X

Dokuz Tip Mizaç Modeli’nden hangisine yakınsınız?

Kişilik, çoğunlukla bebeklikten itibaren çevreyle kurulan iletişim, etkileşim ve bu iletişim ile oluşan yaşantılardan şekillenmesine rağmen, doğuştan gelen bazı eğilimleri de kapsar. Bireyin, devamlılık halinde olan düşünme, hissetme, davranma, kişilerarası iletişim ve ilişki kurma özelliklerinin genel bir örüntüsüdür. Daha net bir tanımlama ile kişiliğin, bireydeki farklı özellikleri ve kendine özgü olarak sergilediği davranışları temsil ettiği söylenebilir (Kişilik Nedir, 2015).

Mizaç, diğer bilinen ismi ile huy, kişiliğe kıyasla çok daha sınırlı, günlük rutinlerin içinde bireye özgü olan, belirli emosyonel tepkilerin ruhsal ve fiziksel açıdan değişmesine denir. Örneğin, çabuk öfkelenmek, sıkılmak, neşelenmek, hareketli ya da hareketsiz olmak gibi kişiye göre değişiklik gösteren özelliklerdir. Yani, insanın duygulanım ve coşkularının bir bütünü olarak tanımlanabilen mizaç, kişiliğin sadece bir parçasını oluşturmaktadır (Kişilik Nedir, 2015).

Dokuz Tip Mizaç Modeli (DTMM), kişiliğin mizaçsal etkisini görebildiğimiz yaklaşımlardan biridir. Mizaç türlerini ele alan bu yaklaşım, mizaç türlerinin hem olumlu potansiyellere hem de olumsuzluğa açık bazı riskli özelliklerden oluştuğunu göstermektedir (Dokuz Tip Mizaç Modeli (DTMM) Çerçevesinde Mizaç Temelli Kişilik Gelişimi ve Değerler Yaklaşımı: Eğitim Modeline Giriş, 2018).

Dokuz Tip Mizaç Modeli 1’in zihinsel önceliği fizikselliktir. Bu kategorideki kişilerin olumlu potansiyel özellikleri, ciddi, dürüst, olgun, idealist, adil, doğrucu, mükemmeliyetçi, disiplinli, çalışkan, titiz, düzenli, prensipli, kontrollü, soğukkanlı, rasyonel, ölçülü, hesaplı hareket eden, kurallara uyan, istikrarlı, sorumluluk sahibi, tanımlayıcı, planlayıcı, kıyaslayan, kategorize eden, sistematik olabilmeleridir. Olumsuzluğa açık riskli özellikleri ise ahlakçı, eleştirel, yargılayıcı, aşırı detaycı, çabuk kızıp gerilen, katı olabilmeleridir.

Zihinsel önceliği duygusallık olan Dokuz Tip Mizaç Modeli 2 (DTM2), sevgi dolu, ilişki odaklı, çok duygusal, duygularını belli eden, sıcakkanlı, dışadönük, samimi, konuşkan, sempatik, iletişim yetenekleri güçlü, arkadaş canlısı, acıyan, yardımsever, fedakâr, verici gibi olumlu potansiyelleri içerir. Olumsuzluğa açık riskli özellikleri ise çabuk etkilenen, alıngan, ısrarcı, tutturmacı, sitemkâr, ilgi çekmekten hoşlanan, kıskanç, manipülatif olabilmeleridir.

Dokuz Tip Mizaç Modeli 3 (DTM3) kategorisindeki bireylerin zihinsel önceliği duygusallıktır ve başarı-kariyer odaklı, yarışmacı, hedefine kilitlenen, olumsuz duyguları kendine engel yapmayan, popüler, diplomatik, pratik, adaptif, azimli, çalışkan, üretken olabilmeleri olumlu potansiyelleridir. Hırslı, statü peşinde koşan, çıkarcı, kurnaz özellikler ise olumsuzluğa açık riskler olarak görülmektedir.

Dokuz Tip Mizaç Modeli 4 (DTM4), duygusal zihinsel önceliğe yer verir. Olumlu potansiyel özellikleri, bireysel, özgün, sıra dışı, empatik, aşırı duygulu, tasarımcı, sanatsal, estetik bakış açısına sahip, kimlik arayan, duyarlı, doğal, içten, dost canlısı, merhametli, romantik olabilmeleri iken olumsuzluğa açık riskleri ise asi, aykırı, kolay incinebilir, melankolik, tutkulu, imrenen bireyler olabilmeleridir.

Dokuz Tip Mizaç Modeli 5’in zihinsel önceliği entelektüelliktir. Olumlu potansiyel özellikler, içedönük, sessiz, gözlemci, analitik, derin meraklı, akılcı, objektif, araştırmacı, soyutlayıcı, kavramsallaştırıcı, uzmanlaşan, arşivci olabilmeleridir. Olumsuzluğa açık riskler ise, asosyal, şüpheci, soğuk, mesafeli, duygudan uzak, cimri olabilmeleridir.

Zihinsel önceliği entelektüellik olan Dokuz Tip Mizaç Modeli 6 (DTM6), güven ve emniyet odaklı, takım oyuncusu, sadakate önem veren, meraklı, veri depolayan, rengini belli etmeyen, sivrilmeyen, tedbirli, tutumlu, titiz, düzenli, tüm ihtimalleri gözeten, ketum / sır tutan gibi olumlu potansiyelleri barındırırken, endişeli, kaygılı, otoriteye ihtiyaç duyan, paranoid, alıngan, kötümser, güvensiz, hesapçı, kararsız, emin olamayan, kuşkucu, obsesif, kontrolcü özellikleri de içerebilir.

Dokuz Tip Mizaç Modeli 7’nin zihinsel önceliği entelektüelliktir. Potansiyel olumlu özellikleri, yeniliğe açık, keşfetmeye meraklı, hareketli, girişken, dışadönük, çabuk ilişki kuran, konuşkan, tecrübe eden, vizyoner, yenilikçi, hayalci, neşeli, iyimser, pratik, çağrışımları hızlı, heyecan arayan bireyler olabilmeleridir. Olumsuz olabilecek özellikleri ise sıkıntıdan kaçınan, düzensiz, savurgan, abartan, sabırsız, çabuk sıkılan, hesapsız, dürtüsel, dikkati dağınık, maymun iştahlı, fikir uçuşması yaşayan kişiler olabilmeleridir.

Fizikselliğe zihinsel olarak öncelik veren Dokuz Tip Mizaç Modeli 8 (DTM8), lider, kendinden emin, cesur, cömert, himaye eden, mücadeleci, meydan okuyan, dobra, girişimci, çabuk eyleme geçen, net, dayanıklı olma gibi olumlu özellikleri içerebilir. Hükmedici, baskıcı, otoriter, sert, müdahaleci, toleranssız, öfkeli, kavgacı, şiddet eğilimli olabilmeleri ise risk oluşturabilecek özelliklerdendir.

Son olarak, Dokuz Tip Mizaç Modeli 9’un zihinsel önceliği fizikselliktir. Sakin, uyumlu, barışçıl, arabulucu, mülayim, huzur veren, yargılamayan, bütünleşmeci, çatışmaktan uzak duran, yumuşak, esnek, sabırlı, rutini seven, akışına bırakan bireyler olabilmeleri olumlu potansiyeldir. Olumsuzluğa açık riskli özellikler ise ağırkanlı, pasif dirençli, hayır demekte zorlanan, müdahil olmayan, öfkesini bastıran, erteleyen, utangaç olabilmeleridir.

Mizaç modellerinin tümünde olumlu ve olumsuz özellikler 3 kademeye sahiptir. “Kendinden emin olma” özelliği mizaç modelinde olumlu potansiyel kategorisinde bulunmasına rağmen, bir birey bu özelliğini gereğinden fazla yaşantılıyorsa, buna sağlıksız düzeyde bir özelliktir diyebiliriz. Ya da güven ve sadakate önem veren bir kişi, hem çevresine hem de kendisine güven duyup, aynı zamanda da güvensizlik ve sadakatsizlik karşısında kabullenici ve affedici olabilirse bu kişi bu özelliğinde olgunluk düzeyindedir. Eğer aynı kişi, çevresindekilerin güvenilir olup olmadıklarını test ediyorsa fakat gerektiğinde zor da olsa geçici bir süre itimat edebiliyorsa bu normal düzeydir. Ama eğer kişi, kendine ve çevresine karşı hep güvensiz ve kuşkucu ise bu düzey sağlıksızdır (Dokuz Tip Mizaç Modeli (DTMM) Çerçevesinde Mizaç Temelli Kişilik Gelişimi ve Değerler Yaklaşımı: Eğitim Modeline Giriş, 2018).

Sağlıksız kategoride olan özellikler, yazının başında bahsedildiği gibi büyük oranda küçüklükten kazanılan özellikler olduğu için, bir süre sonra bireyin kendisine de ruhsal olarak zarar verebilir ve dolayısıyla kişilik bozukluklarına sebep olabilir.

Benimle iletişim kurmak ve paylaşımlarımı takip etmek için @kln.psk.betulcavlak Instagram hesabımı takip edebilirsiniz.

Kaynakça
Dokuz Tip Mizaç Modeli (DTMM) Çerçevesinde Mizaç Temelli Kişilik Gelişimi ve Değerler Yaklaşımı: Eğitim Modeline Giriş. (2018). Erişim adresi: https://www.mizmer.com.tr/kurumsal/blog-single.php?sefurl=dokuz-tip-mizac-modeli-dtmm-cercevesinde-mizac-temelli-kisilik-gelisimi-ve-degerler-yaklasimi-egitim-modeline-giris
Kişilik Nedir? (2015). Erişim adresi: https://www.fethiyepsikiyatri.com/kisilik-nedir/

İlginizi çekebilir: Bilişsel çarpıtmalar: En sık yapılan 10 düşünce hatası

Betül Cavlak Akdaş: TED Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra uzmanlığını Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünden onur öğrencisi olarak almıştır. Yüksek lisans tez konusu "Yetişkin Bireylerin Ebeveynleşme Olgusunda Obsesif İnanışların ve Kaygı Düzeylerinin Rolü"dür. İş hayatına özel bir kurumda devam eden Uzman Klinik Psikolog/Yazar Betül Cavlak Akdaş, online olarak terapi yaparak da danışan görmektedir. Ruh sağlığı alanında almış olduğu Bilişsel Davranışçı Terapi, Objektif Testler, MMPI, Aile Danışmanlığı, Sanat Terapisi gibi eğitimlerinin yanında, psikoloji bilimine yazılarıyla da katkı sağlamayı hedefleri arasına almıştır. Daha önce farklı dergilerde de Yazar olarak bulunan Betül Cavlak Akdaş'ın, "Erteleme Davranışı", "Mimari Yapı ve Psikoloji", "Benlik Saygısı" konuları üzerine araştırma projeleri mevcuttur. Ayrıca, Türkiye Buz Pateni Federasyonu bünyesinde İl Hakemliği yapmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale