X

Divergent (ıraksak) ve convergent (yakınsak) düşünme

Bir konuda bazen net bir fikre varamayız. Kararsız kalabiliriz. Bazen de bir durumu çözümlemek için nasıl bir yol izleyeceğimizi tam olarak bilemiyor olabiliriz. Bugün temelde iki farklı düşünme yönteminden  (sistematik düşünme veya inovatif düşünme) biçimlerinden birini kullanarak çözüme ulaşmak noktasında nasıl daha etkili olabiliriz bundan bahsetmek istiyorum. Bu ikisi aynı problemi çözmek için de  kullanılabilir ancak bu farklı bir içeriğin konusu olsun ve daha detaylı olarak bahsedeyim 🙂

“Yaşamak sorun yaşamaktır, sorunları çözmek ise entelektüel olarak gelişmek demektir.” J.P. Guilford.

Divergent düşünme ya da Türkçe olarak karşılığı ıraksak olan düşünce nedir?

Divergent düşünme (ıraksak)

Divergent düşünme, çeşitli fikirlerin ve perspektiflerin üretilmesine odaklanan bir düşünme sürecidir. Bu yaklaşım, genellikle yaratıcılığı teşvik etmek ve alternatif çözüm yollarını bulmak için kullanılır. Divergent düşünme süreci, geniş bir perspektiften hareketle farklı ve çeşitli fikirlerin ortaya çıkmasını sağlar. Bu yaklaşım, problemi her açıdan ele almak ve olası çözümleri keşfetmek için etkilidir.

Hangi yöntemler divergent düşünmede kullanılabilir?

Beyin fırtınası ve triz gibi inavotif fikri teşvik eden düşünme yöntemleri buna örnek olarak gösterilebilir. Bir ekip bir problemle karşılaştığında, divergent düşünme onlara problemi farklı açılardan ele alma ve çeşitli çözüm önerileri üretme fırsatı verir. Beyin fırtınası oturumları ve fikir akışı teknikleri, divergent düşünmenin popüler uygulama alanlarındandır.

Convergent düşünme (yakınsak) nedir?

Convergent düşünme  (Yakınsak)

Convergent düşünme, çeşitli fikirler arasından en iyi veya en uygun olanını seçmeye odaklanan bir düşünme sürecidir. Bu yaklaşım, belirli bir hedefe odaklanarak problem çözme ve karar verme sürecini yönlendirir. Daha çok sistematik ve izlenebilir adımlar atmayı gerektirir. Genellikle çeşitli seçeneklerin değerlendirilmesi ve en uygun olanının seçilmesi için kullanılır.

Ne tür eylemler konvergent düşünme biçimine örnek gösterilebilir?

Hedef belirleme ve detaylı analiz süreçleri buna örnek olarak gösterilebilir. Bir ekip bir proje için farklı stratejiler geliştirdiğinde, konvergent düşünme süreci en uygun stratejiyi belirlemek için kullanılabilir. Bu süreç, farklı seçenekleri analiz etmek, avantajlarını ve dezavantajlarını değerlendirmek ve sonunda en etkili olanını seçmek için kullanılır.

Bu divergent ve convergent düşünce, kimden, nereden gelir böyle?

Divergent ve konvergent düşünme terimleri, ilk olarak J.P. Guilford tarafından 1950’lerde tanımlanmıştır. Guilford, psikolojik testler ve problem çözme üzerine çalışmalarıyla bilinen bir Amerikalı psikologtu. Divergent düşünme terimi, farklı ve çeşitli fikirlerin üretilmesini ifade ederken, convergent düşünme terimi en iyi veya en uygun fikrin seçilmesini ifade eder.

Guilford, divergent ve convergent düşünme terimlerini, yaratıcı ve analitik düşünme arasındaki farklılık üzerine olan araştırmalarıyla tanıtmıştır. Bu terimler, psikoloji, eğitim ve iş dünyasında problem çözme süreçlerini anlamak ve geliştirmek için önemli bir rol oynamıştır. Bugün, bu terimler hala geniş bir kullanıma sahiptir ve kişisel gelişim, eğitim ve iş dünyasında yaygın olarak kullanılmaktadır.

Öncelikle buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Umarım sizler için faydalı olabilmiştir.

Bir bilge şöyle söylemişti: “Bir kişiye iyilik yapmak istiyorsan ona balık verme, balık tutmayı öğret.” Paylaştığım tüm yazılar, düşünme yöntemlerini sunmaktadır. Oduncu baltasını bileyerek odun kesmeye başlar; ben de düşünme yöntemlerini bilmekle, zihinsel keskinliğimizi artıracağımıza inanıyorum. Düşünmenin bir yöntemi olup olmadığını merak ediyorsanız, aşağıda ismime tıklayarak diğer yazılarıma göz atabilirsiniz. Bilge Konfüçyüs’e öğretileri için de teşekkürler.

Kaynak:

  1. Britannica, T. Editors of Encyclopaedia (2024, March 8). Joy Paul Guilford. Encyclopedia Britannica.
  2. Gabriela Goldschmidt (2016) Linkographic Evidence for Concurrent Divergent and Convergent Thinking in Creative Design, Creativity Research Journal, 28:2, 115-122.

İlginizi çekebilir: Problemi tanımlama ve çözüm üretme yöntemleri

Mustafa Direk: Merhaba, ben Mustafa. Şu anda İstanbul Üniversitesi Marka İletişimi bölümünde öğrenciyim. 10 yıllık eczane tecrübem sayesinde insanlarla iletişim kurma ve problem çözme becerilerimi geliştirdim. Ancak içimdeki merak, beni yeni alanlara yönlendirdi ve şu anda marka iletişimi alanında kendimi geliştiriyorum. Dijital içerik üretimi ve blog yazarlığı konusunda deneyimliyim ve içeriklerimle insanlara ilham vermeyi hedefliyorum. Kendini keşfetme ve farkındalık sürecine katkıda bulunacak yazılarımı takip edebilirsiniz. Bu yolculukta birlikte ilerlemek dileğiyle!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale