X

Çocuklar duymasın: Farkındalıklı ebeveynliğin en gerekli 5 öğretisi

 Mindfulness; dilimize İngilizceden çevirilen bir kelimedir. Bu kavram Türkçede farkındalıklı bilinç olarak kullanılabilir ve bu; kişinin aynı zamanda ‘an’da olma kapasitesini de gösterir.

Bu farkındalıklı bilinç hali bizi çoğu zaman otomatik pilota bağlayıp, zihnimizi geçmişe ya da endişeyle geleceğe endeksleyerek bizi an’dan çıkarabilir. Bunun sonucu olarak sık sık endişeli, stresli ve bitkin hissederiz. Bu gibi durumlarda meditasyon egzersizleri sağlık ve esenliği arttırarak, zihin-vücut birlikteliğini güçlendirmeye yardımcı olur.

Ebeveyn olarak çocuklarımıza vereceğimiz en değerli şey de onlar için orda, o an’da olmaktır. Bu bizim varlığımızla, zihnimizle ve vücudumuzla, tamamen ‘şimdi ve burda’ olan mevcudiyetimizdir. Çocuklarımızın bizden ihtiyacı da tam olarak budur. Bu nedenle biz kendimizde an’ı yaratmadan onlara hak ettikleri an’ı veremeyiz, bu nedenle bu algıyı önce bizim öğrenmemiz gerekir. Böylece reaksiyoner ve yüzeysel davranışlarımız yerine, belirli  egzersizlerle en derin ihtiyaçlarımızın farkına varıp, çocuklarımızın da en ihtiyaçlarını anlayabiliriz. İşte dikkatli ebeveynlik de bu şekilde içimize dönmekle başlar.

Farkındalıklı bilinçle ebeveyn olmanın öğretileri şu şekilde olur:

1. Her gün ‘an’da olmak’ için vakit ayırın. 

Basitçe her gün 5-30 dakika arası aynı yerde ve zamanda oturup nefesinize odaklanın. Nefesinizin doğal, fiziksel bir deneyim olarak vücudunuzda dolaşmasını fark edin ve izleyin.

Zihin dağıldığında, ki bu olacaktır, dert etmeyin, sadece bunun ne zaman gerçekleştiğine dikkat edin. Bu anlarda “düşünce treni”ni bırakın, yollayın ve farkındalığınızı tekrar vücudunuzda dolaşan nefesinize getirin.  An’da olmak bilincinin oluşturulması için bu egzersiz önemli bir yer tutar ve bu egzersiz vücut-zihin bağlantısını güçlendirir. Araştırmalar zihnimiz geçmişe ya da geleceğe kaçtığında yani zihnimiz geçmişin ya da geleceğin düşüncesine kapıldığında, vücudumuzda buna karşı belli reaksiyonlar oluyor. Ve biz gün içinde dışarıdan da baskı ve taleplerle kendimizi terk etme eğilimine çok kolay girmeye başlıyoruz.

İlgili yazı: Anı yaşamak: Geçmişteki hatalardan ve gelecek kurgularından kurtularak anda yaşayabilmenin önemi

2. Stresinizi yönetin.

Anne babalar olarak hayatımızı hep dolu, yoğun ve stresli geçiriyoruz Bu egzersizlerle zihin-vücut birlikteliği yaratıp uyumu güçlendirdiğinizde, stresi azaltmanın yollarını bulup, stresi yönetebileceksiniz. Kısacası strese DUR diyebileceksiniz.

  • Duraksa

Stres ve dengesizlik hissettiğinizde, bilinçli olarak kendinizi durdurun.

  • Uzunca nefes al

Derin ve uzunca bir nefes alıp dikkatinizi nefese odaklayın. Nefesinizi takip edin.

  • Rahatla ve gözlemle

Nefesin vücudunuzu nasıl dengeye getirdiğini gözlemleyin.

Aynı zamanda etrafınıza bakın ve o anda neler olduğunu fark etmeye çalışın.

İlgili yazı: Ebeveynler için 10 stres azaltma yöntemi

3. “Yeterince  iyi/yeterli” ebeveyn modelini kucaklayın.

Mükemmel olmaya çalışmayın. Olabildiğinizce kendinize yeterli olduğunuzu hatırlatın. Başarısızlık anlarının kaçınılmaz olduğunu kabul edin, “yeterince iyi” ebeveynin gerçekliğini ve bilgeliğini kucaklayın.

 4. Çocuğunuzun bağımsızlığını takdir edin.

Basitçe söylemek gerekirse her çocuğun, görülmeye, duyulmaya ihtiyacı vardır. Bizimle onlar arasına sağlıklı sınırlar koymak gerekir. Çocuğun bağımsızlığını onurlandırırken, saygıyı her zaman bir sınır olarak kullanın.

5. Şefkat ve merhamet göstermekten çekinmeyin.

Ebeveyn olmak kadar zorlayıcı aynı zamanda nefes kesici bir deneyim yoktur. Çocuğunuzu severken alçakgönüllü olun, iyilik ve şefkat duyularınızı geliştirin. Ona koşulsuz sevgi verin ve öğretin. Gerçekçi olmayan beklentilere girmeyin, kendinizi olduğu gibi kabul edin ve sevin. Bu durumda çocuklarınızı da aynı şekilde sevebileceksiniz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale