X

Çocukluğumuzun yılbaşı gecelerini hatırlayalım: Geçmişten geleceğe neleri taşıyoruz?

Sımsıcak bir yazı ile çıkmak istedim bu sefer sizlerin karşısına. Her yeni yıl yaklaştığında içimi kaplayan o sıcaklığı aktarmak için ve benimle aynı duyguları paylaşan kimler var diye biraz da merak ederek oturdum masa başına. 

Kalabalık kuzen topluluğunun olduğu bir ailede dünyaya geldim. Doğum günlerinin bol olduğu, kutlamaların pek keyifli olduğu, Hataylı olmanın getirdiği avantajla, uzun yemek sofralarının güzelliği ile yoğrulmuş bir çocukluk geçirdik hepimiz. Buna bir de yılbaşı akşamları eklenince değmeyin keyfimize.

Yılbaşı kutlamalarımız, en az bir hafta önceden o coşkuya büründüğümüz, her ailenin harika bir görev dağılımı yaptığı, uzun uzun alışveriş listelerinin yapıldığı, kurulacak keyifli sofranın hazırlıklarının günler öncesinden yapıldığı bir gün olurdu.

Önce masada maaile bir araya gelir, şarkılı, türkülü yemekler yenirdi, sonra mutlaka tombala oynanırdı. Simit ve ayran parasının kazanıldığı, biz çocuklar için çok karlı geçen oyunlara ek olarak, ebeveynlerimiz de dans ederek balon patlatma oyunu ve eğlenceli bilgi yarışmaları ile eğlenirdi. Bu eğlenceler sırasında gece yarısı geri sayımını uykuya direnerek beklerdik…

Ve geri sayımın ardından Noel baba kostümü ile abilerim ellerinde beyaz çuvallarla odaya girer, hepimize isimlerimizi okuyarak hediyelerimizi verirdi. O paketi açarken içinden ne çıkacağını merak edişim hala dün gibi aklımda. Ve gariptir, pek çok hediyemi de aynı heyecanla hatırlıyorum…

Bu harika yılbaşı seremonilerimiz biz küçüklerin büyümesiyle, hayatlarımızın farklı yerlere savrularak şehirlerin farklılaşmasına kadar devam etti. Uzunca bir zamandır bu güzel kutlamalardan mahrum kalsak da sanırım hayatımın sonuna kadar bu güzel anıları aynı heyecan ve sıcaklıkla anımsayacağım.

Ben bütün bunları neden anlattım? Pek çoğumuzun bu ve buna benzer güzel anılarını tazelemesine vesile olmak istedim. Bununla beraber ben de her sene bir şekilde hatırladığım bu anıların bir de yazarak kalıcı olmasını istedim.

Yeni yıl kimimiz için coşku ile kutlanması gereken bir gün ya da büyük bir çoğunluk için belki sadece bir takvim değişimi. Benim içinse ifade ettiği anlamlar çok daha fazlası. 

Hayatımın bir yılını mercek altına alabildiğim, her geçen sene edindiğim tecrübeleri analiz edebildiğim, yeni gelecek yıla yepyeni kararlar, heyecanlarla başladığım koca bir 365 gün demek. Dahası da var; yeni kararlar, kazanılacak yeni, güzel alışkanlıklar da demek yeni yıl.

Hayatıma yeni giren, bir sene içinde kendiliğinden çıkan, var olan yerlerini daha da sağlamlaştıran herkese, bana iyisiyle, kötüsüyle kattıkları için bin teşekkür.

Dilerim sizin de tıpkı benim çocukluğumda geçirdiğim sıcaklıkta içinizi ısıtacak, neşe ile sarıp sarmalanacağınız nice güzel seneleriniz olsun.

İlginizi çekebilir: Geçmiş, hayatımızın neresindedir: Şimdiyi kutlamak için ters yöne giden koltuğa oturmak ister misiniz?

Pınar Tümkaya: Selamlar, ben Pınar Tümkaya. 1984 senesinde sevimli bir Akdeniz kenti olan İskenderun’da doğdum. Çukurova Üniversitesi İktisat Bölümünden 2007 senesinde mezun olmadan hemen önce hep hayalini kurduğum İK alanında İşe Alım Uzmanı olarak çalışmaya başladım. Ama maalesef, kısa bir süre sonra rüzgar beni Mersin’e getirdi. Şuanda Mersin’de, uluslararası bir şirkette Finansal Kontrolör olarak görev almaktayım. Kendimi bildim bileli sıkıntımı, derdimi en çok yazarak anlatmayı sevdim. Ancak, yazar olmak hiç hayalim olmadı. Hayalim her zaman, insanlarla etkileşimde olarak, onların sorunlarına destek ve çözüm ortağı olmak oldu. Her ne kadar çalışmakta olduğum alan insanlardan çok rakamlarla ilgili olsa da kişisel gelişim aşkım hiç bitmedi. Geçtiğimiz Mart ayında bunu artık daha profesyonel bir hale getirmem gerektiğine karar vererek House of Human’dan Profesyonel Yaşam Koçluğu programını tamamlayarak Yaşam Koçu oldum. Bu platform sayesinde yaşayıp aştığım, her tökezlediğimde kendimce ürettiğim çarelerin başka insanların da çözümü olmasına vesile olmak, yazılarımla sesimi duyurabilmek en büyük mutluluğum olacaktır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale