X

Doktor Andrew Weil’ın anti-enflamatuar diyeti ve besin piramidi

Bütüncül Tıp Öncüsü Doktor Andrew Weil’e göre günümüzde karşılaştığımız pek çok hastalığın temel sebebi enflamasyon. Normal şartlar altında vücudun zararlı maddelere, mikroplara, virüslere karşı kendini savunma yöntemi olan enflamasyon, uzun süreli olduğunda yıkıcı etkilere neden olabiliyor ve başta otoimmün rahatsızlıkları olmak üzere pek çok hastalığı tetikleyebiliyor. Harvard mezunu olan Andrew Weil’e göre bu etkileri ortadan kaldırmanın ve enflamasyonu önlemenin en önemli yolu, doğru beslenmeden geçiyor. 

Kaynak: drweil.com

Ünlü doktor, bütüncül iyileşmeyi sağlayan, fiziksel ve zihinsel iyi oluşu destekleyen ve en önemlisi kronik enflamasyonu önleyen bir beslenme tarzı için anti-enflamatuar diyeti ve besin piramidini savunuyor. Bu beslenme tarzının kilo verme üzerine tasarlanmadığına vurgu yapan Dr. Weil, asıl amacın doğru gıdaları tüketerek enflamasyonu önlemek ve vücudu hastalıklardan korunmak için güçlü hale getirmek olduğunu söylüyor. Ayrıca, hedefinin hastalıkları iyileştirmek değil, hastalıklar daha oluşmadan onları önlemek olduğunu da paylaşıyor. Ünlü doktora göre anti-enflamatuar diyet, enflamasyonu önlemenin yanı sıra bol miktarda vitamin, mineral, sağlıklı yağ, lif, meyve ve sebze tüketmenin de etkili bir yolu. Bu yazımızda Dr. Weil’in tüm dünyanın konuştuğu anti-enflamatuar diyetini ve besin piramidini detaylandıracağız ama gelin önce enflamasyon nedir ve neden hastalıklara zemin oluşturur ona göz atalım.

Enflamasyon nedir?

Normal şartlarda enflamasyon (iltihaplanma), yaralanmalara ve mikropların saldırısına yanıt olarak ortaya çıkar. Lokal ısı, kızarıklık, şişlik ve ağrı ile kendini belli eder ve vücudun etkilenen bölgeye daha fazla besin ve enerji sağlama yoludur. Ancak iltihaplanma aynı zamanda yıkıcı bir potansiyele de sahiptir.” diyerek enflamasyonu açıklayan ünlü doktora göre enflamasyon:

  • Alzheimer,
  • Parkinson,
  • Tip 1 diyabet,
  • Kanser,
  • Demans,
  • Kalp hastalıkları,
  • Lupus ve romatoid artrit gibi otoimmün hastalıklarının ortaya çıkmasına neden oluyor ve hatta depresyonun da altında yatan sebeplerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Öte yandan, modern yaşamlarımızın kronik strese, yanlış beslenmeye, hareketsizliğe ve bol miktarda toksin maruziyetine yol açmasından dolayı enflamasyonla savaşmanın daha da zor bir hal aldığına vurgu yapan Dr. Andrew Weil, enflamasyonu kontrol etmenin en güçlü yolunun beslenmeden geçtiğini savunuyor:

“Enflamasyonu kontrol etmek hem zihinsel hem fiziksel sağlık için çok önemli. Anti-inflamatuar diyetim, enflamasyonu azaltmaya odaklanıyor ve ayrıca bol miktarda vitamin, mineral ve lif sağlamak için seçilen işlenmemiş tam gıdalardan oluşuyor. Meyve ve sebzeler, yağlı soğuk su balıkları, sağlıklı kepekli tahıllar, zeytinyağı ve iltihaplanmayı kontrol altında tutmaya yardımcı olduğu kanıtlanmış gıdaları içeriyor.” diyerek bizi tasarlamış olduğu anti-enflamatuar diyete ve besin piramidine yönlendiriyor.

Doktor Andrew Weil’ın anti-enflamatuar diyet prensipleri

Dr. Weil’in anti-enflamatuar diyetinin temel prensipleri hakkında bilgi sahibi olmakta fayda var. Bu sayede bu beslenme tarzının kısıtlayıcı, yasaklarla dolu, kilo verme üzerine odaklanmış geleneksel bir yaklaşımdan uzakta tamamen iç düşman olan enflamasyonu önlemeye ve bütüncül sağlığı iyileştirmeye çalıştığını fark edebiliriz.

Anti-enflamatuar diyetin temel prensipleri arasında:

  • Mümkün olduğunca fazla taze gıda (meyve, sebze, mantar) tüketmek
  • İşlenmiş gıda, rafine şeker içerikli paketli yiyecekler ve fast food tüketiminden mümkün olduğunca kaçınmak
  • Sağlıklı ve çok çeşitli (farklı renkli meyve-sebzeler) yiyecek tercihleri yapmak
  • Gün içinde bolca sağlıklı, arıtılmış, temiz su içmek
  • Mümkün olduğunca pestisit içermeyen organik gıdalarla beslenmek
  • Lifli gıda alımına dikkat etmek yer alıyor.

Öte yandan Dr. Weil, anti-enflamatuar beslenme için şunları da öneriyor:

  • Anti-enflamatuar etkili baharatları (zerdeçal, tarçın, zencefil, sarımsak) beslenme düzenine eklemek
  • Alkolü mümkün olduğunca az sıklıkta tüketmek ve alkol tercihini kırmızı şaraptan yana yapmak
  • Kahve yerine yeşil çay veya oolong çayı gibi bitki çaylarını tercih etmek
  • Çikolatayı kontrollü bir şekilde çok sık olmayacak şekilde en az yüzde 70 kakao içeren alternatiflerle tüketmek
  • Balık (taze somon) ve kaliteli peynir ve yoğurt dışında hayvansal protein alımını azaltmak
  • Margarin, bitkisel katı yağ ve bunları içerik olarak listeleyen tüm ürünlerden kaçınmak; ana yemeklik yağ olarak sızma zeytinyağı kullanmak
  • Fındık, ceviz, kaju, badem gibi kuruyemişleri veya bunlardan yapılmış doğal ezmeleri beslenme düzenine eklemek
  • Buğday unu ile hazırlanmış gıdalar yerine esmer pirinç, tam buğday unlu ekmek gibi sağlıklı karbonhidratları tercih etmek yer alıyor.
  • Tofu, edamame gibi soya ürünlerini beslenme düzenine eklemek

Ve bu önerileri besin piramidinde çoktan aza doğru nasıl tüketilmesi gerektiğini gösterecek şekilde yer veriyor.

Andrew Weil’ın besin piramidi

Bu temel beslenme prensipleri doğrultusunda Dr. Andrew Weil’in paylaştığı besin piramidinin orijinal hali ise aşağıda yer aldığı gibi. Belirtmekte fayda var ki, bu besin piramidi en alttan en üste, çoktan aza doğru hangi tür gıdaların tüketilmesi gerektiğini bizlere gösteriyor. İşte Dr. Andrew Weil’ın besin piramidi:

 

Kaynak: drweil.com

Görselden de anlaşılacağı üzere, beslenme piramidinin en geniş yerini taze meyve-sebzeler, hemen ardından tam tahıllar, sağlıklı karbonhidratlar, kuruyemiş, balık gibi sağlıklı yağlar ve tofu, soya fasulyesi gibi tam soya ürünleri oluşturuyor. Piramidin üst kısımlarına doğru daralan alanlarda ise hayvansal protein kaynakları, sağlıklı baharatlar, bitki çayları, günlük takviyeler ve en sonda tatlı ve alkollü içecekler yer alıyor. Bu besin piramidinden ilhamla siz de kendi beslenme tercihleriniz doğrultusunda anti-enflamatuar beslenmeyi benimseyebilirsiniz.

Dr. Andrew Weil’e göre piramidin en üst kısımlarına yakın bir yerde bulunan takviyelerin alımı, kişiden kişiye değişiklik gösterebileceğinden dolayı herkes için geçerli tek bir reçete yok. Ancak, ünlü doktor anahtar takviyeler olarak C vitamini, E vitamini, D vitamini, magnezyum, koenzim Q10 ve balık yağını değerlendiriyor.

Önemli not: Fakat bu tür takviyelerin beslenmenizde eksik kalan noktaları tamamlamak için olduğunu ve eksikliğini tespit etmek için bir doktora danışmanız gerektiğini unutmayın.

Bütüncül sağlığı iyileştirmek için anti-enflamatuar beslenmenin öneminin yanı sıra Dr. Weil, Spontaneous Happiness isimli kitabında sağlıklı ve mutlu bir yaşam için pek çok iyi yaşam pratiği daha öneriyor. Bunlar arasında düzenli spor, nefes egzersizleri, şükretme ve affetme pratikleri, bol bol gülme, sosyal medya kullanımını kısıtlama ve Bilişsel Davranışçı Terapi yer alıyor. Siz de yaşamınızı ve bütüncül sağlığınızı iyileştirmek için ünlü doktorun bu tavsiyelerinden ilham alabilir, daha sağlıklı ve mutlu bir yaşam için bugünden adım atabilirsiniz.

Dilerseniz, ünlü doktorun Instagram paylaşımlarını incelemek için tıklayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: A’dan Z’ye antienflamatuar beslenme: Hangi gıda sizi nasıl etkiliyor?A’

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale