X

“Çocuğum sebze yemiyor” diyenler için çocuklara sebze sevdirme rehberi

Elinde bir tabak ile çocuğunun arkasından koşturan annelerin sayısı sanırım azımsanmayacak derecede. Maalesef her çocuk yemek konusunda ılımlı olmayabiliyor. Özellikle de tat konusunda seçici ve sıklıkla yemek seçen bir çocuğunuz varsa mutfakta yaratıcılık sınırlarını zorluyor olabilirsiniz. Tüketim konusunda en çok zorlanılan besin gruplarından biri de sebze… Çocukların sebze tüketimi konusunda oldukça seçici olduğu bir gerçek. “Çocuğuma sebzeyi nasıl sevdirebilirim ve ona nasıl sebze yedirebilirim?” diyorsanız işte birkaç öneri…

  1. Bazı araştırmalar çocukların damak zevklerinin anne karnındayken şekillenmeye başladığını söylüyor. Çalışmalara göre; hamilelik sırasında bir anne karnındaki bebek dış dünya hakkında bilgileri alıyor, bu yüzden, anneler çocukları daha doğmadan önce yemek istedikleri besinleri onlara aşılayabilirler.
  2. Ek besine geçiş döneminde çocuğunuzun mümkün olduğunca bütün sebzelerin tadına bakmış olmasına özen gösterin. Sebzeleri karışık halde sunmayın ki her sebzenin tadıyla tanışsın.
  3. Eğer çocuğunuz daha büyükse öncelikle sebzelerin neden faydalı olduğunu ve yemesinin ona ne gibi avantajlar sağlayacağını ona güzel ve açıklayıcı bir dille anlatın.
  4. Mutfakta ondan yardım isteyin. Özellikle sevmediği sebzeleri hazırlama ve pişirme evrelerinde ondan yardım isteyebilirsiniz, emek verdiği yemekleri tüketmesi daha kolay olacaktır.
  5. Pazar ya da market alışverişini birlikte yapabilir ve istediği sebzeleri kendisinin seçmesini sağlayabilirsiniz.
  6. Bahçenizde ya da balkonunuzda saksıda küçük sebzeler yetiştirebilirsiniz. Onları beslemek, büyütmek ve toplamak onun için eğlenceye dönüşecek ve sonrasında yemek için sabırsızlanacaktır.
  7. Sebzeleri tamamen yok etmeden, sevdiği bir tatla karıştırıp sunabilirsiniz. Pırasalı köfte, sebzeli makarna çocukların hayır diyemeyeceği seçenekler arasındadır.

Bütün bunlara rağmen sebze tüketmeyen bir çocuğunuz varsa, biraz daha sabırlı olmakta fayda var. Çocuklar zaman zaman beslenme alışkanlıkları konusunda farklı alışkanlıklar geliştirebiliyorlar. O dönemin geçmesini bekleyin ve pes etmeyin. Belirli aralıklarla sevmediği sebzeleri ona sunun ve tekrar tekrar deneyin. Bu süreçte çocukların en büyük örnekleri anne ve babalarıdır, unutmayın sizin tüketmediğiniz hiçbir besini çocuğunuzun severek tüketmesini bekleyemeyiz.

Pırasalı köfte benim en sevdiğim çocuklara özel tariflerimden biri. Bu tarifimi pırasa sevmeyen yeğenlerim Emir ve Pelin’e yapmıştım. Tarifimi YouTube kanalımda yaparken de onları konuk aldım. Bu tarifimi şimdi mevsimi olan sebzelerle de deneyebilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir: Birbirinden faydalı 5 besin ile gözlerinizi besleyin

Dilara Koçak: 1990 yılında beslenme ve diyet mesleğine gönül veren Koçak, Hacettepe Üniversitesi, “Beslenme ve Diyetetik” mezunudur. Yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamlayarak uzman ünvanını almıştır. Hâlâ Mezura Kliniğinde bireysel ve kurumsal beslenme ve danışmanlık hizmeti vermektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale