X

Değiştiremeyeceğiniz şeyler hakkında düşünmeyi nasıl bırakabilirsiniz?

Zihin bazen adeta bozuk bir plak gibi geçmiş bir anıda ya da belirsiz bir gelecek sorununda takılı kalır. Zihnin, kontrol edemediği şeyler üzerindeki bu ısrarlı düşüncesi çözümden ziyade mutsuzluk ve kaygı yaratır. Yanıtlanmamış bir mesaj, eski bir konuşma ya da belirsiz bir ilişki zihni haddinden fazla meşgul ederek bireyin enerjisinden çalabilir. Psikolojide “ruminasyon” veya “zihinsel geviş getirme” isimleriyle anılan bu durum, beynin kontrol edemediği bir olay ya da düşünce etrafındaki dönüp durma halini tanımlar. Bu döngü kısa vadede kişiye kontrolde olduğu hissi verse de aslında kaygı, yorgunluk, tükenmişlik gibi sayısız problemi tetikler. 

Üstelik uzun süre aynı düşünce etrafında döndükten sonra hiçbir şeyin değişmediğini görmek, insanda “boşuna çabalıyorum” algısı yaratır. Bu tür sonuca bağlanmamış ya da istendiği gibi bitmemiş fakat değiştirilemez olan durumlar, bireyin genel motivasyonunu düşürür. Bütün bunlarla birlikte, zihinsel enerjiyi sonuç vermeyen düşüncelerden uzaklaştırarak hayatı olumlu etkileyecek alanlara kaydıracak yöntemler de vardır.

Zihin neden aynı düşünce etrafında döner?

Bir düşünceye takılı kalmak, onu çözmek anlamına gelmez. Fakat bizim kolaylıkla ayırt ettiğimiz bu durum, bazen zihin için yeterince net değildir. Söz konusu geçmiş pişmanlıklar veya hayat belirsizlikleri olduğunda, zihin düşünceyi çözüm olarak algılar. Bu da aslında değiştirilemeyecek bir düşünceye tekrar tekrar dönmeye sebep olur. Oysa bu yorucu döngünün sonunda zihin herhangi bir sonuca da varamaz. Kişideki mükemmeliyetçilik baskısı ve kendini suçlama eğilimi, durumun şiddetini artırarak içinden çıkılması güç bir kısır döngü yaratır.

Ruminasyonun bir diğer yaygın sebebi ise kontrol hissidir. Çünkü insan, gerçek hayatta kontrol edemediği olaylar üzerine düşündüğünde onu istediği gibi eğip bükme, yerine alternatif senaryolar üretme şansına sahiptir. Bu da bir tür kontrol yanılsaması yaratarak sanki durumu etkileme gücünün kişide olduğunu düşündürür. Halbuki artık değiştirmenin mümkün olmadığı geçmiş olaylar veya henüz yaşanmamış gelecek ihtimalleri, kişinin kontrol alanının dışındadır. Bir şey üzerine uzun uzun düşünmek ise durumu düzeltmenin aksine zihinsel netliği ve karmaşayı artırarak hayat belirsizliklerini daha da şiddetlendirir.

Zihinsel döngüden çıkmaya yardımcı pratikler

Değiştirilemeyecek düşüncelere takılı kalma döngüsünden çıkmanın en gerçekçi adımı, odak değişimidir. Durumun farkına vararak odağı faydalı bir alana döndürmek beynin boş yere enerji tüketmesinin önüne geçer. Ancak bu esnada, zihni baskılayacak emirler vermemeye özen göstermek de gerekir. Bastırılan düşünceler beyinde depolanarak daha sonra daha güçlü şekilde geri dönme riski taşır. 

Eğer bir düşüncenin sizi ilerletmek yerine aynı yerde kalmaya zorladığını düşünüyorsanız, bu düşüncelerden arınmak için şu günlük pratikleri uygulayabilirsiniz:

1. Kontrol alanı tespiti

İlerlemeye engel olan düşünce döngüsünden çıkmanın en etkili yolu, eylemleri kontrol edilenler ve edilemeyenler olmak üzere ikiye ayırmaktır. Bu basit ayrımı yaparak zihinsel enerjinizi daha sağlıklı yönetebilirsiniz. Örneğin; geçmişte yaşanan bir olay kontrolünüz dışındadır ve bu alana zihinsel yatırım yapmak size bir şey kazandırmaz. Geçmişi kontrol edemeseniz de; olumsuz bir konuşmanın ardından konuşma biçiminizi, ilişki sınırlarınızı ya da tavrınızı kontrol edebilirsiniz. 

2. Kabullenme

Kabullenme sanki pes etmek gibi algılansa da zihnin döngüden çıkmasına yardımcı olan özgürleştirici bir adımdır. Kabullendiğiniz şey hoşunuza gitmese bile hayatın gerçeğidir ve bazı durumlarda yaşananları etkilemeniz mümkün değildir. Ancak deneyimin acı verici bir ızdıraba dönüşmemesi için bazen olayları tüm çıplaklığıyla kabul etmeniz gerekir. Böylece üzerinde kontrol sahibi olmadığınız durumların, yaşamınızı ve ruh halinizi düzenlemesine izin vermezsiniz. 

3. Bilişsel mesafe

Enerjiden çalan düşüncelerden uzaklaşmak ve kişisel hitap şekli arası yakın ilişki vardır. Kötü sonuçlanan bir olay sonunda kendinize başarısız olduğunuzu söylerseniz, gerçekten başarısız olduğunuza inanır ve öz benliğinizi zedelersiniz. Bunun yerine daha olumlu bir cümle kurmak ve örneğin; “şu an başarısız olduğuma dair düşünceye sahibim ama aslında olaylar istediğim gibi gitmedi” demeye çalışın. Bu basit dil değişimi, zihinde çok daha olumlu bir süreç başlatır ve bir anda yoğunlaşan kötü bulutları dağıtır.

4. Endişelenme limiti

Zihinsel odağı değiştirmek için bazen zihindeki olumsuz düşüncelerin açığa çıkarılması gerekir. Buna en yardımcı pratiklerden biri yazıya dökmektir. Ayrıca nefes çalışması, yoga akışı ve kısa yürüyüş gibi bedensel egzersizler de bu düşüncelerin dışarı atılmasına yardımcı olur. Zihninizdeki sorunla yüzleşmek ve gerçekleri görünür kılmak için kendinize endişelenme limiti belirleyin. Günde 10-15 dakika uygulayacağınız bu basit pratikler esnasında düşüncenin akmasına izin verin. Bu sayede sizi kısıtlayan düşünceleri kolayca serbest bırakabilir ve yerine olumlu olanları getirebilirsiniz.

Kaynak: psychologytoday, verywellmind

İlginizi çekebilir: Kontrol etme arzumuz

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale