X

Değişim bir günde olmuyor: Hayatın ritmine ayak uydurmaya hazır mısın?

Geçen gün sabırsızlıkla yemek yaptığımız bir anın içindeki dersi görme şansı yakaladım, bugün de ondan ve bendeki yansımalarından bahsetmeyi istedim. Hızlıca pişirmeye çalıştığımız tencereyi en büyük ocağa, en yüksek ateşe koyduk, sanki tek etkenler onlarmış gibi. Oysa o yemeğin içindeki yağın yayılmaya, sebzelerin suyunu önce salıp sonra çekmeye ve tüm tatların birbiriyle karışması için bir sürece ihtiyaçları var. Kendi kontrolümüzde olan etmenleri harlayarak istediğimiz sonuca ulaşamadığımızı hatırladım tekrar; her şeyin kendine özgü ritmine saygı duymamız gerektiğini.

Hayat da böyle akıyor. Biz o ritmin farkındaysak, üzerimize düşeni gerçekleştirip sonrasını bırakırsak her şey yerli yerine oturuyor, tadı o zaman geliyor. Bir yerden terfi bekliyorsan da, bir dileğinin gerçek olması için gün sayıyorsan da… Ritme ayak uydurdukça uyumu yakalıyoruz; dirençler, isyanlar ve sorgulamalar sessizleşiyor. Yok “ben üstüme düşeni yaptım neden hala olmuyor” diye ayak diretiyorsak, hayat hiç üslubunu bozmuyor bildiği hızda dönüşmeye devam ediyor. Bizse yıpranabiliyoruz.

O yüzden bugün değişimin bir günde olmadığını, büyülü ve büyük bir an’ı beklemenin mevcut bakış açımızı yanıltabileceğini hatırlatmak istedim. Hepimiz şu anki yaşımıza günbegün geldik, geçen ekimde tohuma kaçan kabaklar şimdi tekrar filizleniyorlar. Her an diğerinin ardına ekleniyor, zaman oluşuyor, bu zamanın içinde biz evriliyoruz, hayatımız da dönüşüyor. O yüzden çok ısı, çok güneş, çok su ne bir tohumu büyütüyor ne de bir yemeğin tadını olduruyor.

Şimdi hayatının ritmine baksan aceleyle sabırsızlıkla dolduğun veya boşvermişlikle biraz saldığın yerleri fark edebilir misin? Senin tepkilerinden tamamen özgür bir akışın olduğunu ve sana dokunduğunu fark ettiğinde nasıl hissediyorsun benimle paylaşmak ister misin? Farkındalık bazen bir blog yazısında, bazen mutfaktaki bir yemekte, bir sokak hayvanında… kalbimize dokunuyorsa, paylaşıyorsak ne mutlu.

Seza Aslanbaş: ODTÜ Siyaset Bilimi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olduktan sonra 7 yıl kurumsal şirketlerde satış planlama ve pazarlama departmanlarında çalıştım. 2013 yılında dışarıdan her şey güzel görünürken sıkışmış hissettiğim ve hayatıma anlam aradığım zamanlarda meditasyonla tanıştım. Bireysel dönüşümüme katkısını gördükten sonra bu bilgileri daha çok öğrenmek, aktarmak ve paylaşmak için Türkiye ve Hindistan’da farklı hocalarla çalıştım ve hala çalışmaya devam ediyorum. 2016'dan beri zihnen bildiklerimizi kalpten hatırlamak niyetiyle meditasyon temelli bireysel seanslar, atölyeler ve grup çalışmaları yapıyorum. Aldığım farklı eğitimlerle kendi yolculuğumda bana iyi gelenleri birleştirerek bazen paylaşımlarla bazen hareketle bazen de sessizlikle farkındalığımızı destekleyecek alanlar sunuyorum. Online ve yüzyüze yaptığım çalışmalar hakkında bilgi almak ya da sadece tanışalım istersen bana seza.aslanbas instagram hesabımdan veya sezaaslanbas@gmail.com'dan bir merhaba diyebilirsin. Çokça sevgiler.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale