X

Dinlenmek için kendinize izin veriyor musunuz?

Doğaya baktığımızda bitki örtüsü, hayvanlar ve diğer canlılar gerektiğinde dinlenmeyi çok iyi biliyorlar. Mevsim geçişleri, havaların değişmesi ile kendi döngülerinde önce biraz geri çekilip sonrasında daha güçlü, daha canlı olarak hayatlarına devam ediyorlar. Bazı bitkiler yapraklarını döküyor, bazı hayvanlar ise kış uykusuna yatıyorlar. Doğadaki canlılar, kendi düzenleri içerisinde doğalarına uygun şekilde dinleniyorlar. Biz insanlar peki, hayata mola vermeyi ne kadar başarabiliyoruz dersiniz? Akıllı telefonlarımız, laptoplarımız bile “Şarj et beni artık” diye alarm veriyorlarken; biz kendi bedenimizden gelen sinyallere ne kadar kulak verebiliyoruz?

Dinlenmek, fiziksel ve zihinsel sağlık kadar ruhsal sağlığımız için de oldukça önemli. Günlük gece uykusunun yeterli sürede alınmasından tutun da, gün içinde kendi akışınızda vereceğiniz küçük molalara kadar dinlenmek, iş veya günlük hayatınızdan alacağınız verimi artıracaktır.

Durmak birçok insan için gereksiz bir vakit kaybı olarak görülüyor. Hızlı yaşamın içerisinde yoğun stres altında işleri yetiştirmeye koştururken, aynı anda birden fazla işe odaklanmaya çalışan, yemek adına ağzına birkaç lokma atıp devam eden, bütün günü ekran karşısında geçirip akşam da bilgisayarı kapatıp, telefonu eline alıp devam eden o kadar fazla insan var ki. Bu yaşam tarzı insan doğasına ne kadar uygun? Dinlenmek için kendimize izin vermediğimiz sürece sürekli yorgunluk, mutsuzluk ve tatminsizlik modern insanın peşini bırakmayacaktır.

Sürekli hareket etmek, ilerlemek, hızla tüketmek yeni düzenin gereklilikleriymiş gibi sunulurken; kendimize asıl sormamız gereken soru “Ben bunu yaparak ne elde etmeye çalışıyorum?” olacaktır. Geleceğe yatırım yapmanın, iyi bir gelecek sahibi olmanın bedeli “şu an” olmak zorunda mı? Gelecekten geçmişe dönüp baktığımızda pişmanlık yaşama ihtimalimiz yok mu? “Gerek var mıydı gerçekten bu kadar koşmaya? Yıllarımı kendime hiç vakit ayırmadan, nefes almadan geçirmiş olmaya değdi mi?” diye sormak istemez kimse eminim.

Anın kıymetini bilmek dediğimiz şüphesiz biraz durmakla, biraz da kendimize, çevremize ve yaptıklarımıza bakmakla mümkün. Yaşamakta olduğumuz pandemi süreci de, tüm dünyayı aslında biraz durmaya ve düşünmeye davet etmiş bulundu.

Günümüzde meditasyon çalışmalarının öneminin artmasının sebebi de hayatın yoğunluğunda ve koşturmacasında insanlara biraz olsun nefes almayı ve anda durabilmeyi hatırlatmak. Beğendiğim bir söz vardı, şöyle diyor: “Her gün 20 dakika kendinizle baş başa kalıp biraz oturmalısınız. Eğer gerçekten çok meşgulseniz 1 saat oturmalısınız.” Sağlığımız, hayattaki en kıymetli varlığımız. Fiziksel, zihinsel ve ruhsal sağlığınız için kendinize iyi bakmayı ve dinlenmeyi ihmal etmeyin.

www.dorecoaching.com

İlginizi çekebilir: Önceliklerinizi önceliklendirme zamanı: Tabağında kendine kadar yerin var mı?

Beyza Turan: Profesyonel olarak yaşam koçu, amatör olarak yazarım. “Bu hayatı nasıl daha iyi yaşarım?” sorusuna kafayı takmış biri olarak öğrendiklerimi paylaşmayı çok önemsiyorum. İlgi alanlarım arasında olan duygu, davranış, bilinçaltı, motivasyon ve ilişkiler konularında okumayı, konuşmayı ve yazmayı çok severim. Geçmişimden kısaca bahsetmem gerekirse; Koç Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği okudum ve Uluslararası İşletme yüksek linans programını tamamladım. İş hayatımda Google, Facebook (Londra) ve Adphorus şirketlerinde çalıştım. Daha sonra kendi kişisel gelişimimi de önceliklendirerek, profesyonel koçluk eğitimimi tamamladım ve Dore Coaching’i kurarak danışanlarıma destek vermeye başladım. Dilerseniz bir selam vermek veya sorularınızı iletmek için bana @dorecoaching Instagram hesabı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale