X

‘Depremlerde yüreğim’: Yettiğimiz kadarıyla dahil olalım

Büyük bir olay yaşandığında ilk tepkimiz kendini tamamıyla içinde hissedip yoğunlaşmakla, canının acımaması için uzak durmak arasında bir yerlerde olabilir. Farkındalık; şu anda olanların içimizdeki yansımasına bakıp, etrafımızdaki her şeyi dikkatlice gözlemlememizi sağlar. Devam etmek için yaptıklarımızdan veya yapamadıklarımızdan pişmanlık, endişe veya korkunun duygularımıza hakim olmasına izin vermemeliyiz.

Öfke, kızgınlık veya suçluluk için harcadığımız her dakikanın yardıma ihtiyacı olanlara el uzatma fırsatını kaçırdığımız dakikalar olduğunu düşünüyorum. Yoğun duygusal günler bizi bekliyor. İsyan etmek yerine topraklarımızın gerçeğini kabullenip farkında olalım. Farkındalık, gevşemek değildir. Sıradanlığın ötesine geçmek değildir. Düşüncelerin zihinden boşaltılması demek değildir. Farkındalık gerçeklerden, acılardan kaçmak ise hiç değildir. Farkındalık bir hareket planıdır; bir yol haritasıdır.

Hatırla; kargaşa içinde olumsuz duygularımız yüksek sesle bağırıp dikkatimizi çekmeye çalışır. O duygular ortaya çıktığında kucaklarsak, fırtınada sürüklenmez ve sakinleştiririz. Daha sakin olduğumuzda ise; doğru kararlar alacak, çözüm üretecek, organize olacak güce de sahip olduğumuzu görürüz.

Büyük bir üzüntü yaşarken, zor zamanlardan geçerken ne yapacağınla ilgili seçimini yap ve harekete geç. Uzakta olabiliriz, belki şu an fiziki yardım etmek zor olabilir. O zaman yardım bekleyenlerin ihtiyaçlarına odaklanalım, düzene kızıp hayıflanmak yerine bir tuğla da biz koyalım, bir sıcak battaniye ile ısıtalım.

Deprem fırtınasından geçerken de beynimiz kendini korumaya almak ister. Aşırı stres beynin enerjisini bloke eder, beyin de hücrelerinde yeterli enerji olmadığını düşünüp bedenden yiyecek ama özellikle karbonhidrat, tatlı ister. Stresle bedenimizde artan kortizol düzeyimiz ‘iştah uyarıcı etkisi’ ile yeme isteği oluşturur. Televizyon karşısında, elde telefon yıkıcı haberleri izlerken üzüntü, çaresizlik ve umutsuzluk serotonin hormonumuzu yerle bir eder. Karbonhidrat-şeker yemenin bedende yarattığı kısa süreli mutluluk ile önce bir rahatlama gelir ancak geldiği gibi de hızlıca da gider. Çünkü yaşadıklarımıza çare hiç de oralarda değildir.

Duygusal olarak zor zamanlarda tatmin olmak için: Neye yetiyorsak yardım edelim. Manevi olarak dua edelim, iyi dileklerimizi kalbimizden gönderelim. Kendimizi güçlü tutup desteğe ihtiyacı olanlara omuz verelim. Bir organizasyona dahil olalım veya biz organize edelim. Kurban rolünden çıkıp kurtarıcı olalım. Duygularımızı tatmin ettikten sonra bir sıcak sakinleştirici bitki çayı hazırlayalım:

1 tatlı kaşığı papatya, 1 çay kaşığı adaçayı, 2-3 adet zeytin yaprağı, 1 tarçın çubuğu, 2 karanfil 1 yıldız anason, hepsini 2 bardak kaynar suda 15 dakika demle. Bardağına alırken içine 1 dilim limon ekleyebilirsin.

İlginizi çekebilir: Menopoz, ara sıcak: Değişimi kucaklamaya hazır mısınız?

Pelin Bozkurt Bilgic: Well-being Şef ve Well-being Uzmanı Pelin Bozkurt Bilgiç’in ortaokul yıllarından beri yemek yapmak ve sunmakla ilgili amatör heyecanı uzun yıllar devam etti. Mutfakta geçirdiği keyifli saatler sonrasında hobi olarak başlayan yolculuk, bir süre sonra hayatının büyük bir kısmını kaplar oldu. Sağlıklı ve dengeli beslenme ile kendi yaşamında bütünlüğü yakalayan Pelin Bozkurt Bilgiç, hayatı boyunca edindiği bilgileri hazırladığı eğitimler, seminerler, kitaplar ve TV programları ile paylaşmaktadır. Yakaladığı ve deneyimlediği bütünlüğü özellikle konuklarını geleneksel anlamış içinde ancak modern tariflerle ağırlamak adına ‘Sağlıklı Misafir Sofram’ yemek kitabını çıkardı. Sosyal medyada çok aktif olan Pelin Bozkurt Bilgiç’in Bizim Ev Tv’de ‘Pelin’le Lezzetli Sofralar’ isimli yemek programı bulunmakta ve sıklık başka programlara konuk olarak katılmaktadır. Hedefi; insanların diyet stresinden uzaklaşıp sağlıklı ve Holistik bakış açısı ile kadim bilgilerin ışığı altında yeni ve sürdürülebilir yaşam modeli ile yeme hijyeni ve günlük ritüellerin önemini anlatmak ve yaymaktır. Şişli Terakki Lisesi ardından İ.Ü İletişim Fakültesi’nde okuyan Pelin Bilgiç, ikinci kariyerini ise; sadece fiziksel beslenme değil, bütünsel yaşamı da besleyen farklı alanlarda birbirini destekleyen eğitimlerle ilerletti. Çok değerli hocalardan sağlık-beslenme-yaşam döngüsünü araştıran Cornell Ü. Nutrition and Healthy Living eğitimini almıştır. Okan Üniversitesi Öğretim Görevlisi, Wellbeing Derneği Yönetim Kurulu Üyesidir. Aldığı diğer eğitimler arasında: Deepak Chopra Ayurvedik Yoga ve meditasyon Terapisti Eğitimi, Wellbeing Uzmanlığı Eğitimi (Ebru Şinik), Biruni Ü.Aromaterapi ve Fitoterapi Eğitimi, Bach Çiçekleri Terapisi (Güner Yaman), Biointegratif Nefes Terapistliği Eğitimi (Dr.Ömer Önder), Fonksiyonel Yaşam Sağlık Koçluğu Eğitimi (Mehmet Mahir Atasoy), Burnell 3. Age Woman Enstitüsü Eğitimi, Well-Aging Beslenme koçluğu Eğitimi (Prf Dr Pelin Arıbal), Neurocoaching ICF onaylı Koçluk Eğitimi (Sinan Canan) ve Mindfullness Stres Yönetimi (Prof Dr.Zümra Atalay) yer almaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale