X

Çocukla seyahat eden anneler için 10 faydalı uyku tüyosu

Son yıllarda pedagogların ağız birliği ettiği bir görüş var: “Siz çocuğunuzun hayatına entegre olmayın, çocuğunuz sizin hayatınıza uyum sağlamayı öğrensin” Bunu başarmanın en etkili ve tabii ki en keyifli yollarından biri de hiç kuşkusuz çocukla seyahat etmek!

İlginizi çekebilir: Çocuğunuzu “utandırmadan” büyütme sanatı

“Keyifli” diyoruz ama çocukla seyahat etmek, matematiğini çözene kadar her anne için biraz zorlayıcı olabilir. Adaptasyon sorunları, evden ayrı kalma duygusu ve uyku düzensizliğinden kaynaklanan sıkıntılar derken çocuklu seyahatlerin kabusa dönmemesi için, American Sleep Association (ASA)’nın önerdiği 10 maddeyi uygulamanızda fayda var:

Yola çıkmadan önce iyice dinlenin

“Yola çıkmadan önce çocuğu iyice uykusuz bırakıp yorayım da uçağa biner binmez uyusun” inancı tamamıyla yanlıştır. Dolayısıyla iyice dinleniş ve uykusunu iyi almış bir çocuğun yolculuk esnasında uyuma ihtimali, uykusuzluk ve yorgunluktan iyice huysuzlaşan ve adaptasyon sorunu daha da belirginleşen bir çocuğunkine göre çok daha fazladır.

Yolda olduğunuz zamanı uyku zamanlarına denk getirin

Çocuklar da en az bizler kadar yol stresi ve heyecanı yaşarlar. Bu durumun etkilerini en aza indirgemek için, biletinizi çocuğunuzun her zaman uykuya yattığı saat dilimlerinden birine denk getirin.

Uyku koşullarını iyileştirmeye çalışın

Elbette yola çıkmak için onları çok sevdikleri odalarından ayırmak zorundasınız ancak bu demek değildir ki onları standart bir uçak / araba koltuğunda uyutacaksınız! Yola çıkmadan önce yanınıza yumuşak yastıklar, uyku bantları ve tabii ki çocuğunuzun en sevdiği sarılma yastığını / oyuncağını almayı unutmayın. Tüm bunlar çocuğunuza ev hissi verecektir.

Otel odaları için de aynı taktiği uygulayabilirsiniz. Valizinize atacağınız renkli ve neşeli çarşaf takımını otelde kullanmak, çocuğunuzun uyku ve uyum sorununu beklemediğiniz ölçüde azaltabilir.

İlginizi çekebilir: Çocuğunuza “gerçek” ve mutlu çocukluk anıları armağan edin

Küçük alıştırmalar yapın

Seyahate çıkmadan önceki 3-4 günde, çocuğunuzu kendi yatağı dışında yerlerde, örneğin kanepede ya da portatif seyahat yatağında uyumaya özendirin. Kesinlikle faydasını göreceksiniz.

Küçük yardımcılara başvurun

Uykuya direnen bir çocukla karşı karşıyaysanız bazı küçük yardımcıları valizinize koymadan yola çıkmayın! Örneğin rahatlatıcı bitki çayları, lavanta kokulu uyku gözlükleri ya da ışığı engelleyen mini uyku çadırları işinizi epey kolaylaştırabilir. Ayrıca akıllı telefonunuzdan “White noise” uygulamaları indirerek yolculuk boyunca çocuğunuza dinletebilirsiniz.

Uyku vakti ritüelleri oluşturun

Çocuğunuzla aranızda bir uyku vakti ritüeli oluşturmak hem yolculukta hem de çocuğunuz büyüyene kadar büyük rahatlık sağlar. Örneğin her gece yatmadan bir masal okumak ya da birlikte en sevdiğiniz şarkıyı söylemek bu ritüellere bir örnek olabilir. Bunu yolculuk esnasında yapmanız ise onun uykuya koşullanmasına yardımcı olacaktır.

Şekerlemeleri ihmal etmeyin

Seyahat programınız ne kadar yoğun olursa olsun günde en az bir kısa şekerleme yapmak, çocuğunuzun gece uykusunun çok daha kaliteli olmasını sağlar.

Saat farklarına karşı önlem alın

Eğer başka bir saat dilimine seyahat edecekseniz yapılacak en iyi şey birkaç gün öncesinden oranın saatine göre yaşamaktır. Eğer bunu yapamayacaksanız, seyahatten en az bir hafta önceden başlayarak – gideceğiniz yerin saat dilimine bağlı olarak- çocuğunuzun uyku saatini 15’er dakika ileri / geri alın.

Stresi bırakın keyif almaya bakın

Bazen tüm bu hesaplamalara ve önlemlere rağmen çocuklar uyku konusunda kendi bildiklerini okumaya devam ederler. Dolayısıyla siz seyahatiniz boyunca çocuklarınızla güzel anılar biriktirmeye odaklananın. Çünkü mutlu çocuk daima iyi uyur!

Döner dönmez eski düzene geçin

Eve döner dönmez ilk iş eski uyku / yaşam düzeninize geçmek olsun. Çünkü seyahat alışkanlıklarınızı eve ne kadar uzun süre yansıtırsanız sağlıklı uyku düzenine dönmek o kadar zorlaşır.

 

Kaynak:

Huffingtonpost.com

 

 

 

 

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale