X

Çocuğunuzun motivasyon eksikliği yaşamasının 3 muhtemel nedeni

Ergenlik çağını tüm şiddetiyle yaşayan 13-19 yaşlar arasında bir çocuğunuz varsa, ebeveynlik yaşamınızın en zor sınavını veriyorsunuz demektir. Bu dönemde dikkat eksikliği, depresyon, karamsarlık eğilimi gibi sorunlarla yüz yüze kalan gençlerin en sık karşılaştığı sıkıntılardan biri de motivasyon eksikliğidir.

Eğer sizin çocuğunuz da yatak toplama, ödev hazırlama vb. gibi son derece rutin günlük sorumluluklardan bile kaçma eğilimi gösteriyor ve hissedilir bir motivasyon düşüklüğü yaşıyorsa bunun 3 muhtemel nedeni olabilir:

  • Özgüvenin ancak “diğer herkesten daha iyi olmak”la mümkün olabileceğini savunan asılsız inanışlar
  • Kendini diğer insanlar karşısında yetersiz görmek
  • Akranlardan gelen negatif reaksiyonu kaldıramamak

İlginizi çekebilir: Ergenlik döneminde kimlik bunalımının belirtileri

 “Daha iyi olma” yanılgısı

Bu yaş grubundaki gençlerin motivasyon problemlerinin kaynağında aslında, pek çok toplumda fazlasıyla yaygın olan “rekabet” olgusu yatıyor. Herkesin en iyi olmaya çalıştığı, kusur ve farklılıkların hoş görülmediği toplumlarda bunun etkileri oldukça yıkıcı olabiliyor. Örneğin aile terapistleri, kendilerine danışan bazı annelerin çocuklarını IQ testine sokmaktan pişman olduklarını itiraf ettiklerini ifade ediyor. Zeka anlamında hiçbir eksiklikleri olmadığı halde dikkat eksikliği ve sorumluluklardan kaçma eğilimi gösterdikleri için çocuklarının “artık eskisi kadar zeki olmadıklarından” endişelenen bazı anneler IQ testi yaptırma yoluna gidip, sonradan pişmanlık duyabiliyorlar.

Günümüzde özellikle ergenlik çağındaki çocukların üzerindeki baskı oldukça yoğun. Okulda ve okul dışı aktivitelerde -ebeveynlerin de etkisiyle- adeta gizli bir yarışa tabi tutulan çocuklardan beklenenler her geçen gün artıyor. Sosyal medya çağının da etkisiyle, “en iyisi benim çocuğum” yanılgısına daha fazla düşen ebeveynler maalesef çocukların üzerindeki baskının ciddi anlamda artmasına yol açıyorlar.

İlginizi çekebilir: 24 saat sosyal medyada ulaşılabilir olma isteği, ergenlikte kaygı ve depresyona sebep oluyor

Düşük özgüven olgusu

Çocukluk yıllarında son derece yüksek olan özgüven duygusu, ergenlik döneminin başlamasıyla birlikte hızla düşüşe geçer. Bedensel ve hormonal değişimlerinde etkisiyle çok daha hassas bir psikolojiye sahip olan 13-19 yaş arasındaki bireyler, yetişkinlikle çocukluk arasında kalan o gri bölgede bir karakter inşa etmeye çalışırlar. Bu ruh hali de çocukları, zaman içinde tembel, isteksiz ve umutsuz bir davranış örgüsüne sokabilir.

Akranlardan gelen negatif reaksiyonu kaldıramamak

13-19 yaş arasındaki çocuklar, bir yandan yetişkinlerin dünyasına girmeye çalışırken bir yandan da kendi yaşıtlarından gelen negatif eleştirilerle mücadele etmek durumunda kalırlar. Sosyal çevrelerde sıklıkla yaşanan gruplaşmalardan nasibini alan çocuklar, zamanla idealize kişi olamamanın baskısını üstlerinde daha çok hissetmeye başlarlar ve bu noktada motivasyon eğrisi aşağı düşmeye başlar.

İlginizi çekebilir: Ergenlik döneminde nelere dikkat edilmeli?

 

Kaynak:

Psychologytoday.com

 

 

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale