulsaydı cevabımız ne olurdu? Muhteşem banka hesabınız mı veya bir daha görmek, belki sohbet etmek şansına bile erişemeyeceğiniz o sevdiğiniz canım kadın/adam denilseydi neyi seçerdiniz?

İşte hayatımız aynen bu şekilde seçimlerden ibarettir. Dünya önümüze serilmiştir, görmemiz için, seçmemiz için, karar vermemiz için, daha iyi anlayabilmemiz için, ders almamız için, el vermemiz için, değer vermemiz için, kıymet bilmemiz için, bazen özlememiz, bazen özlemlerimize dayanamayıp “Ben ne yaptım? Özür dilerim” diyerek boyun eğebilmemiz için… Dünya gerçekten önümüze serilmiştir; “seçemeyen” bizleriz. Hem evi isteriz, hem mutluluğu, hem aşkı isteriz, hem parayı, hem sevmeyi isteriz, hem de hiç fedakarlık etmemeyi…

Dünyanın akışı bizim ellerimizde, bugün bir şey ama tek bir şey seçecek olsaydınız, bu hangi değer olurdu? Bozdurup harcayabileceğiniz bir çek mi, o paranın almaya gücünün yetmeyeceği sıcak bir yuva mı?

Karar bize kalmış!

İlginizi çekebilir: Bir “an” için yaşıyoruz: Ölmeden önce dönmek isteyeceğiniz an hangisi?

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale