X

Detoksun en güzel ve en basit içeceği: Su

Yaz ayları geliyorum derken sağlıklı bir cilt, temiz bağırsaklar, hızlı çalışan bir metabolizma ya da sapasağlam kemiklere sahip olmayı kim istemez ki?

Aslında bu saydıklarımızın hepsi için günlük su tüketimimize dikkat etmemiz yeterli. İşte nedenleri ile birlikte suyun vücudumuzda oluşturduğu 6 harika etki :

1. Hızlı ve temiz bir kan dolaşımı

Kanımızın %80’i ve kemiklerimizin %50’si sudan oluşmaktadır. Bu demek oluyor ki vücuttaki kan dolaşımının sekteye uğramaması ve eklem hareketlerinin devamlılığı için yeterli hidrasyonu sağlamak gerekir. Özellikle yaş ilerledikçe damar yapısının bozulması ve eklem hareketlerinin kısıtlanması sorunları baş gösterdiğinden yeterli günlük su tüketimi alışkanlığı genç yaşlarda oturtulmalıdır.

2. Toksin eliminasyonu

Detoks kelimesini ya da uygulamalarını çoğumuz sıkça duyar olduk. Peki ya en etkili detoks besinini nedir dediğimizde kimlerin aklına basit olarak “su” geliyor?

Aslında tüm hücrelere, dokulara, lenflere ve bağırsak-böbrek gibi vücudumuzdaki toksinleri atmamızı sağlayan organlara en kolay ulaşan besin maddesi sudur.

Hem oldukça ekonomik olan hem de kolay bulunabilen su, aslında detoks için aradığınız o mucize besinin ta kendisidir. Tüm bunları göz önünde bulundurup yeterli su tüketimini sağladığınızda vücudunuz  toksinleri barındıramayacaktır.

3. Kuvvetli bağ dokular

Eklem ve bağ dokular yeterli sıvı olamadığında birbirlerine sürtünerek aşınma meydana getirebilirler. Hareket esnasında sakatlanmaya kadar gidebilen bu aşınmalara maruz kalmak istemiyorsanız tükettiğiniz su miktarını kontrol etmelisiniz.

4. Sağlıklı bir sindirim sistemi

Kalın bağırsaklarımızda, yediğimiz besin maddelerinin faydalı kısımları geri emilir, kana karışır ve işe yaramaz kısımları ise atılmak amacıyla birikir. Bu atıkların dışarıya atılabilmesi ancak su yardımıyla yumuşaması sayesinde gerçekleşir. Yani bağırsaklarımızda sürekli belirli bir miktar su bulunmalıdır ki sağlıklı bir emilim ve boşaltım metabolizmamız aksamadan devam etsin.

5. Aksamayan sinir iletimi

Gün içinde yaşanan ani baş ağrıları, kas kasılmaları, kramplar, yorgunluk ve halsizlik gibi durumlarınıza yeterli su tüketmenin çare olduğunu biliyor muydunuz?

Sinir sistemi; sinir hücrelerinin yaptığı sinaptik bağlantılar sayesinde sağlanır. Bu sinaptik bağlantıların sağlam olabilmesi ancak o bölgedeki hücrelerin yeterli hidrasyon sağlanmış ortamda çalışmaları sayesinde olmaktadır.

6. Işıl ışıl bir cilt için

Biz yaş aldıkça cildimizin elastikiyeti azalmaktadır. Kozmetik ürünler dışarıdan ne kadar desteklese de cilt tabakaları içeriden yeteri kadar nemlenmedikçe yıpranma olasılıkları artar, cilt hücreleri yenilenme hızını kaybeder ve görevlerini yapamaz. Bu nedenle dışarıdan yaptığımız etki kadar cildimizi içeriden de beslemek ve su tüketimimize özen göstermek gerekmektedir.

Beslenme nasıl kişiye özgü ise tükettiğimiz su miktarı da aynen öyledir. Bunun için eski bilgi olan “Günde 8 bardak ya da en az 2 litre su tüketin” yerine; “Herkes kilogramı başına 30-35 ml su tüketimini sağlamalıdır” uyarısı çok daha doğru olacaktır. 

Tüm bunları biliyor ancak yeterli su tüketimini sağlayamıyorum diyorsanız…
  • Şişe kullanmaya ve tükettiğiniz su miktarını şişe ile takip etmeye,
  • Su şişenizi göz önünde bulundurmaya,
  • Aromasını sevdiğiniz meyveleri suyunuza ekleyerek tüketmeyi denemeye,
  • Unutuyorsanız telefonunuza hatırlatıcı uygulamalar indirmeye ya da çalışma masanıza post-it kartlar yapıştırmaya özen gösterin.

 

İlginizi çekebilir: Yaz öncesi metabolizmayı hızlandırmanın yolları

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale