Doğa ve maceraperestlik kişisel gelişimimize nasıl katkıda bulunuyor?

Ara ara hepimiz, içinde kaybolduğumuz modern dünyanın sorunlarından, trafik karmaşasından, şehrin gürültüsünden kaçıp doğaya sığınmak isteriz. Orası sükûnet doludur. Sanki yeniden doğmuş gibi capcanlı hissederiz. Doğa sınırları ortadan kaldırır, hayal dünyamızı alabildiğince genişletir. Kendimiz hakkında yeni şeyler öğrenmemizi için bir alan yaratır. Doğanın; kendini gerçekleştirme, yaratıcılık ve kişisel gelişim üzerinde olumlu etkileri olduğu ortada. Var mısınız, bunların yanı sıra doğanın iyileştirici gücünü gerçek hikayelerden esinlenmiş film ve belgesellerle izleyerek birlikte görmeye?

Yaban (Wild)

Hayatını bir sırt çantasına doldurup yollara düşen bir kadının hikayesi.

Wild Official Trailer #1 (2014) – Reese Witherspoon Movie HD

Ruhumuzda açılan yaraları doğa iyileştirebilir mi? İlk basıldığı zaman New York Times Best Seller’da birinci sıraya yükselen Wild: From Lost to Found on the Pacific Crest Trail isimli kitaptan uyarlanan Yaban filmi, Amerikalı yazar Cheryl Strayed’in doğaya yönelerek kendini buluş hikayesini konu ediniyor. Filmde, annesinin ölümüyle darmadağın olan hayatını geride bırakmak isteyen Cheryl’ın, Amerika’nın en uzun ve tehlikeli yollarından biri olan Pasifik Crest Yolu’ndaki 94 günlük yolculuğunda yaşadıklarına tanık oluyoruz. Tek başına çıktığı bu keşif yolculuğunda, onu tekrar hayata bağlayacak bir neden arayan Cheryl, bir röportajında “Eğer yanlış yola girmeseydim, doğru yolu asla bulamazdım.” diyor. “Pacific Crest Yolu’nu 94 günde yürümek benim için fiziksel bir zorluk olduğu kadar ruhani bir seyahatti de aynı zamanda…” diye ekliyor.

Neler öğrenebiliriz:

İlerlemek istiyorsan korkunla yüzleşmelisin

Yürüyüşünün ilk gününde, Cheryl tek başına kamp yapmak zorundaydı ve çok korkmuştu. Şunu fark etmişti; eğer korkusuna bir anlık yenik düşse, sahip olmak istediği o yeni hayat elinden uçup gidecekti. Cheryl’in hikayesi, doğanın bütünleştirici gücüyle kendinize olan sevginizi hatırlamanın ve kendinizi yeniden bulabilmenin kanıtı. Şartı ise korkuyla yüzleşebilmek ve üstesinden gelebilemenin bir yolunu bulmak.

Free Solo

Hayatınızı bile isteye riske atar mıydınız?

Free Solo – Trailer | National Geographic

Bu film tadındaki etkileyici belgesel, Alex Honnold’un ABD’nin Yosemite Ulusal Parkı’nda bulunan 900 metre yüksekliğindeki dünyanın tırmanması en zor kayalarından El Capitan’a ip kullanmadan (free solo) yaptığı tırmanışı konu ediniyor. Tırmanmaya babasının yönlendirmesiyle ufak yaşta başlayan Honnold, hayatını tek gözlü bir karavanda, tırmanışa saplantılı bir şekilde geçiriyor.

Neler öğrenebiliriz:

Herkes korkar

Ölüm hayatımızdaki en büyük belirsizlik. Honnold’un kendisi de ip kullanmadan yaptığı tırmanışlarından korktuğunu ifade ediyor: “Korkuyla yüzleşmenin en kolay yolu korkuyu kabul etmemek. Eğer gerçekten çok korkarsam, diğer insanlar korkularını nasıl kontrol ediyorsa öyle yaparım. Derin nefes alır, rahatlamaya çalışır ve devam ederim.”

Korkuyu hazırlıkla yen

El Capitan’ı hayatının merkezine koyan Honnold, tam 8 yıldır bu tırmanışa hazırlanıyor. Ayağını bastığı her zemini ezberleyerek, gözünde canlandırarak pratik yapıyor. “Belirsizliğin çok düşük bir ihtimal olmasını sağlamaya çalışıyorum. Zaten antrenmanların ve hazırlığında amacı bu. Her ne kadar tırmanış riskli olsa da, benim için çantada keklik, çünkü gerçekten çok iyi hazırlanıyorum. Bu da kendime olan güvenimi artırıyor ve rahat hissediyorum.”

127 Saat (127 Hours)

Çare insanın kendisidir.

127 HOURS – Full Length Official Trailer HD

Ödüllü yönetmen Danny Boyle’un filmi 127 saat, 26 yaşındaki genç dağcı Aron Ralston’un kimseye haber vermeden çıktığı yürüyüşte, Utah yakınlarında Moab bölgesinde büyük bir kaya parçasının arasına sıkışmasını ve 5 gün boyunca verdiği hayat mücadelesini konu ediniyor. 5 gün boyunca yaralı halde sıkışıp kaldığı kayada, iç dünyasıyla baş başa kalan Aaron cesareti ve kendi kendisini metrelerce derinlikteki bu çukurdan kurtarmaya yarayacak gücünün farkına varıyor.

Neler öğrenebiliriz:

Güç sadece fiziksel bir şey değildir

Zor zamanların üstesinden direnç kazandığımız müddetçe gelebiliriz. Zorluklar, hayatın bir parçası ve kaçınılmaz. Her zaman size yardımcı olacak kişileri etrafınızda bulamayabilirsiniz. Ama sevdiklerinizi, onların hayatınızdaki yerlerini hatırlayarak hayata sıkı sıkı bağlanabilir, kendinizi motive edebilirsiniz. Zorlukları ya aşılamayacak problemler olarak ya da saklı gücünüzü keşfetmek için bir fırsat olarak görebilirsiniz. Seçim tamamıyla size ait.

Boşluğa Dokunmak (Touching the Void)

En kötü karar, kararsızlıktan iyidir. İpi kesmek mi?

Touching the Void Official Trailer #1 – Nicholas Aaron Movie (2003) HD

Touching the Void, 1985 yılında iki İngiliz dağcının daha önce hiç kimsenin tırmanmayı başaramadığı Peru’daki Siula Grande zirvesine tırmanış sırasında başlarına gelen kazayı anlatıyor. Birlikte kurtulma ihtimalleri çok düşük olduğu için, hayatındaki en zor kararlardan birini alarak, arkadaşını kendisine ve dolayısıyla hayata bağlayan ipi kesen Simon Yates’den şunu öğreniyoruz:

Neler öğrenebiliriz:

Karar vermek zorundasınız, yanlış olsa bile

Belki de korkuyorsunuz, çok riskli, konuyla haşır neşir değilsiniz. Bu durumlar karşısında tepkiniz donup kalmak olabilir. Hayat bir akış ve akışta var olabilmeniz, dilediğiniz yöne akabilmeniz için bir yön belirlemeniz gerekir. Yoksa nereye gittiğiniz hakkında bir fikriniz olmadan savrulup durursunuz. Her ne kadar yanlış gözükse de, Simone’un verdiği cesur karar hepimize bir hayat dersi olma niteliğinde. Bu şekilde, hayatınızın akışını siz belirlemiş ve bir sürü fırsatı hayatınıza dahil etmiş olabilirsiniz.

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!