X

Doğru insanı ararken doğru yolda mıyız?

‘Doğru insanı bulmak’ tabirini kullanırken gerçekten ne istediğinizi hiç düşündünüz mü?

Her insan yaşamıyla ilgili gerek sosyal gerek akademik gerek ise özel hayatıyla ilgili planlar yapar. Bu planlar doğrultusunda bireyde bir beklenti gelişir. Bu beklentinin süresi planlanan olay ya da durumlara göre de değişkenlik gösterir. Bu yazıda odaklanmak istediğim nokta romantik ilişkilerle bağlantılı beklentiler olacak.

“Hangi özelliklere sahip biriyle partner olmak istersin?” diye sorulduğunda muhtemelen hemen her birimiz ilk başta genel cümleler kurarız. Kibar, anlayışlı, uzun boylu, nazik, zeki, renkli gözlü… Fakat bu en başında verdiğimiz cevaplar genellikle düşünülmeden verilen yani gelişigüzel, yaşayıp büyümüş olduğumuz çevrenin bize vermiş olduğu sorumluluklarla birlikte söylenen sıfatlar olur. Daha derine indiğimizde ise ‘doğru insan’ kavramı tekrar devreye girecektir. Yani, evrende milyonlarca anlayışlı, akıllı, güzel insan bulunmasına rağmen neden içlerinden bir tanesine kendimizi daha yakın hissediyoruz? Çünkü bu yakınlık ile beklentilerimiz arasında bir bağ kuruyoruz. Evet, belki aradığımız bize yol arkadaşlığı yapacak bir partner olarak görünebilir ancak zihnimizde o partneri özel hayat dışındaki alanlarla da eşleştiriyoruz.

Örneğin, partnerinizin kariyer yaşantınızda da ailesel yaşantınızda da sizinle uyumlu olması gibi. Her bireyin biricik olması gibi aslında gelecek hakkındaki planları da biriciktir. Kimi yaşamının sonuna kadar çalışıp yeni şeyler üretmeyi hedeflerken kimi de belli bir birikimden sonra kendisini sevdiklerini adamayı düşünür. Bu sebeptendir ki herkesin ‘doğru insan’ beklentisi başında aynı gibi görünse de özünde farklıdır.

Bir de doğru insan kavramının bize göstereceği çok önemli farkındalıklar olabilir. Yine içimize dönüp düşündüğümüzde bizim için partner beklentisi bizimle benzer özelliklere sahip biri mi yoksa bizden tamamen farklı özelliklere sahip biri mi? Eğer kendimizden zıt özelliklere sahip bir partner ile birliktelik beklentisi içindeysek burada kendimizde noksanlığını hissettiğimiz alanları belirleyebiliriz ve içsel keşif yapabiliriz. Örneğin, içe dönük birinin daha sosyal daha dışa dönük bir partner beklentisi olabilir. Burada unutulmaması gereken nokta şu ki beklentimize göre bir insanla tanışıp bir yola girdiğimizde de o insan bizim için doğru olmayabilir. Tüm beklentilerimizi karşılıyor, bizim eksik yanlarımızı tamamlıyor ya da tıpkı kendimiz gibi özelliklere sahip olabilir. Ama eğer biz kendi içsel yolculuğumuzu tamamlamadıysak, kendimizle ilgili keşfedemediğimiz daha çok noktamız varsa, beklentilerimize odaklanmaktan anda kalamıyorsak, kendi kıymetimizi bilmiyorsak ne kadar beklentilerimiz bir gün gerçekleşmiş gibi görünse de hayal kırıklıkları bizi bulabilir.

Benimle iletişim kurmak, paylaşımlarımı takip etmek, terapi hizmeti almak için klinikpsikologbetulcavlak Instagram hesabımı takip edebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Hayal dünyasından gerçek yaşama: Dönüşüm yolculuğunuzda bir basamak atlayabilir misiniz?

Betül Cavlak Akdaş: TED Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra uzmanlığını Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünden onur öğrencisi olarak almıştır. Yüksek lisans tez konusu "Yetişkin Bireylerin Ebeveynleşme Olgusunda Obsesif İnanışların ve Kaygı Düzeylerinin Rolü"dür. İş hayatına özel bir kurumda devam eden Uzman Klinik Psikolog/Yazar Betül Cavlak Akdaş, online olarak terapi yaparak da danışan görmektedir. Ruh sağlığı alanında almış olduğu Bilişsel Davranışçı Terapi, Objektif Testler, MMPI, Aile Danışmanlığı, Sanat Terapisi gibi eğitimlerinin yanında, psikoloji bilimine yazılarıyla da katkı sağlamayı hedefleri arasına almıştır. Daha önce farklı dergilerde de Yazar olarak bulunan Betül Cavlak Akdaş'ın, "Erteleme Davranışı", "Mimari Yapı ve Psikoloji", "Benlik Saygısı" konuları üzerine araştırma projeleri mevcuttur. Ayrıca, Türkiye Buz Pateni Federasyonu bünyesinde İl Hakemliği yapmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale