X

Doğa uykuya dalmadan önce: Sonbahar renklerini keşfe çıkabileceğiniz en güzel yerler

Havalar yavaş yavaş serinlemeye ve sonbahar yüzünü göstermeye başladı. Doğa uykuya dalıp yenilenme sürecine geçmeden önce bizlere görsel bir şölen yaşatmak için hazırlanıyor. Sonbaharın en güzel yanı birçok kişi için kuşkusuz doğanın büründüğü inanılmaz renklere şahit olmaktır. Yavaş yavaş sararan, zaman zaman kızıla çalan yapraklar ve ağaçlar, 1-2 hafta sonra sunduğu manzaralar ile yüzümüzde kocaman bir gülümsemeye yol açacak.

Doğanın olduğu her yerde sonbahar aynı güzellikte yaşansa da bazı yerler var ki bu güzelliği çok daha fazla yaşayabiliyorsunuz. Peki sonbaharın birbirinden güzel renklerini yakalamak için nereye gitmeli?

Gruyères, İsviçre

İsviçre her mevsim doğa severlere kucak açan ve muhteşem manzaralar sunan bir ülke. Ben de her mevsim ayrı bir güzellik keşfetsem de sonbaharda gördüğüm güzellikler bambaşkaydı. 

Gruyères / İsviçre

Gruyères isminden de tahmin edebileceğiniz gibi Gravyer peynirinin ana vatanı. Peynir ve çikolata kokulu bu şirin kasaba sonbaharda muhteşem renklere bürünüyor.

Gruyères / İsviçre

Kasabayı günübirlik gezebileceğiniz gibi 2-3 katlı sevimli butik otellerinde konaklayacağınız güzel bir hafta sonu gezisi de planlayabilirsiniz.

Gruyères / İsviçre

Kasaba sadece doğal güzelliği ile değil gezilebilecek yerleri ile de ilginizi çekecektir. Bunların en başında yer alan Gruyères Şatosu kasabanın tepesine kurulu olması nedeniyle size güzel bir manzara sunacak. 13. yüzyılda yapılan bu şatonun içini de gezmeniz mümkün.

Gruyères / İsviçre
Gruyères / İsviçre

Kasabada yapmanız gereken en önemli şeylerden bir diğeri de Gravyer peynirinin yapımını izleyeceğiniz La Maison du Gruyère ismindeki fabrikayı ziyaret edip lezzetli peynirinden tatmanız. Fabrika deyince büyük bir tesis canlandırmayın zihninizde. Kasaba gibi burası da ufak tefek bir tesis. Dilerseniz marketinden peynir, çikolata alabileceğiniz gibi restoranında yemek de yiyebilirsiniz. Kasaba, Gravyer peynirinin merkezi olması nedeniyle etrafta bir sürü inek görmeniz de mümkün.

Gruyères / İsviçre

Romantik bir sonbahar gezisi için bu kasabaya mutlaka gitmelisiniz!

Zermatt, İsviçre
Zermatt / isviçre

Zermatt, İsviçre’nin araba girmeyen köylerinden biri. Bu köy aynı zamanda Matterhorn Dağı ile de ünlü. Toblerone çikolatası sevenler bu dağı mutlaka anımsayacaktır. Eğer hala anlamadıysanız çikolata kutusunun üzerindeki dağa bir bakın derim…

Zermatt, İsviçre

Zermatt’a doğru ilerlerken yol bile o kadar güzel manzaralar sunuyor ki vardığınızda göreceğiniz güzellikleri tahmin edemiyorsunuz. Köyün girişinde yer alan otoparka arabayı bırakmanız gerekiyor. Bundan sonra kasabayı yürüyerek keşfedebileceğiniz gibi tren ile Matterhorn Dağı’na da çıkabilirsiniz. Ben her ikisini de yapmanızı öneririm.

Zermatt / İsviçre
Yedigöller

Eğer yurt dışına çıkma imkanınız yoksa sonbaharın eşsiz renklerini yakalayabileceğiniz en güzel yer Yedigöller. Hafta sonları çok kalabalık olduğu için ya hafta içi ya da hafta sonu erken saatte gitmeniz gezinizi keyifli hale getirecektir.

Yedigöller / Bolu

Buradaki göllerin en büyüğü Büyükgöl ve en güzel manzaraları da bu gölün etrafında yakalamanız mümkün. Bunun dışında Deringöl, Seringöl, Nazlıgöl, Sazlıgöl, İncegöl ve Kurugöl ile 7 göl gezinizi tamamlayabilir, birbirinden güzel manzaralara şahit olabilirsiniz.

Yedigöller / Bolu

İlginizi çekebilir: Alplerde 10 yıl: Her şeyi bırakıp, doğaya kaçma isteği yaratacak Alp fotoğrafları serisi

Yazarın diğer yazıları için tıklayın. Yazarın diğer yazıları için tıklayın. 

Banu Okunakul: İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliğinden mezun olup üzerine bir de İTÜ Telekomünikasyon Mühendisliğinde master yaptım. Masterım sırasında tanıştığım kurumsal hayat ile ilişkimiz hala devam ediyor. Yaş 30’lara yaklaşınca ne istiyorum ben ve ne yapıyorum ben arasındaki çatışmaları ben de yaşamaya başladım. İş hayatını merkezden çıkarıp “Ben” i merkeze oturtunca hayat daha renklendi. Bu renk yelpazesine spor, dans, geziler ve fotoğrafçılığı da kattığımda yaş 35 olmuştu:) Fotoğrafçılık ile birlikte seyahat etmek hayatımda daha da önemli bir yer kazanmaya başladı. Şimdilerde ise “Tam zamanlı gezgin nasıl olunur?” un yollarını aramaktayım.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale