X

Darma (Dharma) Yasası nedir, kendi yolumuzu bulmamızı nasıl sağlar?

Evrenin kuralları olarak tanımlanan ve keşke doğarken elimize yazılı olarak tutuşturulsaydı diyebileceğimiz “Spiritüel Yasalar”, yaşamımızı daha anlamlı kılmak, içimizdeki gücün farkına varmak ve istediklerimizi elde edebilmek için bize rehberlik ediyor. Nerede ve ne zaman ortaya çıktıkları kesin olarak belli olmamakla birlikte insanlığın var olmasından bu yana, eski toplumsal inanışları, farklı kültürleri, dinsel kökenleri yorumlamış, geçmişten günümüze birçok kaynakta yer almayı başarmış bu yasalar 7 başlıkta toplanıyor: İçsel Güç Yasası, Alma-Verme Yasası, Sebep-Sonuç Yasası (Karma), En Az Çaba Yasası, Niyet ve Arzu Yasası, Zihinsel Bağımsızlık Yasası, Hayatın Amacı Yasası (Darma).

Alternatif tıp doktoru ve yazar Deepak Chopra Başarının 7 Spiritüel Yasası isimli kitabında yukarıda bahsettiğimiz yedi yasayı da detaylı bir şekilde ele alıyor ve hayatta başarılı olmak için bu yasaları nasıl kullanmamız gerektiğini anlatıyor. Yedi yasayı da merak edenler için oldukça başarılı anlatımıyla kesinlikle okunması gereken bu kitapta Chopra, “başarı” için tanımladığı bu yasaların aslında “yaşamın” yasaları olarak da anlatılabileceğini vurguluyor; çünkü başarıyı “yaşama” başarısı olarak açıklıyor. Fakat, biz bu yazımızda, birçoğunu yakından tanıdığımız veya günlük yaşantımızdaki etkilerini kolayca fark edebildiğimiz bu yedi yasanın tamamına değil; yasalardan 7.si olan Darma (Dharma) üzerine odaklanacağız.

Dr. Chopra ile hemfikirim. Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsak öncelikle kendimizden başlamamız gerekir. Bu da evrenin ana yasalarını bilmekle başlar.
–The Dalai Lama

Darma (Dharma) Yasası nedir?

Darma, Sanskritçe “hayatın amacı” anlamına gelir, bu nedenle Darma YasasıHayatın Amacı Yasası” olarak da bilinir. Kendimize sürekli sorduğumuz ve cevap veremeyince paniğe kapıldığımız “Benim amacım ne, bu hayatı neden yaşıyorum?” sorularına odaklanır.

Önce sınavlara çalışmaya başlarız, sonra güzel bir okulu kazanmayı hedefleriz; okul bitsin, işe başlayalım deriz; daha sonra hayatımızı bir düzene sokmayı; “yerleşik hayata geçmeyi” planlarız, evimizi tutarız, her sabah işe gideriz, biraz para kazanıp belki gezeriz ve yolun az ilerisinde “Ee ben şimdi ne yapacağım?” diyerek kendimizle baş başa kalırız.

Darma Yasası, biz bu soruları sorarken devreye giriyor ve amacımızı bize hatırlatıyor: Hepimiz, spiritüel benliğimizi keşfetmek, kendi yolumuzu bulmak için buradayız. Peki ama nasıl? Darma, bize varoluş sebebimizi göstererek kendi yolumuzda kendimiz ve diğer herkes, her şey için burada bulunmamız gerektiğini öğütlüyor.

Birçoğumuzun çalışmalarını yakından takip ettiği, yoga ve meditasyon pratikleri sunan Çetin Çetintaş, Darma’yı anlattığı bir konuşmasında kişinin kendi darmasını alt kümelere ayırıyor ve kişisel darma, ailesel darma, toplumsal darma ve evrensel darma olarak sınıflandırıyor:

Kişisel darma: Özümüze dönmek için bulacağımız ve ilerleyeceğimiz yol,

Ailesel darma: Bulunduğumuz ailedeki gerçekleştirmemiz gereken roller,

Toplumsal darma: Yaşadığımız topluma olan hizmetimiz,

Evrensel darma: Tüm evrene farkında olarak veya olmayarak sağladığımız katkıların darmamızın içinde yer aldığını vurguluyor.

Darma Yasası’nın uygulanışı

Darma Yasası, bir amacı gerçekleştirmek için fiziksel bir bedende var olmamız gerektiğini ama fiziksel bedenin içindeyken de spiritüel benliğimizi yani özümüzü bulmamız gerektiğini hatırlatıyor. Bu yasa, kendi Darma’mızı yani hayat amacımızı bulduğumuzda ise bütünsel iyilik için bütün potansiyelimizi ortaya koymamız gerektiğini öğütlüyor.

Dharma Yasası’ndan en iyi şekilde faydalanabilmek için kendimize aşağıdaki üç unsuru sık sık hatırlatmamız gerekiyor:

  1. “Spiritüel çalışmalarla egonun ötesindeki yüksek benliğimi arayacağım.”
  2. “Eşsiz yeteneklerimi keşfedeceğim ve eşsiz yeteneklerimi bulduğumda hayatın keyfine varmaya başlayacağım, çünkü bu keyif süreci ancak edebi bir farkındalığa girdiğimde gerçekleşecektir. Böylece sonsuz mutluluk halini yaşayabileceğim.”
  3. İnsanlığa nasıl hizmet edebilirim? diye kendime soracağım ve cevabını uygulamaya koyacağım. Eşsiz yeteneklerimi diğer insanların ihtiyaçlarını karşılamak için kullanacağım. Yardım ve hizmet için onların ihtiyaçlarıyla benim arzularımı eşleştireceğim.”

Bu üç önemli adıma kendinizi tüm benliğinizle adadıktan ve “Eşsiz yeteneklerimi kullanarak herkese nasıl bir fayda sağlayabilirim?” diye kendinize sorduktan sonra gerçek yolunuzu; yani darmanızı bulmuşsunuz demektir. Bu noktadan sonra siz evren için üzerinize düşen görevi yerine getirmeye başlarken evrendeki her şey de sizin faydanıza hizmet etmeye başlayacak.

Hayatınızda bütün taşların yerine oturmasını ve akışta kalmayı başarmayı mı istiyorsunuz öyleyse darmanıza dönün. Kendi yolunuzu çizin, hem kendiniz hem de evrendeki her şey için en iyisini yapmaya gayret edin. Kendi darmanızı gerçekleştirmeye başladığınızda evrendeki her şeyin ve herkesin sizinle uyumlu hareket ettiğini fark edeceksiniz; sizin evrene hizmet ettiğiniz gibi evren de sizin isteklerinizi gerçekleştirmek için hizmet edecek.

Yüksek benliğinizi bulmak için kendinize yönelteceğiniz soruların yanı sıra özünüzü keşif için içsel yolculuğa çıkabilirsiniz. Meditasyon teknikleri ve farkındalık çalışmaları ile kendinizi sorgulayabilir; duygu ve düşüncelerinizi net bir şekilde tartabilmek için yazıya aktarabilir ve spiritüel egzersizler ile yaşam amacınıza ulaşmak için kendinizi motive edebilirsiniz. Aynı zamanda Darma ile birçok yönden benzerlik gösteren farklı inanışları da değerlendirebilirsiniz.

Japonca “varlık nedeni” anlamına gelen Ikigai, tıpkı Dharma gibi, hayatı değerli kılan, sabahları uyanma sebebimiz olan, kısaca “uğruna yaşadığımız şey”i bulmamız gerektiğini vurgular. Darma gibi Ikigai de kişiseldir ve içsel benliği yansıtır. Batı kültürlerinde yer alan “yaşamın amacı” düşüncesi de bize kendimizi bulmamızı öğütler. Felsefe denilince akla gelen ilk isimlerden biri olan Aristo‘ya göre de hayatın nihai amacı “iyi olmak“tır. Tüm bu inanışların temelinde kendi yolumuzu bulmak ve evren için iyi bir şeyler yapmak yatıyor. Size hangi inanışın yardımcı olabileceğini düşünüyorsanız onun üzerine yoğunlaşmayı seçebilirsiniz. İzleyeceğiniz yol ne olursa olsun yaşadığınızın her günün değerini bilerek ve insanlığa fayda sağlayan işler yaparak daha anlamlı bir yaşam sürdürebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Başarının yedi spiritüel yasası: Yedinci yasa “hayatın amacı”

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale