X

Çok fazla lif tükettiğinizi kanıtlayan işaretler

Her şeyde olduğu gibi lif tüketiminin fazlası da sağlığa zarar verebiliyor. Bu nedenle, çok fazla lif tüketildiği zaman hangi belirtilerin ortaya çıktığını anlamak büyük bir önem taşıyor. Bu yazımızda, aşırıya kaçan lif tüketiminin belirtilerini ve bu konuda yapabileceklerinizi sizler için kaleme aldık.

Çok fazla lif tüketiminin üç belirtisi

Son dönemlerde fibermaxxing isimli beslenme anlayışı bir trend haline geldi. Bu anlayış, günlük beslenme alışkanlığına daha fazla lif eklemeyi kapsıyor. Bu anlayışı benimseyen kişiler, her gün en az 25-35 gram lif almaya çalışıyor.

Uzmanlar fibermaxxing’i güvenli bir akım olarak tanımlıyor fakat bu trende ayak uydururken kademeli bir şekilde hareket etmek önem taşıyor. Bir başka deyişle, bu trend çok hızlı bir şekilde beslenme düzenine dahil edildiği zaman şişkinlik ve karın ağrısı gibi durumlar açığa çıkabiliyor. Bu durumlar, aynı zamanda çok fazla lif tüketiminin de habercisi oluyor. Şimdi, aşırı lif tüketiminin en önemli üç belirtisini sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Aniden gelen şişkinlik ve gaz hissi

Lif alımının artırılması, şişkinlik, karın ağrısı ve aşırı gazı beraberinde getirebiliyor. Normalden fazla miktarda lif tüketildiği zaman bağırsak bakterileri daha sıkı çalışmaya başlıyor ve bu durum sonucunda da şişkinlik, ağrı ve krampa neden olan gazın üretimi destekleniyor.

Yeteri kadar su tüketmezseniz ve beslenme düzeninizdeki lif miktarını birden artırırsanız bu belirtiyle karşılaşma ihtimaliniz artabilir. Bu yüzden, her gün yaklaşık iki litre su tüketmeye özen göstermelisiniz. Su, lifin sindirilmesine ve bağırsaktan rahatça geçmesine yardımcı oluyor. Lif artışına yetecek kadar su tüketmezseniz kabızlıkla da karşılaşabilirsiniz.

Uzmanlar, yetişkinler için her gün yaklaşık 30 gram lif tüketimi öneriyor. Eğer bu değerin altında kalıyorsanız yavaş yavaş lifli gıdaları beslenme düzeninize dahil etmenizi öneriyoruz. Kademeli artış sayesinde, sindirim sisteminize uyum sağlaması için zaman tanıyabilirsiniz.

Yorgunluk ve çeşitli cilt problemleri

Her gün 70 gram lif alımı gibi çok yüksek miktarlı tüketim, minerallerle ilgili sorun yaratabiliyor. Fazla lif, demir, kalsiyum, magnezyum ve çinko gibi minerallere bağlanarak onların vücuttan atılmasına yol açabiliyor. Bu durum, gerekli minerallerin vücut tarafından yeteri kadar emilememesine neden oluyor.

Mineraller, kemik ve kas sağlığından kalp ve beyin fonksiyonlarına kadar her şeyde kritik bir rol oynar. Fazla lifle birlikte dışarı atılan mineraller işlevlerini yerine getiremiyorlar. Bu durum da yorgunluğa sebep olabiliyor. Bununla birlikte, saçlar ve tırnaklar çok hızlı bir şekilde kırılmaya başlayabiliyor. Aynı zamanda, mineral eksikliği cildi soldurabiliyor ve yaraların iyileşme sürecini yavaşlatabiliyor.

Mineral eksikliğine ek olarak, aşırı derecede lifli gıdalar tüketildiğinde bazı ilaçların emilimi de engellenebiliyor. Bu durum da ilaçların etki etmesinin önüne geçiyor. Uzmanlar, düzenli olarak reçeteli ilaç kullanan kişilere ilaç alımı ve lif tüketimi arasına yaklaşık iki saatlik bir boşluk koymayı öneriyor. Bu aralık sayesinde, lifin ilaçlara bağlanma ihtimali azaltılabiliyor.

Eskiden bitirilen öğünleri artık bitirememe

Lifli gıdalar, genel sindirimi yavaşlatarak tokluk hissini açığa çıkarabiliyor. Bu gıdalar, yer kaplayarak vücudun doyduğu sinyalini gönderiyorlar. Bir diğer yandan, bu sinyal ihtiyacınız olan tüm kalorileri ve besinleri aldığınız anlamına gelmeyebiliyor bazı zamanlarda.

Tek bir öğünde çok fazla lif tüketirseniz çok hızlı ve rahatsız edici bir şekilde doygunlukla karşılaşabilirsiniz. Bu durum da protein ve sağlıklı yağları vücudunuza almanızı engelleyebilir. Kısacası, çok fazla lifli gıda tüketimi diğer önemli gıdalarla vedalaşmanıza yol açabilir.

Bu belirtiyle karşılaşmamak için lif alımını gün içine yayabilirsiniz. Bu sayede, lifi diğer gıdalarla birlikte almanız gerektiği gerçeğini de rahatlıkla kabullenebilirsiniz.

Lifli besinlerin dengeli bir beslenme düzeninin tamamını oluşturmadığını ve bu düzenin sadece bir parçası olduğunu asla unutmamalısınız.

İlginizi çekebilir: Kadın beslenmesiyle ilgili doğru bilinen yanlışlar

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale