X

Doğuma fiziksel ve psikolojik olarak hazırlanmak için: Hamile yogasının faydaları

Hamilelik döneminde, anne adaylarının üzerine düşündükleri konulardan birisidir egzersiz ve hareket etmek. Maalesef bazı toplumsal dayatmalar ya da yanlış bilgi ve inanışlar yüzünden hamilelerin bu dönemde hareket etmemesi gibi bir algı mevcut. Oysa bu dönemde aşırı olmamak kaydı ile yapılan hareket, egzersizler ve özellikle Hamile Yogası çok faydalıdır.

Hamilelik öncesinde hayatında hiç spor yapmamış bir kadın bile Hamile Yogası yapabilir. Nasıl mı? Gebeliğinin 12.haftasını doldurduktan sonra, doktorunun da onayıyla, konunun uzmanı bir eğitmen eşliğinde hamile yogası derslerine katılabilir. Daha önce yoga dahil herhangi bir spor yapmamış olmanın herhangi bir kısıtlayıcılığı ya da hiçbir sakıncası yoktur. Eğer hamile kişi daha önce yoga yapmamış olsa da hamileliğinde bu derslerin şifasını görecektir. Peki nedir bu şifalar?

Hamile yogasının faydaları

Öncelikle hamilede beden farkındalığı gelişir ve yapılan derslerle kaslar zamanla kuvvetlenir. Kuvvetlenen kaslar iskelet sistemini destekler ve bedeni daha doğru bir duruş pozisyonuna getirir. Böylelikle anne, karnındaki bebeği taşımakta zorlanmaz; sırt ağrısı, bel ağrısı gibi şikayetler minimuma iner. Doğru duruşa kavuşan beden doğru nefes almayı da öğrenir. Hamile Yogası derslerinde gebelik ve doğuma yönelik özel nefes çalışmaları da yapılır. Nefes çalışmaları düzenli olarak yapıldıkça, hamile otomatik olarak doğru nefes ritminde solunuma başlar. Böylece anne doğum sürecinde doğru nefesleri otomatik olarak kullanacaktır.

Düzenli Yoga asana (duruş) pratiği ve nefes çalışmalarıyla dolaşım sistemi olumlu yönde destekleneceğinden gebelikte yaşanması muhtemel rahatsızlıkların riski azalır. Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde kilo alımına da bağlı olan ödem, şişkinlik gibi şikayetler büyük ölçüde azalır. Dolaşım rahatsızlıkları olan varis, hemoroid gibi problemlerin önüne sağlıklı bir dolaşım sistemiyle geçilmiş olunur.

Hamile Yogasında, Yoga pozları yani asanalar, annenin gebelikte rahatça yapabileceği şekilde uyarlanmıştır ve bu duruşlar çeşitli özellikleriyle doğumu rahatlatmaya da hizmet ederler. Örneğin kalça açıcı pozların, pelvis bölgesiyle yapılan çalışmaların, doğal doğumu kolaylaştırıcı etkisi mevcuttur. Hamileliğini düzenli Yoga pratiğiyle geçiren anneler, daha az kilo problemi yaşar, daha formda kalır ve doğum sonrasında doğumda alınan kilolarından daha rahat kurtularak bedeninin toparlanması da daha hızlı olur.

Psikolojik açıdan ise, annenin beden farkındalığı arttıkça bedeninde can verdiği bebeğiyle olan bağı da artar. Derslerde yapılan meditasyon çalışmaları anne-bebek bağlanma sürecini, henüz daha bebekle fiziksel temasın gerçekleşmediği gebelikte daha yoğun oluşmasını sağlar. Anne hem fiziksel hem psikolojik olarak rahatladıkça, hayalindeki doğal doğuma da bir adım daha yaklaşır.

Kısaca, Hamile Yogasının hem anne hem de bebek açısından bedensel ve ruhsal şifası öyle yoğundur ki, bir kadının hayatında belki bir belki de birden biraz fazla kez yaşayabileceği bu büyülü dönemde kendisine ve bebeğine verebileceği en güzel hediyelerden birisidir.

Her gebenin bu süreci olabildiğince rahat, huzurlu ve mutlu geçirebilmesi dileğiyle…

Yoga Eğitmeni ve Doktor Burak AYHANYoga Eğitmeni ve Doula Dila BAYRAKYoga Eğitmeni ve Doktor Burak AYHAN &

 

İlginizi çekebilir: Eşitlik meselesi: Eşit olmasak da aynı derecede değerli olabilir miyiz?

Burak Ayhan: 1987 yılında, Akdeniz'in sıcakkanlı şehri Mersinde gözlerini dünyaya açan Burak, kendi kişisel öyküsüne başlamış. Herkes gibi kendi öyküsünün kahramanı olan bu şahıs, üniversitede tıp okumayı seçerek etrafındaki kişilere şifa vermeye niyetlenmiş. Sonrasında Radyoloji dalında uzmanlaşarak yolculuğuna devam etmiş. Fakat bu süreçlerde içinde hep bir şeylerin eksik olduğu duygusunu taşıyan kahramanımız, çeşitli kişisel gelişim seminerlerine, ruhsal öğreti danışmanlıklarına katılmış ve bu alanlarda bilgi sahibi olabileceği araştırmalar yapmış. Ta ki bir gün bütün öğretilerin dediği gibi "KENDİNİ BİL, KENDİNİ TANI" ifadesini uygulamaya ve gerçekten sadece kendi içine yönelmeye karar verip, meditasyon yapmaya başlayana kadar. Meditasyon yapmaya başlayıp kendini anlamaya ve tanımaya başladıkça, onun için süreç hızlanmış, işinin onu ifade etmediğine karar vererek işini bırakmış ve bir süre sonra da yolunu aydınlatan öğretmeni ile tanışıp YOGA yapmaya başlamış. Artık kendisi Yoga yolunda kendine giden bir yolcu. Bu yolda bir yandan öğretmeye devam ederken kendisi de bir yandan öğrenmeye, kendini keşfetmeye devam ediyor. İnsanlara artık bu yolla şifa vermeye ve aslında insanların kendi şifalarını bulmalarına destek oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale