X

Derin dinlenmeye zaman ayırın: Kendinizi şarj edebilmeniz için 5 öneri

En son ne zaman dinlendiniz? Dünyanın tüm problemlerini, yapmanız gereken tüm işleri bir kenara bırakıp tam anlamıyla derin bir dinlenme halinden bahsediyorum. Çoğumuz dinlenmeyi tembellik olarak görüp dinlenmek için kendine izin vermiyor. Yine çoğumuz dinlenmek için neler yapılması gerektiğini bilmiyor. Hafta sonları televizyon karşısına geçip şiddet içerikli diziler, filmler seyretmeyi ya da Instagram’da dolaşmayı dinlenmeye yönelik aktiviteler olarak görüyoruz örneğin. Bugün bir değişiklik yapıp gün içinde uygun anlar yaratarak derin dinlenmeye zaman ayırın, ne dersiniz?

Telefonlarımızı şarj etmeye gösterdiğimiz özeni kendimizi şarj etmek için de göstermeliyiz. İşte bu derin dinlenme gününü nasıl geçirebileceğinize dair bazı öneriler…

1. Farkındalıklı bir şekilde dinlenmeye niyet edin.

Güne başladığınız andan itibaren farkındalıklı bir şekilde dinlenmeye niyet edin. Bugün hem zihinsel, hem bedensel hem de ruhsal dinlenme gününüz. Gününüzü farkındalık içinde geçirmeye çalışın. Örneğin duş alırken dikkatinizi üzerinizden akıp giden suya verin, kahvaltı yaparken de anda kalarak içtiğiniz çay ya da kahvenin ve yediklerinizin tam anlamıyla tadını çıkarın.

2. Vücudunuzu hareket ettirin.

Hareket etmek ve dinlenmek birbiriyle çelişen kavramlar gibi gözükse de spor yapmanın, hareket etmenin ruh, beden, zihin üçlüsüne çok iyi geldiği ve bizi dinlendirdiği tartışılmaz bir gerçek. Derin dinlenme gününüzün mutlaka bir bölümünü spor yapmaya ayırın. İster dışarda yürüyüş yaparak, ya da Yin Yoga gibi yoganın çok dinlendirici olan türünü deneyimleyerek vücudunuzu hareket ettirin.

3. Haberlerden uzak durun.

Evet, derin dinlenme günümüzde haberlere yer yok. Holistik tıbbın Amerika’daki öncülerinden ve en sevdiğim tıp doktorlarından Dr. Andrew Weil’in yazılarında sık sık önerdiği haber detoksu hepimize iyi gelecek. Tüm bir gün hiçbir haber kanalını açmayın ve kendinizi haberlerin stres verici etkilerinden koruyun.

4. Sosyal medyayı kullanmayın.

Derin dinlenme gününüzde sosyal medyayı kullanmak da yok. Sosyal medyanın güzel yanları var elbet. Ancak herkesin yediğini, içtiğini, gezdiği yerleri paylaştığı sosyal medyanın zihnimiz için yorucu bir tarafı da olduğu hepimizin malumu. En iyisi derin dinlenme günümüzde sosyal medyayı hiç kullanmamak, ve zihnimize o çok hak ettiği dinlenme ortamını sağlamak.

5. Yönlendirilmiş imgeleme yapın.

İngilizcesi “guided imagery’ olan bu teknikle zihnimizi harika bir tatile çıkarabiliriz. İmgeleme antik çağlardan beri kullanılan bir yöntem. Günümüzde psikolojinin kimi isimleri imgelemeye yönelik yeni uygulamalar ve yaklaşımlar geliştirmişlerdir. Yönlendirilmiş imgeleme zihnimizde canlandırdığımız imajlarla hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımıza iyi gelme peşinde olan bir yöntemdir. YouTube’da yönlendirilmiş imgelemeye yönelik bir çok video bulabilir ve derin dinlenme gününüzde bu teknikten yararlanabilirsiniz. Bu teknik ilginizi çektiyse çalışmalarında yönlendirilmiş imgelemeye yer veren psikologlardan da destek alabilirsiniz.

Unutmayın bedenimizi istediğimiz kadar dinlendirelim, eğer Budizm’de sık sık lafı geçen zihnimizdeki o daldan dala konan maymunlara söz geçiremiyorsak, yani zihnimizi dinlendiremiyorsak kendimizi tam anlamıyla dinlenmiş hissedemeyiz. O halde bedensel dinlemeye olduğu kadar zihinsel dinlenmemize de önem vermeli, haftada en az bir günümüzü derin dinlenmeye ayırmalı, kendimizi şarj etmeliyiz. Sizlere derin dinlenmeyi alışkanlık haline getirdiğiniz günler diliyorum…

2021 yılını “Kendini Sevme ve Hayatı Güzelleştirme Yılı” ilan ettim. Her hafta @ranakutvan kullanıcı isimli Instagram hesabımdan bu konuyla ilgili psikoloji ödevleri paylaşıyorum. Hadi hep beraber kendimizi sevmeye ve dünyayı güzelleştirmeye. Bu arada sizlere bir eğitim haberim var. Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail adresine yazabilirsiniz.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

İlginizi çekebilir: Zihninizi nasıl besliyorsunuz: Vaktinizi nasıl ve neyle geçiriyorsunuz?

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale