X

Daha mutlu bir kış için Norveçlilerin beslenme sırlarını keşfedin

Sonbaharın bitip kışın yaklaşmakta olduğu bugünlerde, pek çoğumuz kışa henüz hazır hissetmemekle birlikte, kışı nasıl daha iyi geçireceğimizi düşünüyoruz. Kış mevsimini daha mutlu geçirmek adına geçtiğimiz günlerde “Uzun ve sert kışlardan bile keyif almak için Norveçlilerin sırrına kulak verin” isimli bir yazı yayınlamış; Kuzey yarım kürede yer alan ve Kasım sonundan Ocak başına kadar güneşin en fazla ufuk çizgisine kadar çıktığı Norveç’in, kışı sağlıklı ve mutlu geçiren halkının mutluluk yöntemlerini sizlerle paylaşmıştık.

Yapılan araştırmaya göre mevsimsel depresyon oranının hava koşullarıyla kıyaslandığında beklenenin çok altında olduğu Norveç halkı, mutlu kalabilmek için işe kış mevsimine olan yaklaşımlarını değiştirmekle başlıyor. Norveçlilerin kışı keyifli geçirebilmesinin yolu, mutlu olmaya odaklanmaları ve kendilerine özen göstermelerinden geçiyor. “Kötü hava yoktur, kötü kıyafet vardır” sözünü özellikle kış aylarında akıllarından çıkarmayan Norveçliler; iyi giyinmenin yanı sıra sağlıklı beslenmeyi de ihmal etmiyor.

Sağlıklı beslenmenin mutluluk üzerindeki etkisi

Beslenme düzenimiz genel ruh halimiz ve mutluluğumuz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Dengeli beslenmek vücudumuzun ihtiyacı olan tüm besinleri almamızı sağlamanın yanı sıra, sağlığımızı korumamıza da yardımcı olarak enerjimizi ve modumuzu yükseltiyor. Özellikle yemekten keyif aldığımız yiyecekler modumuzu yükseltmek konusunda etkili olurken; belirli vitamin ve minerallerin yetersiz tüketilmesi halsiz ve depresif hissetmemize, omega 3’ün yetersiz tüketimi ise depresyon ve anksiyeteye neden olabiliyor. Enerji düşüklüğü ise genel ruh halimiz üzerinde olumsuz bir etki yapıyor. Özellikle güneşi daha az gördüğümüz kış aylarında, vücut doğal enerji kaynaklarından birinden yeterince yararlanamadığından; yediğimiz besinler mutluluk açısından büyük önem taşıyor.

Sağlıklı beslenmek vücudumuzun formda kalmasına, yaşlanmanın etkilerini azaltmaya, stresi düşürmeye yardımcı oluyor. Her ne kadar keyif veren, yağlı ve şekerli gıdalar modumuz üzerinde ani bir yükseltici etkisi yapıyor olsa da, sağlıklı beslenmek uzun vadede mutluluğumuzu kalıcı olarak daha yüksek bir seviyeye taşıyor. Hastalıkları Kontrol Altına Alma ve Önlenme Merkezi’ne göre vücudumuz sağlık için A, B6, B12, D, E ve K vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum, demir, folik asit, kromyum, selenyum, magnezyım ve çinkoya ihtiyaç duyuyor. Çoklu doymamış, tekli doymamış yağ asitlerinin yanı sıra kompleks karbonhidrat ve proteinler, sebze ve meyveler de vücudun sağlıklı kalmasını sağlıyor.

Psikolog Dr. Helen Handy tarafından yapılan ve birkaç gün içerisinde tükettiğimiz besinlerin modumuz üzerindeki etkisini inceleyen bir araştırmaya göre her gün artan seviyede kalori almak yalnızca iki gün modumuz üzerinde negatif bir etkiye sahip olurken; benzer başka bir araştırmaPsikolog Dr. Helen Handy tarafından yapılan ve birkaç gün içerisinde tükettiğimiz besinlerin modumuz üzerindeki etkisini inceleyen bir araştırmaya göre her gün artan seviyede kalori almak yalnızca iki gün modumuz üzerinde negatif bir etkiye sahip olurken; bir gün içerisinde yalnızca sebze ile beslenen kadın ve erkeklerin ertesi gün daha iyi hissettiğinin altını çiziyor.

Norveç’ten gelen besin ve mutluluk kaynağı: Norveç somonu

Tüm dünyada ünlü olan Norveç somonu, Norveçlilerin sağlıklı kalmasının en önemli sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Norveç’in soğuk ve berrak sularında yetiştirildikten sonra, Japonya’dan İtalya’ya günde yaklaşık 14 milyon öğünde tüketilen somon, Norveçlilerin yanı sıra dünyanın farklı köşelerine de sağlık dağıtıyor. Kuzeyin soğuk sularında daha yavaş gelişen, daya büyük boyutlara ulaşan ve sağlıklı doymamış yağ asitleri bakımından oldukça zengin olan kuzey balıkları ve somonu; yoğun protein, omega 3, B12, A ve D vitamini içerikleriyle de adeta bir sağlık deposu olmayı başarıyor.

Norveç’in tüm somon çiftliklerinde yapılan denetim ve analizler balıkların sağlığını ve doğayı koruduğu gibi birinci sınıf kalitede deniz ürünü yetiştirilmesini de sağlıyor. Bu yüzden Norveç’in uyguladığı sürdürülebilir su ürünleri yetiştirme modeli dünya çapında bilinen bir üne sahip ve Norveç somonu dünyanın en sağlıklı yiyeceklerinden olma statüsünü koruyor.

İdeal tüketimi haftada 2 ya da 3 olarak uzmanlar tarafından önerilen somon balığı, omega 3 deposu olması sayesinde modu yükseltmenin ve hafızayı güçlendirmenin en iyi yollarından biri. İçeriğindeki doymamış yağ asitleri, protein, omega 3, B12, A ve D vitaminleri ile kalp sağlığı, cilt güzelliği, beyin, hafıza, göz ve kemik sağlığına katkıları bulunan somon; sağlığınızı korumanıza, iyi hissetmenize ve dolayısıyla daha mutlu olmanıza yardımcı oluyor.

Kış mevsimini daha mutlu geçirmek adına sağlıklı beslenme önerilerinin yer aldığı bu içerik, Norge Deniz Ürünleri katkılarıyla hazırlanmıştır.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale