X

Covid-19 sürecinde psikolojik sağlığımızı koruma yöntemleri

Kendinizi, tüm dünya olarak içinden geçtiğimiz bu Corona virüs günlerinde nasıl hissediyorsunuz? Gün içinde baskın olan duygunuz ne? Eğer Corona virüs sürecinin psikolojinizi olumsuz etkilediğini düşünüyorsanız yazımızı okumaya devam edin, belki size verdiğim bu öneriler kendinizi daha iyi hissetmenize yol açabilir.

Enerjinizi verimli harcayın

Sizce bugünlerde enerjinizi verimli bir şekilde mi kullanıyorsunuz? Yoksa onu gereksiz şeyler için çarçur mu ediyorsunuz? Burada hem fiziksel hem de zihinsel enerjimizden bahsediyorum. Zihnimizi başıboş bir şekilde bıraktığımızda, onun tıpkı bir maymun gibi daldan dala atlayan bir yapıya sahip olduğundan daha önce birçok kere bahsetmiştim. İşte bu “maymun zihnin” kendimize daha dikkatli bakmamız gereken bu günlerde, enerjimizi çalmasına izin vermeyelim.

Eğer sizi sinir eden insanlar sürekli zihninizi meşgul ediyorlarsa, onlarla zihninizin içinden kavga ediyorsanız maymun zihniniz yüzünden enerjinizi boş yere harcıyorsunuz demektir. Yine sosyal medyayı çok kullanıyorsanız, orada yazılan kötü yorumlar sizi rahatsız ediyorsa enerjinizi kötü kullanıyorsunuz demektir. Bu gereksiz aktivitelere harcayacağınız aynı zamanı zihninizi güzelliklerle besleyerek harcayabilirsiniz. Hem kendimizin hem de sevdiklerimizin sağlığı için endişelendiğimiz bugünlerde enerjimizi çok dikkatli bir şekilde harcayıp kendimizi korumamız lazım.

Nasıl mı? Zihninizin içinden insanlarla ettiğiniz kavgalara veda edin. Yine zihninizin içinden virüs hakkında kurguladığınız felaket senaryolarına bir son verip sık sık ana dönün. Sosyal medyayı çok az kullanın. Güzel kitaplar okuyun. İçinde şiddet olmayan filmler seyredin. Zihninize dinlenme molası vermek için meditasyon yapın. Haberleri o kadar çok izlemeyin. Değerli zamanınızı bir konu hakkında sizinle aynı fikirde olmayan insanları ikna etmek için harcamayın. Covid-19 hakkında felaket tellallığı yapan arkadaşlarınızla yaptığınız ve size iyi gelmeyen sohbetlerden vazgeçin.

Her gün şu soruyu sorun kendinize: Bugünü kendime güzel duygular yaşatarak mı geçireceğim, yoksa enerjimi kendimi kötü hissetmek için mi kullanacağım? Gelin gün içinde bazen boş şekilde harcadığımız enerjimizi hayallerimizi, hedeflerimizi gerçekleştirmek ve problemlerimize yaratıcı çözümler bulmak için harcayalım.

Korkularınızı beslemeyin

Daha önceki yazılarımda da sık sık belirttiğim gibi korku da dahil tüm duygularımız bize bir mesaj verirler. Korku, yerinde olduğunda bizi bir tehlikeye karşı korumaya yönelik bir duygudur. Covid-19 tehdidi karşısında korku duymamız son derece yerinde bir duygu. Ancak biz tüm günümüzü bu virüse karşı duyduğumuz korkuyu besleyerek geçiriyorsak alarm zilleri çalıyor demektir. Eğer gün içinde durmadan Covid-19 hakkında aslı astarı belli olmayan haberler okuyarak vakit geçiriyorsanız, bu davranışınızı durdurun. Bu virüs hakkındaki bilgilerinizi hem güvenilir kaynaklardan alın, hem de gün içinde bu konu hakkında bilgi edinme sürenize bir limit koyun. Örneğin günde sadece 30 dakikanızı virüs hakkındaki yeni gelişmelerden haberdar olmaya harcayın. Bu arada Covid-19’u iyileşerek atlatan hastaları da içeren umut dolu haberleri de takip etmeyi ihmal etmeyin.

Gerçekçi iyimserlik sergileyin

Denge hayattaki en önemli unsurlardan biridir. Hayatımızın her döneminde olduğu gibi, içinden geçtiğimiz bu süreçte de dengeli bir tavır sergilemeliyiz. Yani Covid-19’a karşı ne aşırı ve gerçekçi olmayan bir iyimserlik, ne de yine aşırı ve gerçekçi olmayan bir kötümserlik sergilemeliyiz. Burada devreye gerçekçi iyimserlik kavramı giriyor. Gerçekçi iyimserlik dünyaya pembe gözlüklerle bakmak yerine, dünyadaki negatifliğin de farkına varmak ama pozitifliğe odaklanmaktır. Gerçekçi iyimserlik sayesinde kişi, problemleri görmezden gelmek yerine, problemlerin varlığını kabul edip onları çözebilecek güçte olduğuna inanır. Yine gerçekçi iyimserliğe sahip bir insan çözüm odaklıyken, kötümser bir insan problem odaklıdır.

Gerçekçi iyimserlik kendine ve hayata inanmaktır. Bu dünyada hiçbir problemin kalıcı olmadığını bilmektir. Kötümserlik insanı güçsüz ve çaresiz hissettirirken, iyimserlik insana güç verir. Uzatılmış çaresizlik hissi kişiyi depresyona bile sürükleyebilir. Oysa araştırmaların da bize gösterdiği gibi gerçekçi iyimserliğe sahip insanların mutlu ve başarılı olma oranları kötümserlere ve aşırı derecede iyimser olanlara göre daha yüksektir.

Corona virüse karşı gerçekçi bir iyimserlik sergileyerek ruh sağlığımızı koruma altına alabiliriz. Formülümüz şu; bu virüse karşı tedbiri elden bırakmayacağız. Virüs hakkındaki felaket haberlerine kulak tıkayıp, bu konu hakkındaki bilgilerimizi Sağlık Bakanlığımız gibi güvenilir kaynaklardan alacağız, gün içinde hem bedensel hem de ruhsal sağlığımıza dikkat edeceğiz. Unutmayın kötümserlik de tıpkı bir virüs gibi bulaşıcıdır. Biz gerçekçi iyimserliği bulaştıranlardan olalım. Hepimize sağlıklı günler diliyorum.

Bu arada sizlere bir eğitim haberim var. WhatsApp ya da FaceTime üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail.com adresine yazabilirsiniz. 2020 yılını “Hayatı Güzelleştirme Yılı” ilan ettim. Hayatı güzelleştirmekle ilgili psikoloji egzersizler paylaştığım Instagram hesabım ise @ranakutvanrsolaker@gmail.com .

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

İlginizi çekebilir: Radikal kabullenme: Gerçeği görün ve onunla başa çıkmak için strateji geliştirin

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale