X

Dermatoloğunuza cilt bakımıyla ilgili mutlaka sormanız gereken 10 soru

İnternette ya da dergilerde sık sık rastladığımız cilt bakım tüyoları zaman zaman faydalı olabilecek bilgiler içerseler de, her bireyin cildi farklı dermatolojik özellikler gösterir ve tüm cilt tiplerine uygun bir bakım formülü bulabilmek imkansızdır.

Dermatologlarınıza Sormanız Gereken Sorular

Bu noktada, dermataloglar kişinin cilt tipine özel olarak hazırladıkları reçetelerle, cildinizin ihtiyaçlarına bireysel olarak cevap verirler. Cilt problemlerinizle en kalıcı ve en sağlıklı şekilde başa çıkabilmek için mutlaka bir dermatologtan yardım almanızda fayda olacaktır.

Cilt bakımınızı doğru yapabilmeniz, cilt tipinizin özelliklerini ve cilt kusurlarınızı iyi tanımanıza bağlıdır. Bu nedenle dermatoloğunuza mutlaka danışmanız gereken 10 soruyu sizler için derledik;

  1. Kullanmakta olduğum cilt ürünleriyle güneşe çıkabilir miyim ?

Bazı cilt bakım ürünleri cildinizi güneşin zararlı etkilerine karşı daha hassas hale getirir. Bu nedenle dermatoloğunuzun önermiş olduğu ürünün güneş altında nasıl bir reaksiyona gireceğini mutlaka sormanızda yarar var.

  1. Cildime ne sıklıkta peeling yapmalıyım?

Peeling, cildi ölü hücrelerden ve makyaj kalıntılarından uzaklaştıran bir uygulama; ancak doğru kullanılmadığında cildinize zarar verebilir. Hassas ciltlere sahip olan bireylerin genelde küçük tanecikli peeling ürünlerini tercih etmeleri gerekiyor. Yağlı ya da karma cilt tipine sahip bireyler ise daha iri partiküller barındıran peeling ürünleri kullanmalı. Ancak en iyi sonuç için, ne sıklıkta ve ne tip bir ürünle peeling yapmanız gerektiğini mutlaka dermatoloğunuza danışmalısınız.

  1. Hangi yiyeceklerden uzak durmalıyım?

Cilt kusurlarının bir çoğu, yiyecek alerjilerinden ve yanlış yiyeceklerin tüketilmesinden meydana gelir. Cildinizin hangi besinlere ihtiyaç duyduğunu, hangi yiyecekten ne kadar miktarda tüketmeniz gerektiğini ve hangi yiyeceklerden uzak durmanız gerektiğini mutlaka dermatoloğunuza danışın.

  1. Cildime zarar verebilecek olan kimyasallar neler?

En az tüketilen besinler kadar, cildinize zarar verebilecek nitelikteki kimyasal maddeler de cilt sağlığınız için büyük önem taşır. Örneğin, benzoyl peroksit maddesi akne tedavisinde kullanılan bir kimyasal; ancak kuru ciltli biri aynı maddeyi içeren bir ürün kullandığında cildini daha da fazla kurutabilir.

  1. Yüz maskesi kullanmalı mıyım?

Spa’ya gitmek ve cilt bakımına girmek oldukça rahatlatıcı olabilir, ancak buradan zarar görmüş bir yüzle ayrılmak bütün gününüzü mahvedebilir. Bu nedenle yüz maskesi yaptırıp yaptıramayacağınızı, yaptırabiliyorsanız ne çeşit maskeler yaptırmanız gerektiğini mutlaka dermatoloğunuza danışmalısınız.

  1. Aknelerimin kaynağı ne?

Şimdiye kadar akne problem yaşamamış olan çok az kişi vardır. Akne tedavisinde en kalıcı yöntem, bu aknelerin kaynağının ne olduğunun bulunması ve ona göre bir tedavi uygulanmasıdır.

  1. Cilt lekelerimde ve cildimdeki benlerde değişiklikler var mı?

Özellikle güneşe daha fazla maruz kaldığımız yaz aylarında, cilt lekelerinin ve benlerin mutlaka periyodik olarak kontrol edilmesi gerekiyor. Vücudunuzda daha önce var olmayan, yeni bir oluşumla karşılaşırsanız mutlaka dermatoloğunuza danışmalısınız.

  1. Cilt tipim için en uygun olan nemlendirici hangisi?

Hangi cilt tipine sahip olursanız olun, mutlaka nemlendirici bir ürün kullanmalısınız. Nemlendirilmiş ciltlerde kırışıklıklar ve yaşlanma belirtileri daha geç yıllarda ortaya çıkar. Bu nedenle, dermatoloğunuzun önermiş olduğu nemlendiriciyi her gün, düzenli olarak kullanmalısınız.

  1. Hangi ürünler cildime zarar vermez?

Her markanın her ürünü cildinize iyi gelmez. Ne kadar güvenilir olursa olsun, kullandığınız ya da kullanmak istediğiniz ürünleri dermatoloğunuza mutlaka danışmalısınız.

  1. Cildimdeki izlerden nasıl kurtulabilirim?

Cildinizdeki her iz ya da yara farklı sebeplerden oluşur ve farklı tedavilerle giderilebilir. En uygun tedavi yöntemini dermatoloğunuza sorabilirsiniz.

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale