X

Delphi tekniği: Gürültüyü azaltıp bilgeliği ortaya çıkarın

Bir toplantıda veya arkadaş grubunda önemli bir karar alınırken en doğru fikrin hangisi olduğunu hiç düşündünüz mü? Genellikle sesi en çok çıkanın, en baskın karakterin ya da hiyerarşik olarak en üstte olanın önerisi kabul görür. Peki ya en parlak çözüm, en sessiz kişiden veya en az dikkate alınandan geliyorsa?

Delphi tekniği nedir?

1950’lerde, geleceğe yönelik stratejik tahminler yapmak amacıyla RAND Corporation tarafından geliştirilen Delphi Tekniği, temel olarak bireysel önyargıları, grup baskısını ve statü farkını ortadan kaldırarak bir grup uzmanın ortak bilgeliğine ulaşmayı hedefler. Amaç, en yüksek sese değil, en mantıklı ve üzerinde en çok uzlaşılan fikre ulaşmaktır.

Süreç nasıl işler?

Tekniğin gücü, basit ve yapılandırılmış adımlarında yatar:

1. Anonim Fikir Toplama: Bir moderatör, belirlenen konu hakkında katılımcılardan (genellikle uzmanlardan) anonim olarak görüşlerini veya tahminlerini toplar. Görüşlerin anonim olması, herkesin kendini baskı altında hissetmeden ifade etmesine olanak tanır.

2. Özetleme ve Geri Bildirim: Moderatör, gelen tüm görüşleri tarafsız bir şekilde özetleyerek bir rapor haline getirir ve bu raporu tüm katılımcılarla paylaşır. Bu raporda, farklı argümanlar ve fikirlerin dağılımı yer alır.

3. Yeniden Değerlendirme: Katılımcılar, diğerlerinin argümanlarını ve genel eğilimi gördükten  onra kendi ilk görüşlerini yeniden gözden geçirirler. Fikirlerini değiştirebilir, geliştirebilir veya kendi argümanlarını daha güçlü bir şekilde savunabilirler.

4. Yakınsama ve Fikir Birliği: Bu süreç 2-3 tur tekrarlandığında, uç ve zayıf fikirler elenir, argümanlar olgunlaşır ve grubun görüşleri yavaş yavaş ortak bir noktaya doğru yakınsar. Sonunda, üzerinde geniş bir mutabakat sağlanmış bir karara varılır.

Delphi tekniği sadece uzmanlar için değil: Günlük hayattan örnekler

Bu teknik kulağa akademik gelse de prensipleri hayatın her alanında kullanılabilir:

  • Tatil Yeri Seçimi: Arkadaş grubunuzla tatile çıkmak istiyorsunuz ama bir türlü karar veremiyorsunuz.Gruptaki her bir kişi, aklındaki üç tatil yeri önerisini kimliği belli olmayacak şekilde bir kağıda not edip kutunun içine bırakır. İlk turda ortaya çıkan seçenekler listelenir. Herkes bu listeyi gördükten sonra, ikinci turda en çok istediği tek seçeneği yine anonim olarak yazar. Bu yöntem, “benim dediğim olsun” çekişmesini bitirir ve grubun ortak arzusunu ortaya çıkarır.
  • Proje İçin Tarih Belirleme: Farklı departmanlardan kişilerin katılması gereken bir toplantı planlanıyor. Herkese bir anket gönderilerek uygun oldukları zaman dilimlerini işaretlemeleri istenir. Sonuçlar derlendiğinde, kimsenin programının diğerinden “daha önemli” olduğu algısı yaratılmadan, en fazla kesişimin olduğu zaman dilimi kolayca bulunur.

Kendi hayatınızda nasıl uygularsınız?

  • Anonimliği Kullanın: Basit kararlarda bile (örneğin bir film seçerken) herkesin tercihini bir kağıda yazıp aynı anda açması, birbirini etkileme olasılığını azaltır.
  • Kararları Turlara Bölün: Tek seferde karar vermek yerine, ilk turda fikirleri toplayın, ikinci turda bu fikirler üzerinden eleme yapın. Bu, insanların düşünmek ve adapte olmak için zaman bulmasını sağlar.
  • Tarafsız Bir Aracı Belirleyin: Fikirleri toplayıp özetleyecek kişinin, süreci kendi istediği yöne çekmeyecek tarafsız biri olmasına özen gösterin.

Sonuç: En bilge sese ulaşmak

Delphi tekniği kararlarımızda egoyu, baskıyı ve gürültüyü bir kenara bırakıp ortak akla güvenme felsefesidir. Bize, en doğru cevabın genellikle tek bir kişinin zihninde değil, grubun kolektif bilgeliğinde saklı olduğunu hatırlatır.

Kaynak: vikipedi.com

İlginizi çekebilir: Azalan getiriler üzerine bir düşünme yöntemi

Mustafa Direk: Merhaba, ben Mustafa. Şu anda İstanbul Üniversitesi Marka İletişimi bölümünde öğrenciyim. 10 yıllık eczane tecrübem sayesinde insanlarla iletişim kurma ve problem çözme becerilerimi geliştirdim. Ancak içimdeki merak, beni yeni alanlara yönlendirdi ve şu anda marka iletişimi alanında kendimi geliştiriyorum. Dijital içerik üretimi ve blog yazarlığı konusunda deneyimliyim ve içeriklerimle insanlara ilham vermeyi hedefliyorum. Kendini keşfetme ve farkındalık sürecine katkıda bulunacak yazılarımı takip edebilirsiniz. Bu yolculukta birlikte ilerlemek dileğiyle!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale