X

Doğum günü depresyonu (birthday blues) ile nasıl başa çıkılır?

Doğum günlerinizde size eşlik eden lezzetli bir pastaya, tüm sevdiklerinizin yanınızda olmasına ya da sizi çok sevindiren sürpriz hediyelere rağmen, içinizi tarifi çok da kolay olmayan bir hüzün, mutsuzluk kaplıyor mu? Cevabınız evetse, sebebi yaşadığınız doğum günü depresyonu (birthday depression) veya doğum günü hüznü (birthday blues) olabilir.

Birçok insan için eğlenceli, mutluluk dolu bir gün olan ve kutlama coşkusuyla şekillenen doğum günleri, bazıları için hüzünlü geçebilir. Doğum günü depresyonu olarak adlandırılan bu durum, doğum günlerine karşı kayıtsız, ilgisiz hissetmekle veya yaş almanın kötü, umutsuz, üzücü bir gelişme olduğunu düşünmekle tanımlanır.

Doğum günü depresyonu neden olur?

Doğum günü depresyonu, psikolojik rahatsızlıkların tanı kılavuzu olan DSM-5’te bir akıl sağlığı sorunu olarak tanımlanmıyor. Ancak doğum günü yaklaşırken hissedilen stres, kaygı, endişe gibi olumsuz duygu ve durumlar nedeniyle uzmanlar bu konuyu ele alıyor. Bu olumsuz duygu durum halinin olası sebepleri arasında ise en başta yaşlanma korkusu yer alıyor. Travmalar, endişe, çocukluk dönemine ait olumsuz doğum günü anıları, depresyon gibi farklı etkenler de uzmanlara göre doğum günü hüznünü tetikleyebiliyor.

Hope for Depression Araştırma Vakfı’nda çalışmalar yürüten klinik psikolog Dr. Ernesto Lira de la Rosa, doğum günü depresyonu ile ilgili semptomların çoğunun depresyon semptomlarına benzediğine dikkat çekiyor:

  • Doğum gününüzü de içine alan birkaç gün süren ruh halindeki sürekli dalgalanmaları
  • Normalden daha üzgün veya düşük modda hissetme
  • Normalden daha sık ağlama
  • Geçmişe, ulaşılmamış hedeflere (evlilik, çocuk sahibi olma vb.) kafa yorma
  • Bir şey yapmak için enerji ve motivasyon bulamama
  • Normalde zevk veren şeyleri yapmaya karşı ilgisizlik
  • Uyku bozuklukları
  • İştah değişiklikleri
  • Odaklanma zorluğu
  • Fiziksel ağrılar
  • Doğum gününden kaçma isteği
  • Doğum gününü kutlamaya karşı ilgisizlik
  • Kendinizi izole etme arzusu

Ünlü klinik psikolog “Bunlarla sınırlı olmamakla birlikte yukarıdaki işaretler, doğum günü depresyonu yaşadığınızın göstergesi olabilir.” diyor.

Doğum günü depresyonu ile başa çıkmanın yolları

Eğer siz de yukarıdaki durumlara benzer hisler yaşıyorsanız, doğum günü depresyonunu atlatmak için deneyebileceğiniz yöntemlere göz atabilirsiniz. İşte doğum günlerinizi daha huzurlu geçirmek ve üzerinizdeki o hüznü atmak için yapabilecekleriniz:

1. Duygularınıza izin verin

Her insan, doğum günlerinden keyif olmakta zorunda değil; haliyle kendinizi bu gün için heyecanlanmak zorunda hissetmeniz de gerekmiyor. Eğer, doğum gününüzü kutlamak size mutluluk yerine üzüntü veriyorsa, duygularınızı yargılamadan kabul etmek ve hissetmeye izin vermekle işe başlayın. Belki bu hüznü hissetmek için kendinize izin verdiğinizde neden bu şekilde hissettiğinizin derinine inebilir ve hissettiğiniz hüznün bir kısmını hafifletebilirsiniz.

2. Öz şefkat geliştirin

Yaşadığınız duygular ne olursa olsun kendinize karşı nazik olmanız gerektiğini unutmayın. Kendinizi suçlamanız veya farklı hissetmeye zorlamanız hiçbir işe yaramaz; aksine durumu daha da kötüleştirir. Üzerinizdeki baskıyı azaltmak için kendinizden kaçmak yerine kendinize şefkatle yaklaşmayı deneyin.

3. Güvendiğiniz biriyle konuşun

Duygularınızı bir arkadaşınıza, aile üyenize, güvendiğiniz, sevdiğiniz birine ifade edin. Ne hissettiğinizi, doğum gününüzün sizde nasıl duygular uyandırdığını paylaşın. Belki karşınızdaki kişi de doğum günlerinde benzer bir süreçten geçiyordur ve sizi anladığını ifade edebilir; bunu duymak kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olabilir.

4. Kendinizi nasıl rahat hissediyorsanız öyle kutlayın

Herkesin kutlama anlayışı aynı olmak zorunda değil. Büyük partiler vermek, kalabalık bir grupla doğum gününüzü kutlamak size iyi hissettirmiyorsa suçluluk duymadan sizin için en uygun olan seçenekleri değerlendirin. Bu sizin gününüz ve dilediğiniz gibi kutlama hakkına sahipsiniz. Sizi iyi hissettirecek bir doğum günü yalnızca sevdiğiniz bir iki kişiyle buluşup pasta yemekse onu yapın. Ya da içinizden her ne geçiyorsa…

5. Beklentilerinizi yönetin

Karşılanmayan beklentileri doğum gününüzle özdeşleştirmek hayal kırıklıklarına neden olabilir. Belki yeni bir ev almak, arabanızı değiştirmek ya da taşınmak istemiş olabilirsiniz ama bunların henüz olmaması, hiçbir zaman olmayacakları ya da değiştirilemez oldukları anlamına gelmez. Beklentilerinizi yöneterek ve daha küçük, erişilebilir adımlarla ilerleyebilir, hayal kırıklıklarınızın oluşma ihtimalini düşürebilirsiniz.

6. Yaşlanmayı kucaklayın

Toplum bize genellikle yaşlanmaktan korkmamız gerektiğini söylüyor olsa da, yaşlanma tamamen doğal bir süreçtir. Journal of Clinical Psychology’de yayınlanan bir araştırmaya göre yaşlandıkça daha mutlu oluyoruz! Harika değil mi? Artık bunu bildiğinize göre belki doğum günü depresyonunu üzerinizden atabilir, yaş almayı sevgiyle kucaklayabilirsiniz.

7. Şükredin

Olumsuzluklara daha fazla odaklanmak ne yazık ki doğamızda var; bardağın boş tarafını görmeye daha fazla meyilliyiz. Ama şükretmeyi alışkanlık haline getirerek bu alışkanlığı kırabiliriz. Hayatınızda şükretmeye değer gördüğünüz her şeyi yazın ya da sadece düşünün. Her biri için minnet duyun, olumsuzluklar yerine olumlu olana odaklanarak size rahatsızlık veren duygularınızla daha kolay başa çıkabilirsiniz. Doğum gününüzü hatırlayan sevdikleriniz için, sizi mutlu eden hediyeler için, duyduğunuz sevgi sözcükleri için ya da lezzetli bir dilim pasta için şükran duyabilirsiniz…

Eğer tüm bunlar işe yaramıyorsa veya maruz kaldığınız yoğun olumsuz duygularla baş etmekte zorluk yaşıyorsanız doğum günü depresyonunu tetikleyen nedenlerinizi ve çözüm yollarını keşfetmek için bir uzmandan destek alabilir, birlikte ilerleyebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: İyi yaşlanmak için kişisel iyi oluş: İyilik halini nasıl koruyabiliriz?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale