X

Dişi mi, erkek mi: Bir evcil hayvan sahiplenirken cinsiyeti önem taşır mı?

Cinsiyetler arasındaki farklılıklar sadece insanlara özgü bir durum değil. Hayvanlar aleminde de cinsiyet farklılıkları, bazı davranış modellerinin farklılaşmasına neden oluyor. Aslında bu konuda kesinleşmiş bilimsel veriler mevcut değil ancak hangi evcil hayvan sahibiyle konuşursanız konuşun, hepsi size cinsiyet farklılıklarının evcil hayvanlarda davranış değişikliklerine neden olduğunu söyleyecektir. Üstelik bu farklılıklar, kedilere veya köpeklere göre de değişebiliyor. İsterseniz konuya biraz daha yakından eğilelim.

Dişi ve erkek köpekler arasındaki farklılıklar

Fiziksel farklılıklarının yanı sıra dişi ve erkek köpeklerin sağlık sorunları veya davranış şekilleri de cinsiyete bağlı olarak değişebiliyor. Kısırlaştırılmamış erkek köpekler, çiş yaparak kendi alanlarını belirlemeye veya çiftleşmeye daha eğilimli oluyorlar. Bir başka dikkat çekici nokta ise kısırlaştırılmamış erkek köpeklerin, kendilerine bir eş bulma arzusuyla etrafta gezinme eğilimlerinin daha fazla oluşu. Alanını belirleme veya çiftleşme isteği, aslında tüm köpekler için son derece normal bir durum. Dikkat çekici olan ise bu durumun kısırlaştırılmamış erkek köpeklerde daha fazla görülmesi.

Köpekler aleminde cinsiyetler arasındaki bir başka farklılık da dişi köpeklerin ev içindeki eğitimlere daha fazla itaat etmesi ve sahiplerine karşı daha dikkatli olması. Aslında köpeklerin itaatkarlık düzeyi; çevresel konular, tür, sahibinin tutumu gibi pek çok şeye bağlı olarak değişebiliyor. Cinsiyet bunlardan sadece bir tanesi.

Kısırlaştırılmamış dişi köpekler, yılda iki defa kızgınlık dönemine girebiliyor. Bu durum bazen köpeğin boyutlarına ve cinsine göre değişebiliyor. Bu dönemde köpeğin kanaması olabiliyor ve bu durum 2-6 hafta sürebiliyor. Erkek köpekler ise yılın herhangi bir zamanı çiftleşmeye hazır oldukları için bu şekilde özel bir dönem geçirmiyor.

Dişi ve erkek köpekler arasındaki bir başka farklılık da sağlıkla ilgili konular. Köpekler cinsiyetlerine göre farklı sağlık sorunları yaşayabiliyor. Örneğin dişi köpeklerde meme tümörleri veya rahim hastalıkları gelişebiliyor. Erkek köpeklerde ise prostat sorunları yaşanabiliyor.

Dişi ve erkek kediler arasındaki farklılıklar

Köpeklerde olduğu gibi dişi ve erkek kediler arasında da bazı farklılıklar var. Görünüş olarak bakıldığında erkek kedilerin dişilerden daha iri olduğu söylenebilir. Kısırlaştırılmamış erkek kediler, testosteron üretimi nedeniyle daha büyük yanaklara ve daha yuvarlak bir yüze sahip oluyor. Fiziksel farklılıkların bir diğeri de dişi kediler, doğduktan sonra erkek kedilere göre gözlerini daha erken açıyor. Dişi kedilerin erkek kedilere göre daha uzun yaşadıkları biliniyor. Öte yandan erkek kediler, idrar yolları daha kısa olduğu için daha fazla üriner problemler yaşayabiliyor.

Elbette dişi ve erkek kediler arasındaki tek farklılık fiziksel özellikler değil; davranışlar arasında da bazı farklılıklar söz konusu. Örneğin 2013 yılında yapılan bir araştırmaya göre dişi kedilerin insanlara karşı daha korkak ve zaman zaman daha agresif oldukları biliniyor. Erkek kediler ise daha oyunbaz, sosyal ve sevgi dolu olarak biliniyor.

Kedi sahipleri, erkek kedilerin sadece insanlara karşı değil, diğer kedilere karşı da daha sevecen olduklarını söylüyor. Örneğin erkek kedilerin, cinsiyetten bağımsız olarak diğer kedilerle oynamaya daha meyilli oldukları biliniyor. Dişi kediler ise özellikle ev içinde kendi alanını belirleyen ve bu alana bir başkasının girmesinden hoşlanmayan bir davranış sergiliyor.

Tüm bu özellikleri bilmek, evcil hayvan sahibi olmadan önce önemli olabilir. Ancak bir hayvanın davranışını belirleyen pek çok şey var. Bir hayvanı nasıl yetiştirdiğiniz, onun cinsiyetinden daha önemli olabiliyor.

 

İlginizi çekebilir: Evcil hayvan sahibi olmanın yaşamınıza “pozitif enerji” kattığının kanıtları 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale