X

Çoğu zaman unuttuğumuz önemli bir beceri: Öz bakım

Çalan alarmla beraber uyanıyorsunuz. Hızlıca giyiniyorsunuz. Trafiğe kalmamak istiyorsunuz ama genelde trafik oluyor. İşe yetiştiniz, başladınız derken öğlen oluyor. Çabucak bir öğle yemeği, hemen ardından işe dönme ve akşam. Akşam olunca da ailenize ya da arkadaşlarınıza vakit ayırdınız, sabahtan kalan işlerinizi tamamladınız, çocuklarınız varsa ödevlerini yaptırdınız vs. derken koskoca bir gün, kendinize ayırdığınız on dakika bile olmadan bitiverdi. Ama sizce de burada yanlış bir şeyler yok mu?

Kendinize hiç vakit ayırmadan geçen gün stresinizi artırır ve koşturmanın içinde kaybolup gittiğinizi hissetmeye başlarsınız. Bu yolun sonu da çoğu zaman mutsuzluğa çıkar. Tam da bu sebeple kendinize vakit ayırmaya bugünden başlayın. Kendinize vakit ayırmak derken işi gücü bırakıp yolculuğa çıkmayı kast etmiyorum tabii ki.

Sabah hazırlayacağınız güzel bir kahvaltı, spor amaçlı yapacağınız yarım saatlik bir yürüyüş, akşam içeceğiniz bir bardak yorgunluk kahvesi, hafta sonu güzel bir film ya da uzun zamandır dinlemediğiniz birinin konseri sizi rutininizden uzaklaştırır. Kendinizi daha iyi hissettirir ve enerjinizi artırır. Sıkıcı ve monoton geçen günlerinizin artık o kadar da kötü olmayabileceğini bile düşünmeye başlayabilirsiniz. Çünkü ihtiyacınız olan enerji kendinize ayıracağınız o küçük vakitlerde saklı.

Peki, bu vakitleri yaratmaya nereden, ne için başlayacak ve nasıl yapacaksınız? Kendinize vakit ayırmanın başlangıç noktası öz bakımınıza özen göstermekten geçer. Bunun için öncelikle öz bakımın ne olduğunu bilmeniz gerekiyor. Öz bakım, fizyolojik, psikolojik ve zihinsel olarak sağlığımıza dikkat etmek amaçlı farkında olarak yaptığımız aktiviteler bütünüdür.

Psikolojik ve zihin kısmından önce fizyolojik sağlığımız geliyor çünkü ufacık bir bedensel yorgunluk bile planlarımızın aksamasına, performansımızın düşmesine ve kendimizi kötü hissetmemize sebep olabiliyor. Bunun önüne geçmek, psikolojik ve zihinsel sağlığımız için bir nevi kalkan olarak kullanacağımız beden öz bakımı için önerilerimiz şunlar:

  • Yürüyüşe çıkın.
  • Uyku düzeninize dikkat edin.
  • Sağlıklı bir kahvaltı yapın ve kaliteli beslenin.
  • Nefes egzersizi yapın. Ayrıntılı yazı için cansuvarol.com

İkincil olarak zihin için öz bakım geliyor. Bunların sıralaması kendi içlerinde ve kişiye göre tabii ki değişebilir. Bu sadece örnek bir sıralama diyebiliriz. Zihinsel öz bakım için yapabilecekleriniz:

  • Meditasyon: Zihninizi birazcık da olsa susturmanın en güzel yolu meditasyondur. Değişik aplikasyonlardan faydalanabilirsiniz.
  • Çevrimdışı olun: Sadece 1 saatliğine çevrimdışı olun. Telefonu kapatıp, mesaj seslerinden uzaklaşın.
  • Değişiklik yapın: Her zaman kullandığınız yolu değiştirin. Alışkanlıkların dışına çıkmak beyin için faydalı ve keyif vericidir.

Son olarak bir diğer önemli parçanız, ruhunuz… Yani psikolojik sağlığınız. Vücudunuzdan tutun, işinizi, ilişkilerinizi ve hayatınızın hemen hemen her yönünü etkileme becerisine sahip bir parça bu. Ona iyi bakmak için, yani ruh için öz bakım yollarına da şunlar örnek verilebilir:

  • Kendinize şefkat gösterin.
  • Şükran defteri tutun. Her gün o deftere minnet duyduğunuz 5 maddeyi yazın.
  • Kendinize bir hediye alın.
  • Bir insana veya hayvana yardım edin.
  • İmkânınız varsa psikoterapi alın.

Bu üç başlıktan her birinde bir problem olduğunda tabii ki bir profesyonele başvurmak en sağlıklı yöntemdir. Öz bakım sorunlarınızı çözmek için değil, olabilecek sorunların önüne geçmek için koruyucu bir önlemdir. Bu yüzden önemlidir. Kendinize iyi bakmak her problemin koruyucu faktörüdür ve onlar ortaya çıksa bile size çözüm yolunda büyük bir yardımcıdır.

Web sitemi ziyaret etmek için hemen tıklayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Dinlenme becerisi: Baltanızı bilemeden odun kesmeye çalışmayın

Cansu Varol: Boğaziçi Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra Klinik Psikoloji Programı’nda yüksek lisansını tamamlayarak uzmanlığını almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamalarında Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) ve Şema Terapi ekollerini kullanmaktadır. Ağırlıklı olarak travma, stres, depresyon, panik bozukluk, yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete bozuklukları ve ergenlik dönemi sorunları üzerinde çalışmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale