X

Dönüşümü kalıcı kılmanın sırrı: Bilinçli yaratım sanatı

Uyanış ve dönüşüm yolculuğunun belirli evreleri vardır. “Ruhsal Rönesans” kitabımın “Evreler” bölümünde de detaylı olarak anlattığım gibi her evrede belirli süreçlerden geçeriz. Yolculuğun başlangıç aşamaları çoğunlukla kendimizi tanıma, iyileşme, geçmişten gelen acı ve travmalarımızı iyileştirme, arınma ve farkındalık kazanma süreciyle geçer.

Yıllar bile sürebilecek bu süreçte ilerledikten sonra kendimizi keşfetmeye, bu hayatta gerçekten kim ve ne olduğumuzu anlamaya ve farkındalıkla yaşamaya başlarız. Bu aşama ile beraber “Yeni Dünyamızı”, hayatımızı yaratma sürecine geçeriz. Daha önceki evrelerde de yaratım süreci içinde olmakla birlikte, artık bu aşamadan itibaren tamamen yaratıma odaklanma zamanıdır.

Bu aşamaya geldiğimizdeki tuzaklardan birisi de geçmişe takılı kalmak ve halen içimizde iyileştirilecek parçalar olduğu düşüncesiyle dönüp dönüp geçmişi kurcalamaktır. Tabii ki artık farkındalıkla yaşadığımız için karşılaştığımız bir sorunda içimize dönüp bunu fark etmek ve dönüştürmek yaşamımızın doğal bir parçası haline gelmiştir. Ama artık “anda kalarak”, yaratmak istediklerimize odaklanmak ve farkındalıkla ama aynı zamanda da bir plan ve strateji doğrultusunda yaşamak istediğimiz hayatı yaratmak esastır ve bunun için de şifa ve iyileşmekten farklı olarak başka yöntemlere ihtiyaç vardır.

Ve işte bu şekilde “bilinçli yaratım sanatında” ustalaşma sürecimiz başlar. Her ustalık isteyen sanat gibi bunun da kendine özgü kuralları ve verilmesi gereken bir emek vardır.

Peki bilinçli yaratımda ustalaşmak için yapılması gerekenler nelerdir?

Her şeyden önce yaratmak ve yaşamak istediğimiz hayat konusunda netlik içinde olmamız gerekir. Öncelikle bulunduğumuz yeri, ardından da gideceğimiz yeri bilmemiz gerekir. Bu sürecin tamamı ruhumuz ve özümüzle bağlantıda olarak yapılmalıdır. Bu netliği ve kesinliği elde ettikten sonra bunu yapmak için bir plana ihtiyacımız vardır; net, kesin ve detaylı, aynı zamanda da ilerledikçe dönüşmeye hazır bir plan. Bu bizim yaratım ve yol haritamızdır.

Ruhsal yolculukta olan ve spiritüel olduğumuzda düşebileceğimiz başka bir tuzak da akışta olmanın aksiyon almamak ve bir plan yapmamak olduğunun zannedilmesidir. Bir planın olmadan akışta olmak seni rüzgârın estiği herhangi bir yöne götürebilir. Her zaman söylediğim gibi içsel dönüşüm dışarıda alınan aksiyonlarla desteklenmelidir. Burada önemli olan her zaman içimize dönerek, özümüz ile uyumlu bir gerçekliği yaratıyor olmaktır. Bu da “Başkaları ne ister?“, “Toplum ne der?” gibi bize yüklenmiş, olması gerekenlerin ötesinde bizim ruhumuzun gerçek isteğidir.

Planını oluşturduktan sonra her gün ve düzenli olarak aksiyon almak, frekansını yüksek tutabilmek için gerekli günlük rutinleri uygulamak, şükranlarını düzenli yapmak hayatının en önemli parçalarından biri haline gelmelidir. Günlük alışkanlıkların hayatını yaratan temel öğelerdir.

Tüm seçimlerini büyük bir farkındalık ve ustalıkla yapmalı, hayatına, bilincine neleri aldığını özenle seçmelisin. Arınmış, yüksek frekansta kalarak odaklanmış bir eylem planı, hayallerindeki hayatı yaratmak için gereken en temel unsurlardır. Bu yolda ilerlerken destek almak da çok önemlidir. Bilinci, yüksek tutacak besinlerle beslemelisin. Bu, dört bedenin için de geçerlidir; fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal. Ve bunu tüm hayat alanların için uygulamalısın. Bütün bunları yaptığında mucizelerin kapısının çok hızla açılmasının, bir zamanlar hayallerinin ötesinde olan bir dünyanın önünde gerçekliğe dönüşmesinin tadını çıkarabilirsin.

Dönüşüm yolculuğunda destek almaktan bahsederken, bunu sağlayacak muhteşem bir organizasyon olan Mindvalley Academy’nin İstanbul’a geliyor olması da harika bir gelişme oldu. Yıllardır çalışmalarını yakından takip ettiğim ve ilham aldığım bu organizasyonun “keşke Türkiye’ye de gelseler” diye düşündüğüm sırada geleceğini öğrenmek evrenden güzel bir “tesadüf ve hediye” oldu benim için. Dolayısıyla bu etkinliğini de buradan paylaşmak istedim, umarım ufkunuzu açar sizin de yolunuza ışık olurlar.

İlginizi çekebilir: Kendi yolculuğumuzun kahramanıyız: Bu ruhsal yolculukta hangi evrelerden geçeceğiz?

Zekiye Olgaçay: “Ruhsal Rönesans” kitabının yazarıdır. Babasının büyükelçi olması nedeni ile çocukluğunu Brezilya, Mısır, Kuwait, Çekoslovakya, İngiltere gibi dünyanın birçok farklı ülkesinde, 5 farklı kıtada geçirdi. Lise yıllarından itibaren İstanbul’da yaşamaya başladı ve iletişim fakültesinden mezun olduktan sonra pazarlama ve iletişim sektöründe on beş yıllık profesyonel iş hayatı süresince birçok farklı şirkette yöneticilik pozisyonlarında çalıştı. Kalbini ve iç sesini dinleyerek 2000 yılında başladığı dönüşüm yolculuğunda öncelikle kişisel gelişim alanında dünyanın değişik yerlerinden çeşitli eğitmenlerin Türkiye'deki organizasyonlarını gerçekleştirdi. Bu süreçte, dönüşüm alanında dünyanın önde gelen eğitmenleri ile birebir çalışma fırsatı oldu, birçok eğitim aldı, seminerlerine katıldı. Kendini keşfetme yolculuğunda yaşam amacının; “başka insanların hayatlarına olumlu yönde katkıda bulunmak ve bu dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek” olduğunu keşfederek yeni hayatının her adımını buna göre yaratmaktadır. Dönüşümsel yaşam koçu, regresyon terapisti ve şamanik çalışmalarla, kendi bireysel deneyimlerini katıldığı çalışmaların öğretileri ile birleştirerek seansları ve seminerleri ile kişilerin hayatlarını dönüştürmeleri için rehberlik ederken kendi yolculuğuna ve gelişimine devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale