X

Dr. Robb Kelly’den beyni yeniden yapılandırmanın sırları

“Şöyle bir şey yapsam da hayatım değişse” dediğiniz oluyor mu hiç? Kötü alışkanlıklarınızdan kurtulmak istediğiniz, yerine yenilerini ve sağlıklı olanları koymak istediğiniz zamanlar? Pek çoğumuz zaman zaman bunu diliyoruzdur muhtemelen. Keşke kolayca istemediğimiz alışkanlıkları bırakmanın ve iyi alışkanlıklar kazanmanın bir yolu olsa ve bu sayede hayatımızı yeni baştan kurgulayabilsek… Kulağa pek mümkün gibi gelmese de aslında bir yolu var. Ünlü yazar, konuşmacı, yaşam koçu ve psikoloji uzmanı Dr. Robb Kelly, alışkanlıklarımızı ve dolayısıyla hayatımızı değiştirmek için beynimizi yeniden yapılandırmamız gerektiğini ve bunu yapmanın sandığımızdan daha kolay olduğunu anlatıyor.

Görsel: neshnikolic.com

Dr. Robb Kelly, özellikle bağımlılık tedavisi alanında yaptığı çalışmalarla tanınan bir psikolog ve beynin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili yaklaşımı “neuroplasticity” yani nöroplastisite prensibine dayanıyor. Nöroplastisite, beynin yeniden şekillendirilebilir olduğunu, yeni yollar ve bağlantılar oluşturabileceğini anlatan bir kavram. Ve Dr. Kelly, bağımlılıkların ve kötü alışkanlıkların beynin işleyişiyle doğrudan ilgili olduğunu ve bu sebeple beyni yeniden eğiterek bu alışkanlıkları kırmanın mümkün olabileceğini paylaşıyor.

Beyni yeniden yapılandırarak kötü alışkanlıklardan, alkol, madde gibi bağımlılıklardan kurtulmanın, travmalardan özgürleşmenin ve zihinsel sağlığı iyileştirmenin mümkün olduğunu savunan ünlü doktor, nörobilim ve pozitif psikoloji alanındaki uzmanlıkları sayesinde bilinçaltını değiştirmenin aslında günlük hayatımızda kolayca yapabileceğimiz yolları olduğunu savunuyor ve bir konuşmasında adım adım ne yapabileceğimizi aktarıyor.

Yukarıdaki videoda da anlattığı gibi sadece günde birkaç dakika ayırarak bilinçaltımızı yeniden kodlamanın ve beynimizi yeni baştan yapılandırmanın mümkün olduğunu, bu sayede de istemediğimiz alışkanlıklardan kurtularak yerine daha iyilerini koymanın aslında çok kolay olduğunu savunuyor. Ve “firing neural pathways” yani “sinir yollarını ateşlemek” için şunları aktarıyor:

  • Sabah kalkın, banyoya gidin.
  • Dişlerinizi sağ elinizle fırçalıyorsanız sol elinizle fırçalamaya başlayın.
  • Aynaya bakın; bilinçaltınızla konuşuyor olacaksınız.
  • Gözlerinizin içine bakın ve kendinizi sevdiğinizi 10 kez söyleyin.
  • Bitirdiğinizde dışarı çıkın ve oksijen alın.
  • Derin derin abartılı nefesler alın (videoda gösterdiği gibi).
  • 25 kez sabah, 25 kez öğlen, 25 kez akşam tekrar edin.
  • Göreceksiniz hayatınız değişecek.

Aslında ne kadar basit ve kolay uygulanabilir adımlar öyle değil mi? Dr. Kelly’e göre nöral yollarınızı bilinçli bir şekilde yeniden şekillendirerek, yalnızca zihninizi değiştirmiyorsunuz; gerçekliğinizi de değiştiriyorsunuz. Böylelikle bilinçaltınızı bilinçli arzularınızla uyumlu hale getirebilecek gücünüzü de artırmış oluyorsunuz ve istediğiniz, hayalini kurduğunuz, kendinizi içinde düşlediğiniz o hayatı inşa etmek için önce zihninizi hazırlamış oluyorsunuz.

Dr. Kelly’nin önerileri, günlük rutini bozup beyni yeni sinir yolları oluşturmaya zorlayarak, zihinsel ve duygusal esnekliği artırmaya yönelik teknikler. Her zaman kullandığınız eli değiştirerek diğer elinizi kullandığınızda beyninize bir sinyal göndermiş oluyorsunuz ve o an değişim için ilk adımı atmış oluyorsunuz. Kendinizle olumlu konuştuğunuzda ve derin nefesler alıp beyne daha fazla oksijen gitmesini sağladığınızda da beynin işleyişini tetikliyor ve nöroplastisiteyi harekete geçiriyorsunuz. Dr. Kelly’in yukarıdaki konuşmasında bahsettiği bu adımlar da sinir yollarını aktif etmeye yardımcı olduğundan sizi yeni ve daha iyi alışkanlıklar kazanmanız, yeni düşünce yapıları ve davranışlar oluşturmanız için teşvik ediyor.

Dr. Kelly’nin bu yaklaşımı, beyin yapısının esnek olduğunu ve doğru yönlendirmelerle değiştirilebileceğini savunan ve değişimin anahtarı olabilecek güçlü araçlardan biri. Eğer siz de kötü alışkanlıklarınızdan kurtulmak, hayatınızda önemli değişiklikler yapmak ve beyninizi yeniden yapılandırarak daha güzel bir yaşama sahip olmak istiyorsanız, bu basit ama etkili adımları deneyebilir, nelerin değişmeye başlayacağını gözlemleyebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Beyniniz çok gelişmiş bir bilgisayardır: Beyin dalgaları ile hayatını iyileştir

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale