X

Daha huzurlu sabahlar için: Uykuya dalmadan önce niyetlerinizi nasıl dillendirmelisiniz?

Sabah kalktığınızda kendinizi mutsuz hissediyor, yataktan çıkmak istemiyorsanız, akşam uykuya dalmadan önce burundan nefes alıp, ağızdan yavaşça verdiğiniz nefes egzersizini yapmalısınız. Bu egzersiz, kontrol etmekte zorlandığınız duygularınızdan arınmanızı sağlar. Bedeninizin ve ruhunuzun dinginleştiğini, sakinleştiğini hissettiğinizde derin bir nefes alıp, 5 saniye nefesinizi tutup niyet cümlelerinizi ifade edebilirsiniz. Kendinizi düzgün, net, anlaşılır istek cümleleri ile ifade etmelisiniz. Söylediğiniz cümlelerin, kullandığınız kelimelerin farkında olmalısınız. Niyetleriniz, duyan herkesin kolaylıkla anlayabileceği içerikte olmalıdır. Cümlelerinizi, niyetiniz şu an gerçekleşiyor gibi formüle etmelisiniz; “Çok sağlıklıyım” gibi…

Uykuya geçmeden önce yapacağınız bu çalışmada nefes alma sürecinde enerji alanınız dinginleşir ve rahatlar. Sonrasında söyleyeceğiniz telkin ya da niyet cümlelerine açık hale gelirsiniz. Nefes çalışması yapmanız, niyetinizde itiraz eden taraflarınızı, inançlarınızı etkisiz hale getirdiği için çok önemlidir.

Sabah niyet ettiğiniz durumlarla ilgili gördüğünüz rüyaları mutlaka not etmeli, rüyada gördüğünüz sembollerin anlamları üzerinde düşünmelisiniz.

Bir niyeti birkaç gece yaptıktan sonra, başka bir niyete geçebilirsiniz. Birkaç tane niyet varsa sırayla yapmamız daha uygundur, aynı anda söylemek rüyalarımızı çözmemizde zorlanmamıza neden olabilir. Sabah uyandığımızda rüyamızı tüm detaylarıyla hatırlamasak bile hissettiğimiz duygular, o niyetle ilgili bize hizmet eden bir seçimde olduğumuzu anlatır. Gördüğümüz sayılar ve renkler niyetimizle ilgili bilgiler verebilir. Bir rengin bizim hayatımızda farklı bir anlamı yok ise daha önceki yazılarımdan rüyalarda görülen renklerle ilgili bilgilerden faydalanabilirsiniz. Eğer sizin için bir sayının, rengin farklı bir anlamı var ise, öncelikli olan onu değerlendirmektir.

Rüyanız senaryo şeklinde olabilir. Orada dikkatinizi çeken sembolleri, gördüğünüz kişi isimlerini, hayvanları, rakamları, renkleri, yönünüz var ise yönünüzü yazmak yeterli olacaktır. Bugüne kadar paylaştığım yazılarda, tüm sembollerden kısaca bahsetmiştik. Yön de bunlardan biri… Bizim bir insan, hayvan ya da sembole karşı yönümüz varsa, örneğin “kedi benim sağımdaydı” ya da “ben kedinin sağındaydım” gibi, yönü de rüyanın sembolüne dahil etmek gerekmektedir. Rüyada görülen sağ taraf babayı, eril enerjiyi; sol taraf anneyi, dişil enerjiyi anlatır. Bir sonraki yazımda yönlerle ilgili daha detaylı bilgi paylaşacağım.

Farkındalığı bol rüyalar diliyorum. Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda destek almak isterseniz nefesleterapi@hotmail.com mail adresinden detaylı bilgi alabilir, Instagramnefesleterapi@hotmail.com  ve Facebook hesaplarını takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Kararsızlık yaşıyorsanız çözüm rüyanızda: “Ne istediğimi görüyor, duyuyor, hissediyorum.”

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale