X

Dengeye dönüş: Bir dönüşüm ve adanmışlık serüveni

Dengeye dönüş, benim en önemli yolculuğum. Çok uzun zaman önce çıktım bu yola. Ne ara kaybettik fabrika ayarlarımızı, bedenimizle temasımızı, öz şefkatimizi diye sorgularken, kendi evimde olmadığımı fark ettim. Bazı durumların, özelliklerimizin bir gün “teşekkür etmekle” bitebileceğini bilemiyoruz ki… Teşekkür ederek başladığım süreç yerini başka bir sürece bıraktı. Hayatımda bakış açımı değiştiren farklı kavramlar yer almaya başlıyor ve bu yolculuğun adı “adanmışlık” oluyor.

Pilates ile yaptığım bu yolculuk sırasında, beden ile ilgili çeşitli meraklarım olmaya başladı. Özellikle bedenin içini merak ettiğim dönemlerde, sürekli sorularım oluyordu. “Ne? Nasıl? Neden bu şekilde?” derken kavramlar ve sorular başka döngülerin içine doğru kıvrılmama neden oldu. Su yolunu bulup akmaya başlamıştı.

Ben de bu yolculuğuma “Dengeye Dönüş”, kullandığım metoda ise “İyileştirici ve Dönüştürücü Egzersizler” adını verdim. Benim için muhteşem bir dönüşüm ve adanmışlık süreci başladı. Peki, bedene yapılmış bir yolculuk, kendini adama süreci nasıl oluyordu? Tabii ki “Evde Olmak” ile, yani bedende olmak ile.

Önce sorumluluk almayı öğrenmeye başladım ve o sorumluluğu sonuna kadar eksiksiz, ihmal etmeden, ertelemeden, en büyük özeni ve gayreti göstererek yerine getireceğime dair kendime söz verdim. Neresi benim güvenli alanım değilse orası ile çalışmaya başladım.

Ama tabii ki bu kendini adamayı, kendinden ve yaşamından vazgeçmek olarak anlamamak gerekiyor. Tam tersine, kendinin ve yaşamının sorumluluğunu üstlenebilecek güçte, olgunlukta olmak ve hissetmek.

Sorumlulukların farkına varmak değerli, kendi hayat sorumluluğumuzu alabildiğimizi söylemek ve kendimize hissettirmek ise dönüşümlerin en değerlisi. Yaşam bize birçok alanda sorumluluk verdiğine göre adanmışlığın tek bir alanda olmayacağı ortaya çıkıyor. Bir işe girdiğimizde onu elimizden gelen en iyi şekilde yapacağımızı taahhüt etmiş oluruz.

Yani adanmışlık; işleyen bir mekanizmanın işlev gören parçası olmak gibi. Dünya gerçekliğinde, kendimize seçmiş olduğumuz işler üzerindeki yetkinliğimiz oranında başarı gelmekte. Başarıyı sürekli hale getirmemiz de bütünü görmemizle mümkün oluyor. Bunu açacak olursak; başarının sadece kendimize mal edilmemesi gereğinin bilinmesi diyebiliriz. Yani bu benim değil, hepimizin süreci! Birbirinin içine geçmiş zincirler gibi…

Hepimiz dünya üzerine aynı koşullar içine, farklı bedenler üzerinde, farklı yeteneklerle gelmiş durumdayız. Yeteneklerimizin farkına vararak bütünlüğe, yani birbirimize olan hizmetimiz devam etmeli. Yeteneklerimizi, bütüne hizmetin farkındalığı ile yola çıkmış diğer kişilerin yetkinlikleriyle birleştirerek, amacımıza olan hizmetin işlemesini sağlayabiliriz.

Bunun da yaptığımız işi sevmekle, sevgiyle ve adanmışlıkla olacağına inanıyorum.

Birlikte çıkacağımız yolculuk 4 hafta! Sen de merak ediyorsan, fatmanurbilgin@gmail.com mail atabilirsin, ya da benimle ile ilgili daha fazla bilgi için Instagram’danfatmanurbilgin@gmail.com mail atabilirsin, ya da benimle ile ilgili daha fazla bilgi için Instagram’ da bakabilirsin.

İlginizi çekebilir: Sağlıklı yaşamanın incelikleri: Beden, zihin ve ruh arasındaki iletişimin farkında mısınız?

Fatma Nur Bilgin: Fatma Nur Bilgin, beden rehabilitasyonunu kişisel dönüşümün adımı olarak görüyor ve bir bütün olarak beden-zihin-ruh dengesini hedefliyor. Beden rehabilitasyonunda Pilates, Dorn-Breuss terapisi ve KranyoSakral terapi tekniklerini kullanıyor ve 2007'den beri bu alanda aktif olarak çalışıyor. Kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu rehabilitasyonu olarak ele aldığı Pilatesi hamilelerden engellilere, spor ve dans sakatlanmalarından çocuklara geniş bir yelpazede geliştirdiği İyileştirici ve Dönüştürücü Egzersiz Metodu®'nun temeli olarak uyguluyor. Bireysel seanslarında Bilinçaltı blokajlarının çözülmesinde Regresyon Terapisi pratiklerini, travmalar sonucu sinir sisteminde biriken gerilimlerin çözülmesinde Somatik Deneyimleme pratiklerini kullanıyor. Ayrıca Dengeye Dönüş® adında grup çalışmaları düzenlemektedir. Eğitim fakültesi mezunudur. Pek çok sosyal sorumluluk projesinde aktif rol almaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale