X

Dört duvarın dışına çıkıp doğada uyumanız için 5 sebep

Kamp fikri bana hep çok uzak gelmişti. Nedense kampın aklımdaki ilk imgesi; macera peşinde olan öğrencilerin tercih ettiği bir aktivite oluşuydu. Fakat sonra karşıma kamp anlarında çekilmiş fotoğraflar çıkmaya başladı. İşte o zaman büyülendim; çünkü doğanın içinde olma, doğada uyuma ve doğaya uyanma fikri beni yeni bir şeyi deneyimlemeye itti. Baharı doğada karşılamaya karar verip, ihtiyacımız olan kamp malzemelerini aldık ve unutulmaz bir deneyim yaşadık.

İlgili yazı: Kampa gitmeden önce mutlaka yapmanız gereken hazırlıklar

Bu yazımda hayatında ilk kez birkaç ay önce kamp yapmış biri olarak kamp yapmanız için sebepler sıralayacağım. Bakarsınız birilerine ilham olur…

1. Doğayla baş başa kalmanın en güzel şeklidir; huzurludur

Kamp yapmanın belki de en güzel yanı doğayla baş başa kalmanızı sağlamasıdır.

Kamp yapmanın açık ara en önemli yanı sizi doğa ile baş başa bırakmasıdır. Biz İstanbullular olarak doğaya açız. Evden işe, işten eve koştururken pek göremediğimiz o yeşil alanlara hasretiz. Yağmurdan sonra yayılan toprak kokusunu bile artık unutur olduk. Yeşil bir alan görünce de heyecanlanıyoruz; çünkü aslında ait olduğumuz yer doğa. Bu yüzden kamp yapmak doğayla baş başa kalmak için harika bir yol. Doğayı sadece ağaç ve çimen olarak da düşünmeyin. Kamp yaparken kuşların birbiri ile konuştuklarına şahit olacak, bulutların gökyüzünde nasıl hareket ettiğini izleyecek ve güneş yavaş yavaş sırtını dünyaya dönerken havanın nasıl serinlediğini deneyimleyeceksiniz. Kaotik hayatlarımızda ne yazık ki doğanın nasıl büyük bir mucize olduğunu kaçırıyoruz.

2. Minimum harcama ile eşsiz deneyimler yaşatır; ekonomiktir

Kamp yapmak için ucuz bilet kovalamanıza, erken rezervasyon kampanyalarına, tatil sezonu mu değil mi diye kafa yormanıza gerek yoktur. İhtiyacınız olan şeyler, çok basit ve uygun fiyatlara temin edilebilir malzemeler. Fakat diyelim ki; ona da bütçeniz yok, sosyal medyadaki yardım gruplarına yazıp, ödünç bile isteyebilirsiniz. Demem o ki; kamp yapmak aslında bir seyahate çıkmaktır; ama seyahatte harcanan paradan çok daha azı ile yapılabilir.

3. Konfor alanınızdan çıkmanızı sağlar; yeni şeyler öğretir

Hayatımız bir rutinden ibaret. Çoğumuz her gün birçok şeyi aynı yapıyoruz. Bazen değişikliğe gitsek de hemen konfor alanlarımıza geri dönüyoruz. Fakat araştırmalar gösteriyor ki, konfor alanlarımızdan çıkıp alışık olmadığımız şeyleri deneyimlemek bizi motive ediyor, büyütüyor ve mucizeleri beraberinde getiriyor. Kamp yaparken hiçbir şey rutininizde yaptığınız gibi olmayacak. Modern hayatlarımızda bir kahve içmek ne kadar kolaysa kamp alanında bir kahve hazırlamak o kadar zor. Kahve için su kaynatmanız gerekecek, bunun için önce ateş yakmanız gerekecek; ama onun için de odun toplamanız gerekecek 🙂 Bir kahve hazırlamak bile bu kadar zorluyken, bir de bunun çadır kurması, yemek yapması gibi şeyler var ki, insan hepsinde sahip olduğu rahatlık için şükür duyuyor. Kamp yaparak konfor alanlarınızdan çıkmayı deneyimleyin; inanın çok şey öğreneceksiniz.

4. Gökyüzündeki yıldızlara bakıp hayal kurmanızı sağlar; sizi çocukluğunuza götürür

Kamp yaptığınızda yıldızlara bakıp hayallere dalabilirsiniz.

Açık havada ve doğanın içinde geceyi geçirmenin en güzel yanı güneş batarken havayı kaplayan karanlık. Ağaçların arasındaki doğal ışık kaynağımızda aramızdan ayrılınca geriye hiçbir ışık kalmıyor. İşte o an bir battaniye serip gökyüzünü izlemeye başlayın. Yıldızlarla kaplı gökyüzünü izlemek beni çocukluğuma götürdü. Çocukken gökyüzündeki yıldızları daha çok izlediğim anlar geldi aklıma…

5. Hareket etmenizi sağlar; egzersizle birlikte mutluluk hormonu salgılatır

Farkında olmasak da kamp yaparken çok hareket ederiz. En basitinden bir yemeğin hazırlanması için malzeme temin ederken bile sürekli hareket ederiz. Daha güzeli ise, etrafta nelerin olduğuna dair duyduğumuz merak duygusunun bizi uzun yürüyüşlere çıkartması. Çadırda doğaya uyandığınız anı yoga veya meditasyon yaparak değerlendirmenizi mutlaka tavsiye ediyorum.

Ben kamp deneyimimden sonra ön yargılarımdan kurtularak kampın sadece öğrenciler için olmadığını hatta kamp kurarak seyahat etmenin bir yaşam şekli olduğunu deneyimledim. Kamp yapmayı isteyip henüz deneyimlememiş olanlar ya da şu sıralar yeni bir şeyler denemek istiyorum diyenler; size sesleniyorum: Daha fazla ertelemeyin ve harekete geçin.

Doğa, dört duvardan daha güvenli ve huzurlu…

Öznur Demirhan: Bu hayatta en çok heyecan duyarak yaptığım şey seyahat etmek, beni en çok motive eden şey yeni yerler görmek, olmaktan en mutluluk duyduğum yerler hava alanları, tren garları, otobüs durakları… Tek isteğim hikayemi tutkuyla ve heyecanla yaşamak, hatırımdan gitmesin diye yazmak. Ben hikayemde dünyayı keşfediyorum. Senin hikayen ne?

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale