X

Çocuğunuzla ilişkinizi daha iyi anlamak için bir kitap: Her Şey Aile İle Başlar

Dr. Serhat Semercioğlu’nun kaleme aldığı “Her Şey Aile İle Başlar” isimli kitap birbirinden farklı ailelerin yaşadığı, altı farklı olaydan oluşmaktadır. Tamamı yaşanmış olayları anlatan kitap; aile olmanın önemini, çocuk yetiştirirken dikkat edilmesi gereken önemli noktaları, ebeveynlerin çocukları üzerindeki etkileri anlatırken, çocukların günümüzde yaşayabilecekleri fiziksel ya da ruhsal rahatsızlıklar hakkında önemli bir rehber görevi üstlenmektedir.

Kitabın içeriğini; dezavantajlı, teşhisi tam olarak koyulamamış bir hastalığa sahip, sosyal davranış bozukluğu olan, internette birçok çocuğun ölümüne sebep olan “mavi balina” mağduru ve savaşta okuma mücadelesi veren aileler ile çocuklarının hayat hikâyeleri oluşturmaktadır.

Bu noktada Alfred Adler’in dediği gibi “Bir çocuğun ruhsal yaşamı ve kişiliğinin keşfedilmesi harika bir şeydir” görüşünü kendisine temel alan kitap, ailelere çocuklarıyla nasıl bir bağ içerisinde olduklarını sorgulama fırsatı vermektedir. Bu minvalde kitabın amacı; çocukları yetiştirirken, kaç yaşına gelmiş olurlarsa olsunlar ebeveynlerine muhtaç olmadan, kendisine ve çevresine katkı sunan, yaşadığı topluma katma değer üretme isteği olan ve karakteri oturmuş, güçlü bağlar kurabilen çocukların yetişmesine küçük de olsa bir katkı sunmaktadır. Unutulmamalıdır ki; “Bana hasbelkader bir bebek verin; soyu-sopu, yetenekleri, eğilimleri becerileri vs. ne olursa olsun ondan istediğim şeyi yapabilirim: Doktor, avukat, hırsız ya da bir katil…” demiş Watson. İşte tam da yüzden “Her Şey Aile İle Başlar”…

Kitaptaki en önemli hikayelerden birisi olan 12 yaşındaki Çınar’ın hikayesi, “Mavi Balina” oyunu ile ilgili gerçek hayattan alıntılanarak yazılmış ilk olay olma özelliği taşımaktadır. Çınar, istemeden Mavi Balina oyununa dahil olmuştur. Yaklaşık 50 gün boyunca kendisine görevler verileceği söylenmiş, eğer görevleri tam anlamıyla yerine getirmezse ailesine zarar verileceği söylenmiştir. Çınar gittikçe iğrençleşen oyunun sonlarına doğru kendisini kapana kısılmış gibi hissetse de (ki tam intihar edecekken) ailesinin yardımıyla son anda kurtulmuştur. Resmi vakalar göz önüne alındığında ülkemizde 158 çocuk mavi balina yüzünden intihara teşebbüs etmiştir. Bu noktada ailelere çok büyük görevler düşmektedir.

“Her Şey Aile ile Başlar” kitabını incelemek ve satın almak için tıklayın.

İlginizi çekebilir: Çocuklarda konuşma diyeti “Selektif Mutizm” üzerine

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale