X

Dışarıdan kaba görünebilen, aslında öz bakım olan davranışlar

Birtakım senaryolar paylaşmak istiyorum. Bakalım tanıdık gelecek mi?

Mesela biri bir konsere/etkinliğe çağırıyor ya da bir yemeğe… Ancak o an enerjin yok, keyfin yok belki de gerçekten vaktin yok çalışman lazım ya da öyle boş boş evde oturasın var, gitmek istemiyorsun teklifi reddetmek istiyorsun. Aklında deli sorular var: “Acaba bana kızar mı?” Ya da biri seni düğününe çağırdı, sinemaya çağırdı, bir yemeğe çağırdı diyelim, bütçene baktın gerçekten uygun değilsin. Şu an buna ayıracak bir bütçen yok. “Ben gelemeyeceğim, bütçem uygun değil.” dersen ayıp olur mu diye düşünüyor musun? Arkadaşların, ailen, iş arkadaşların mesaj atıyorlar… Kimi akşam kimi hafta sonu kimi sen uyurken belki de… Belki o an kendine zaman ayırdın keyif yapıyorsun sıcacık bir banyo ve bakım mesela, ya da güzel bir yemek yapıyorsun kendine…Cevap veremeyeceksin hemen. o an aklına şu düşünceler geliyor: “Bana kızar mı acaba niye cevap vermedim diye?” Bir ilişkiye başladın ancak bir süre sonra anladın ki sen onu sevmiyorsun. Seviyorum, seninle beraber gayet iyiyim diye kandırmak mı istersin yoksa duygularını açıkça söylemek mi? 

Tüm bu örnekler ortak bir yerde kesişiyor. Bunun da adı: Öz bakım! Öz değer! 

Dışarıdan bakıldığında belki kaba bir davranış gibi görünebilen aslında öz bakım olan bazı şeyler var. Örneğin:

1. Bir daveti reddetmek: Eğer vaktin yoksa ya da içinden gelmiyorsa davet teklifine hayır diyebilirsin. Enerjinin olduğu zaman ya da o etkinliğe ilgin varsa katılırsın. 

2. Bir şeyin bütçene uygun olup olmadığını başkasına söylemek: Bu durum kimi zaman anlaşmazlığa yol açabilir. Ancak finansal konfor alanının dışında kalan bir düğüne ya da başka bir etkinliğe davet edildiğin zaman bunu reddetmen gayet uygun. Borca girmeden de onlara değer verdiğini bilmelerini sağlayabilir, başka yollarla kutlama yapabilirsin.

3. 7/24 telefon mesajlarına cevap vermemek: O an yapacak bir işin ya da meşguliyetin olmasa bile telefon mesajlarına 7/24 cevap vermek zorunda değilsin. Telefonunu ve kendini en son ne zaman “rahatsız etmeyin” moduna aldın?

4. Duygusal olarak dürüst olmak: Birini gerçek olmayan duygularla kandırmak ve inandırmaktansa, duygularını nazikçe ve açıkça ifade etmek çok daha iyi olacaktır. 

Eminim bunlara ekleyecek daha çok örnek vardır, bunlar sadece benim ilk etapta aklıma gelenler. Bir sonraki yazıda buluşana kadar dilerim kendini önceliklendireceğin anların çok olur.

Dilersen Instagram hesabımdan instagram.com/dredauslu daha fazla bilgiye ulaşabilir, DM üzerinden benimle iletişime geçebilirsin…

İlginizi çekebilir: İyi kalpli insanların ortak özellikleri

Dr Eda Uslu: Dr Eda Uslu, yürümek istediğiniz yolda sizi destekleyen, cesaretlendiren, anlayışla ve şefkatle yanınızda yürüyen dost. Siz en harika versiyonunuzu gerçekleştirmek için yolunuzda yürürken yanınızda size yarenlik eden bir “karunamitra”. Aslında bir tıp doktoru iken hayatın akışı içerisinde kendi yolculuğuna çıkan kişilerden Eda. 15 yıl boyunca göğüs hastalıkları ve uyku bozuklukları uzmanı olarak görev yaptı ve Türkiye’nin sayılı akredite uyku laboratuvarlarından birini kurdu. Bir süre sonra Tıp Doktorluğunun da yetmediğini, içindeki insanlara yardım etmek isteğini doyuramadığını hissetmeye başladı. Sorular sormaya başladıkça cevaplar buldu. Çemberin içinde çırpınıp durmaktansa cesaretini topladı ve uzun yıllarını verdiği, çok severek yaptığı ve aşkla bağlı olduğu doktorluk mesleğinden ayrılarak çemberden çıktı. 2009 yılında Mindfulness ile tanıştı ve 2013 yılından beri hem Türkiye hem de İngiltere’de pek çok kurum ve kuruluşta eğitimler veriyor. Bu yolculukta Bangor University UK - Mindfulness Eğitmenliği ve süpervizyonlar, CTI (The Coaches Training Institute) - Profesyonel Koçluk Eğitimi ve Sertifikasyon, Landmark Worldwide - Liderlik Eğitimi, Mindful Schools USA – Çocuklar için Mindfulness Eğitmenliği ve İngiltere Mindfulness in Schools Project’ten .b ve Paws b (çocuk ve gençler için mindfulness eğitmenliği) eğitimlerini almış ve halen de yeni eğitimlere devam etmekte.. Son 8 senedir sadece profesyonel koçluk ve mindfulness eğitmenliğini yapıyor. 2018-2019 eğitim yılı itibariyle Türkiye’de ilk defa Mindfulness’ın müfredata girmesini sağlayarak halen Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde ve Marmara Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nde öğrencilere Mindfulness dersleri veriyor. “Hayatın gerçek anlamda farkında olan insanlar, yaşam yolculuğu sürerken aynı zamanda kendi içlerinde bir yolculuğa çıkmaya hazır ve gönüllü olurlar.” eda@edauslu.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale