X

Finansal okuryazarlığı çocuklara öğretmek için ebeveynlere yardımcı olacak ipuçları

“Ah bizim çocuk para harcamayı beceremiyor, parasının değerini hiç bilmiyor ya da hiç tasarruf yapmıyor…” gibi serzenişleriniz varsa, size hemen “Ağaç yaşken eğilir.” sözünü hatırlatalım ve gelin günümüzde bazı okullarda okul öncesi dönemde bile öğretilmeye başlanmış bir kavramla tanıştıralım: Finansal okuryazarlık.  Bu terim, yalnızca para kazanmakla ya da para harcamayı öğrenmekle ilgili değil; aslında çok daha fazlası.

Küçük yaşlarda birikim yapmaktan yaş ilerledikçe yatırım becerileri geliştirmeye, herhangi bir ürünün değerini belirleyebilmekten doğru bütçe kontrolüne çok geniş alanlara hitap ediyor. Borç alıp vermeyi, harcamaları takip edebilmeyi ya da emeklilik planları yapmayı bile kapsıyor. Hatta bayram harçlıklarını doğru değerlendirebilmeyi de . Ve sanılanın aksine yalnızca bir işe girip para kazanmaya başladıktan sonra öğrenilmesi gereken bir beceri de değil, küçük yaştan itibaren farkındalık geliştirilmesi gereken bir konu.

Dolayısıyla hem eğitimcilere hem de ebeveynlere çok fazla iş düşüyor. Özellikle de sevgili anne-babalara. Çünkü ne de olsa her eğitim ailede başlar. Peki, çocuklara para kavramını öğretmenin, parayı nasıl en iyi şekilde harcayabileceklerini göstermenin, tasarruf yapmayı bir alışkanlık haline getirmelerini sağlamanın bir yolu var mı? Elbette! İşte -biz yetişkinler de hala öğrenmeye devam ediyor olsak da- ebeveynlere çocuklarına finansal okuryazarlığı öğretme konusunda yardımcı olacak ipuçları:

Erkenden başlayın

En başta da belirttiğimiz gibi; ağaç yaşken eğilir… O yüzden herhangi bir eğitimi ertelemeyin. Bugünün çocukları, oldukça hızlı öğrenen bir yapıya sahip, ayrıca teknolojiye de fazlasıyla hakimler ve çok iyi gözlemciler. Bu yüzden sandığınızdan daha hızlı öğrenebilir, sizi gayet iyi anlayabilirler.

Çocuklar, küçük yaşta ihtiyaçlarını, isteklerini, kendi yaşam tarzlarını geliştirebilir, alışkanlıklar benimseyebilirler. Bu yüzden finans 101 ile başlangıç yapabilirsiniz, yatırım uzmanı falan olmanıza da hiç gerek yok

Gelişim düzeyini göz önünde bulundurun

10 yaşındaki bir çocuğa emeklilik birikim hesaplarından bahsetmek mantıklıca olmayacaktır ya da bir lise öğrencisine tasarruf yapmanın önemini anlatmak… Biri için çok erken diğeri içinse çok geç… Çocuğunuzun yaşını ve gelişim düzeyini göz önünde bulundurarak onunla paylaşımlar yapın. Kitaplardan, materyallerden destek alın.

Paraları tanıtın, kağıt ve madeni paraları gösterin, parayı ne için kullandığınızdan ve nasıl kazandığınızdan bahsedin, paranın neden yaşamı sürdürmek için önemli olduğunu, birtakım ihtiyaçların para ile nasıl karşılandığını anlatın. Basit, net ve anlaşılır bir dil kullanın.

Parayı dahil ettiğiniz oyunlar oynayın

Çocukların evcilik oyununu ne kadar sevdiğini bilirsiniz. Farklı roller üstlenme, taklit yapma, -mış gibi davranma, canlandırmalar yapma onlar için çok keyifli. Üstelik bir o kadar da öğretici. Çocuklarınızın oyunlarına dahil olun ve para harcamakla ilgili etkinlikler yapın. Örneğin, bir oyuncakçı dükkanı kurun ve siz satıcı olun veya rolleri değişin.

Oyun sırasında para harcamakla ilgili yorumlar yapın, oyuncağın kaç para olduğundan, elinizdeki paranın yetip yetmediğinden, aradaki artı ya da eksi farkın ne kadar olduğundan, artan para var ise onunla ne alabileceğinden bahsedin. İnanın çocuklarınız bu oyuna bayılacak!

Yaşamın içinden örnekler verin

Yaş küçüldükçe soyut kavramları anlamak zorlaşır. Bu nedenle özellikle küçük yaştaki çocuklar için soyut kavramları somut hale getirmek önemlidir. Gerçek yaşam örnekleri ve hikayeler kullanarak finansal konuları daha anlaşılır hale getirebilirsiniz. Örneğin, çocuklarınızın günlük hayatta karşılaştıkları harcamaları veya tatil planı yaparken nasıl bütçe hesabı yaptığınızı anlatarak örnekler verebilirsiniz.

Çocuklarınızın kendi istek ve ihtiyaçlarından yola çıkarak da para harcamayı somutlaştırabilirsiniz. Bayram harçlıkları ile istediği oyuncaktan, tabletten ya da bisikletten hangisini alabileceğini ya da neden alamayacağını anlatabilirsiniz. Somut örnekler öğrenme sürecini daha anlaşılır hale getirecektir.

Tasarruf yapmanın önemini anlatın

“Damlaya damlaya göl olur.” demiş atalarımız… Biz yetişkinler de hala bu konuda zorluk yaşıyor olsak da çocuklara tasarrufun neden önemli olduğunu küçük yaşlardan itibaren öğretmek çok önemli. İster zor zamanlarda bir güvence olarak ister ileride isteyebilecekleri bir şeyi satın almak için para biriktirme olarak farklı sebeplerle tasarruf yapmanın yaşamı kolaylaştıran ve doğru bütçe yönetimini öğreten bir alışkanlık olduğunu çocuklarınıza anlatın.

Bunu yaparken tasarrufun ay sonunda kalan parayı bir kenara koymak değil, daha en başta tıpkı sabit giderler gibi bir miktar para ayırmak olduğunu gösterin. Ve çocukların çok iyi gözlemciler olduğunu bir kez daha hatırlatın, onlara iyi örnek olabilmek için sizin de ebeveynleri olarak tasarruf yapmanız gerektiğini unutmayın ve onlara birikimlerinizden bahsedin.

Birlikte hedefler koyun, kararlarınıza çocuklarınızı ortak edin

Aile bütçenizi planlarken çocuklarınızı dışarıda bırakmayın, onları da tüm sürece dahil edin. Aylık sabit giderleriniz, mutfak harcamaları, tatil için ayırdığınız para tüm bunları görselleştirin, ister dijital ortamda ister kağıt üzerinde, tablolar kullanarak, farklı renklerle farklı harcama türlerini belirterek aile toplantıları yapın. Bu süreç hem çocuklarınızla aranızdaki bağı güçlendirecek hem onların finansal okuryazarlığını geliştirecek hem de aile bütçenizi daha iyi planlamanıza yardımcı olacak. Yani, bir taşla üç kuş .

Çocukların neleri anlayabileceklerini ve sürece nasıl katkı sağlayabileceklerini hafife almayın. Belki de o çok istedikleri oyuncak için size o ay ısrar etmeyi bırakabilirler veya bir sonraki ay bütçenize uyup uymadığını sorarak istek ve ihtiyaçlarını gözden geçirebilirler.

Son olarak çocuklarınızın mutlaka bir kumbara sahibi olmasını sağlayın ve mümkünse onlara çok küçük yaşlarından itibaren bir banka hesabı açın, hem siz katkıda bulunun hem de çocuklarınızın kendilerinin o hesaba düzenli olarak para yatırmalarını öğütleyin. Geleceğin ne getireceği belli olmaz ve çocuklarınızın finansal olarak güvende hissetmeleri hem onlar hem de sizin için yaşam boyu rahatlık ve konfor sağlayabilir.

İlginizi çekebilir: Çocuklara sorumluluk bilinci nasıl aşılanır?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale