X

Diş sağlığını olumsuz etkileyen en yaygın 5 alışkanlık

Dişlerinize ne kadar iyi bakıyor olursanız olun, sert yiyecekleri kütürdeterek yiyor, kabuklu yemişleri dişlerinizle kırıyor, dişlerinizi asitli ve şekerli gıdalara maruz bırakıyor ya da dişlerinizi kapak açacağı olarak kullanıyorsanız sağlıklı dişlere sahip olmanız pek mümkün görünmüyor.

Diş sağlığını olumsuz etkileyen bu 5 alışkanlığın herhangi birine sahipseniz, bir an önce kurtulmanın yollarını aramalı ve en kısa zamanda bir uzmana başvurarak dişlerinizi kontrol ettirmelisiniz.

Sert yiyecekleri çiğnemek, asitli ve şekerli gıdalar tüketmek

Özellikle buz gibi soğuk ve sert şeyleri çiğnemek dişlerinize düşündüğünüzden daha fazla zarar veriyor. Soğuk ve sert yiyecekler özellikle diş minelerinde çatlamaya, dolayısıyla da dişin kırılmasına sebebiyet verebiliyor. Diş yüzeyinde oluşan mikroskobik çatlaklar uzun vadede büyük problemlerin çıkmasına sebebiyet verebiliyor.

Özellikle sert kabuklu ve sert yapıdaki mısır, ceviz, fındık, fıstık gibi yemişler de dişin yapısına aynı ölçüde zarar verebiliyor.

Dişin mine tabakasına zarar vererek hastalık oluşumunu hızlandıran bir başka şeyse asitli ve şekerli içecekler. Sürekli asitli ve şekerli yiyeceklere maruz kalan dişlerin yüzeyinde zamanla aşınma olabiliyor. Bu nedenle asitli içecekler tüketirken mümkün olabildiğince pipet kullanmak ve içeceğin dişle temasını en aza indirmek gerekiyor.

Ağız ve diş sağlığınızı korumak için bir şey yiyip içerken dişlerinize vereceği zararın farkında olarak hareket etmeniz oldukça önemli.

Diş gıcırdatma

Diş gıcırdatma geceleri uyurken daha sık görülen ancak farkında olmadan gün içinde de yaptığımız bir alışkanlık. Kaygı bozukluğu belirtilerinden biri olan diş gıcırdatma (dişleri sıkarak birbirine sürtme) dişlerde aşınmaya ve buna bağlı çatlamaların oluşmasına neden olabiliyor. Gelişme çağındaki çocuklarda ise diş yapısının bozulmasına ve yamulmalara sebep olabiliyor.

Diş gıcırdatma problem olanlar için özel malzemelerden yapılmış ve uzmanlar tarafından önerilen bazı medikal malzemeler mevcut.

Dişleri alet olarak kullanmak

Şekerleme paketini dişle yırtmak, gazoz kapağını dişle açmak, kapağı sıkışan ojeyi dişle açmaya çalışmak, ipi dişle koparmak… Dişlerimiz her ne kadar günlük hayatta kullandığımız aletlerin işlerini yapabiliyor olsak da, bunu yaparken dişlerimizin yerine kullanabileceğimiz herhangi bir aletin olmadığını da aklımızda bulundurmamız gerekiyor. Plastik, metal gibi sert malzemeler dişlerde travma yaratarak uzun süreli zararların oluşmasına, hatta kırılmaya kadar varabilen problemlere neden olur.

 
Sert kıllı diş fırçası kullanmak

Sert kıllı diş fırçalarının dişleri daha iyi temizlediğine dair bir algı söz konusu. Ancak özellikle ilerleyen yaşlarda sert kıllı diş fırçası kullanmak dişlere ciddi zararlar verebiliyor. Yaş ilerledikçe diş etleri geriye itiliyor ve diş kökleri daha belirgin hale geliyor. Bu da dişlerde daha fazla hassasiyet yaratıyor. Sert kıllı fırçalar kullanmak diş etlerinin daha hızlı geri itilmesine ve dişlerin daha çabuk hassaslaşmasına neden oluyor. Bu nedenle yumuşak kıllı diş fırçaları kullanmak ve dişleri asla sert fırçalamamak gerekiyor. Şarjlı diş fırçaları, basınç sensörleri sayesinde dişinize yaptığınız basıncı kontrol edebilmenize ve dişlerinizi daha hassas fırçalamanıza olanak sağlıyor.

Diş fırçasını ve diş ipini yanlış teknikle kullanmak

Daha önce ‘’Şarjlı diş fırçası kullanırken dikkat edilmesi gerekenler ve alışma sürecini kolaylaştıracak pratik teknikler’’ yazımızda da değindiğimiz gibi, dişlerinizi ne sıklıkta fırçaladığınız kadar nasıl fırçaladığınız da ağız ve diş sağlığınızı korumanız için önemli bir kriter. Dişleri günde en az iki kez fırçalarken her periyodun en az 2 dakika sürmesine, diş ipi kullanmaya ve fırçanızın başlığını en az 3-4 ayda bir değiştirmeye de çalışmalısınız.

Şarjlı diş fırçaları özellikle elinde, kolunda ya da omzunda problem yaşayanlar ve diş fırçasını kontrol edemediklerinden doğru teknikle fırçalamakta zorlananlar için oldukça ideal. Ayrıca çocuğunuzun diş fırçalama alışkanlığı geliştirme aşamasında da daha kolay kullanabileceği şarjlı diş fırçaları işinizi oldukça kolaylaştıracaktır.

Bu yazı Oral-B’nin katkılarıyla hazırlanmıştır. 

 

İlginizi çekebilecek diğer yazılar: 

Ağız ve diş sağlığında akıllı teknolojiler dönemi

Diş fırçası satın alırken dikkat etmeniz gereken 7 önemli kriter

Diş fırçasının tarihsel serüveni: Kim, ne zaman ve neden dişlerini fırçalama ihtiyacı duydu?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale