X

Doğum felsefeleri: Lamaze Felsefesi

Fernand Lamaze kimdir? Lamaze felsefesinin kurucusu Fernand Lamaze, 1891 yılında Fransa’da doğmuş Fransız bir doktor ve doğum uzmanıdır. Lamaze, tıp eğitimini tamamladıktan sonra özellikle kadın doğum ve doğum süreci alanında uzmanlaştı, bu alanda çalışmaları ile tanındı. Doğumun daha doğal ve kadın merkezli bir süreç olması için çaba sarf etmiştir. Onun için doğuma kadar geçen sürenin yanında özellikle doğum anı ve yeni doğan bebeğe saygılı doğum da ön plandadır.

Lamaze Felsefesi

Lamaze felsefesi, doğumun bir doğal süreç olduğuna inanır ve anne adaylarına bu süreci bilinçli ve rahat bir şekilde geçirmeleri için araçlar sunar. Bu felsefe, modern doğum yönetiminde bir seçenek olarak kabul edilir ve birçok anne adayı tarafından tercih edilmektedir.

Lamaze eğitimlerinin içeriği ve amacı

Lamaze, annelerin doğum sürecinde daha fazla kontrol ve bilinç kazanmalarını hedefleyen bir eğitim yöntemi geliştirmiştir. Lamaze eğitimlerinin içeriği doğum kasılmalarını karşılama, doğru nefes alma teknikleri, hareket ve pozisyon değişiklikleri gibi doğal doğum sürecini destekleyen prensiplere dayanmaktadır. Lamaze eğitimi sayesinde kadınlar bedenlerine ve bebeklerine güvenirler, kasılmaları, öğretilen nefes teknikleriyle daha sakin karşılarlar. Kadınlar aktif olarak bebekleri için çalışırlar. Bu yaklaşım, annelerin doğumda daha rahat, bilinçli ve kendilerine güvenli bir şekilde hareket etmelerini amaçlamaktadır. Eğitim içeriği ilgini çekti ise sen de Lamaze sertifikalı bir eğitmenden bu felsefeyle eğitim alabilirsin.

Lamaze sağlıklı doğum uygulamaları

Aşağıda görebileceğin Dünya Sağlık Örgütü’nün de onayladığı 6 Lamaze Sağlıklı Doğum Uygulaması, felsefenin temelini oluşturur. Bu öneriler bebeğinizin büyüklüğü, doğumun uzunluğu ve karmaşıklığı ya da güven düzeyiniz ne olursa olsun doğumun mümkün olduğunca güvenli ve sağlıklı kalmasına yardımcı olacaktır. Bu uygulamalar, korkularınızı hafifletmeye ve acıyı yönetmenize yardımcı olan bilinçli bir yaklaşımla doğum sürecinizi basitleştirmek için yıllar süren araştırmalara dayanarak tasarlanmıştır.

  • Sağlıklı Doğum Uygulaması 1: Doğumun kendi kendine başlamasına izin verin.
  • Sağlıklı Doğum Uygulaması 2: Doğum boyunca yürüyün, hareket edin ve pozisyon değiştirin.
  • Sağlıklı Doğum Uygulaması 3: Sürekli destek için sevdiğiniz birini, arkadaşınızı veya doulanızı getirin.
  • Sağlıklı Doğum Uygulaması 4: Tıbben gerekli olmayan müdahalelerden kaçının.
  • Sağlıklı Doğum Uygulaması 5: Sırt üstü doğum yapmaktan kaçının ve vücudunuzun ıkınma dürtülerini takip edin.
  • Sağlıklı Doğum Uygulaması 6: Anne ve bebeği bir arada tutun; bu anne, bebek ve emzirme için en iyisidir.

Sağlıklı doğum uygulaması 2’ ile ayrıntılı bilgi almak istersen bir önceki yazıma ulaşabilirsin: Doğum felsefeleri: Aktif doğum.

Lamaze Doğum Felsefesi

Lamaze gebelik, doğum ve ebeveynlik felsefelerinden, ben bu yazıda doğum ile ilgili olanını paylaşmak istiyorum. Doğum ile ilgili maddeler aşağıdaki gibi:

  • Kadınlar doğuştan doğurma yeteneğine sahiptir.
  • Doğum bir ailenin hayatında dönüştürücü bir olaydır.
  • Kadınların doğum yapma güveni ve yeteneği, bakım sağlayıcısı ve doğum yeri tarafından etkilenebilir.
  • Kadınların saygılı bakım ve sürekli destek alma hakkı vardır.
  • Kadınlar rutin tıbbi müdahalelere gerek kalmadan doğum yapma hakkına sahiptir.
  • Doğum evlerde, doğum merkezlerinde ve hastanelerde güvenle gerçekleşebilir.
  • Kanıta dayalı bakım, doğum sonuçlarının iyileştirilmesine yardımcı olur.
  • Lamaze doğum eğitimi, kadınları sağlık hizmetleri konusunda bilinçli seçimler yapma, sağlıklarının sorumluluğunu alma ve doğum yapma yeteneklerine güvenme konusunda güçlendirir.

Diğerleri için https://www.lamaze.org/what-is-lamaze sitesini ziyaret edebilirsin.

Sence doğumun medikalize olmasından itibaren kadınlar olarak doğurma yetimizin olduğunu unutmuş olabilir miyiz? Doğum sürecimizle ilgili kanıta dayalı bilgilere ulaşma motivasyonumuz var mı? Yoksa korkularımız ve duyduğumuz hikayeler nedeniyle doğum ile ilgili konulardan uzak durmaya mı çalışıyoruz?

Unutmamalıyız ki; bu dünyaya doğduğumuz doğum süreci ile ilgili her öğrendiğimiz faydalı öneri hem yeni kuşaklara hem de bizlere pozitif katkı sağlayacaktır. Her doğumda bir birey, bir anne ve bir baba doğar. Bizler de yeniden doğarız.

İlginizi çekebilir: Doğum felsefeleri: Aktif doğum

Kaynaklar: lamaze.org, babycenter.com, dogumakademisi.com

Tanca Çivik: İsmim Tanca. 1990 yılında İtalya’nın Modena şehrinde dünyaya geldim. İstanbulTeknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümünden 2013 yılında derece ile mezun olduktan sonra uluslararası bir kozmetik şirketinin merkez satış ekibinde kurumsal hayatın bir parçası oldum. Şu anda da teknoloji yazılım sektöründe satış ve iş geliştirme lideri olarak görev almaktayım. Başka bir ben daha var mı? Yaşamımın bir amacı olabilir mi? sorularıyla iç dünyamda araştırma yaparken hamilelere, doğuma, doğana ve doğum anına olan derin ilgimi fark ettim. Bu alanda kitaplar okudukça ilgim gerçekti ve İstanbul Doğum Akademisi’nden uluslararası akreditesi olan ’Doğuma Hazırlık eğitmeni ve Doula(Doğum Destekçisi) ‘eğitimini tamamladım. Şimdi ise Türk ve yabancı ailelere bedenlerinin, bebeklerinin ve nefeslerinin gücünü hatırlattığımız eğitimler veriyor sonrasında talepleri doğrultusunda doğumlarına birebir destek oluyorum. Doğum nedir? Nasıl doğarız? Varoluşumuzu etkileme potansiyeline sahip midir? Doğum ekibinde kimler vardır? Doula kimdir? Biz var ediyoruz birbirimizi sağlık, sevgi ve coşku dolu doğumlar için neler mümkün? Niyetim sende fizyolojik ve psikolojik olarak tüm yaşamlarımızı etkilediğine inandığım doğum sürecimizle ilgili merak uyandırmak. Dilerim merakıma ortak olmaktan keyif alırsın. ‘Kadın, Hamilelik ve Doğum’ podcast kanalımda bu konuları konuşuyoruz. Kanalımda pozitif doğum hikayeleri, uzmanlarla sohbetler, meditasyon ve nefes pratikleri mevcut. Seni oraya da beklerim. Bana @doula.tanca, @tanca.birthsupporter Instagram hesaplarından ve tanca.civik@gmail.com adresinden her zaman ulaşabilirsin.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale