X

Co-washing: Yeni saç yıkama trendi

Duşa girdiğiniz zaman saçlarınıza ilk önce şampuan uyguluyor ve arkasından da saç kremi mi sürüyorsunuz? Eğer saç yıkama rutininiz bu şekildeyse pek çok insanın sahiplendiği bir alışkanlıkla yaşıyorsunuz diyebiliriz. Her ne kadar şampuandan sonra saç kremi kullanmak alışılagelmiş bir yıkama tekniği olsa da co-washing bu tekniğin kalıplarını yıkıyor.

Co-washing nedir?

Co-washing, ‘saç kremi’ anlamına gelen ‘conditioner’ ve ‘yıkama’ anlamına gelen ‘washing’ sözcüklerinden doğmuş bir teknik. Bu teknik uygulanırken şampuan unutuluyor ve saç kremi ana öge halini alıyor. Bir başka deyişle, conditioner washing ya da co-washing esnasında şampuan yerine saç kremiyle saçlar yıkanıyor. Pek çok insanın aklında ‘’Sadece saç kremiyle saç temizlenir miymiş?’’ sorusu belirse de co-washing tekniği şu anda oldukça popüler.

Belirli dönemlerde saçları sadece saç kremi ile yıkama durumu bir trend haline geldi. Şimdi de bu trendi ‘co-washing’ kavramıyla tanıyoruz. Peki, co-washing tekniğini uygulamak için hangi adımları takip etmelisiniz? Hemen bu adımları sizlerle paylaşalım!

Co-washing tekniğinin basamakları nelerdir?

Öncelikle, co-washing tekniğinin kıvırcık ve dalgalı saçlar için çok uygun olduğunu belirtmek istiyoruz. Bu teknik sayesinde kıvırcık ve dalgalı saçların şekli korunuyor ve ayna karşısında görmek istenilen görüntü elde ediliyor. Her ne kadar kıvırcık ve dalgalı saçlara odaklanmış olsak da farklı bir saç tipine sahip insanların da bu yıkama tekniğinden yararlanabileceğini vurgulamamızda fayda var.

Co-washing için ilk olarak uygun bir saç kremiyle buluşmanız gerekiyor. Eğer bu tekniğin içine atılmaya hazırsanız içerisinde başta silikon olmak üzere herhangi bir kimyasal madde bulundurmayan bir saç kremi satın almalısınız. Anlayacağınız, co-washing için alacağınız ürünün içeriğini ayrıntılı bir şekilde incelemeniz büyük bir önem taşıyor. Kimyasal oranı yüksek saç kremleri saç derisine fazlasıyla zarar veriyor ve bir noktadan sonra bu zararı geri çevirmek imkansız hale geliyor. Bu noktada, co-washing tekniğinin doğallığa ve sürdürülebilirliğe yakın bir yıkama şekli olduğunu da vurgulayabiliriz.

Saçlarınız için uygun bir saç kremi tercih ettikten sonra ikinci aşamaya geçebilirsiniz. Bu aşamada kremi uygulamadan önce saçlarınızı iyice ıslatmalısınız. Tabii, ıslatma esnasında çok sıcak veya soğuk sudan yardım almak yerine suyun ılımasını beklemelisiniz. Daha sonra, nemlenen saçlarınıza saç kremini uygulamaya başlayabilirsiniz. Bu uygulama esnasında kremi saçlarınızın her yerine eşit olacak şekilde dağıtmalısınız. Ayrıca, kafa derinize masaj yaparmışçasına yumuşak parmak hareketleriyle kremi yedirmelisiniz.

Co-washingin son basamağında da ılık su yardımıyla saçlarınızdaki saç kremini düzgünce uzaklaştırmalısınız. Durulama işlemi bittikten sonra co-washing de bitiyor diye düşünebilirsiniz fakat dikkat etmeniz gereken bir nokta daha var. Saçlarınızı saç kreminden arındırdıktan sonra havlu kullanımını minimuma düşürmeniz gerekiyor. Ayrıca, tarak kullanımı da co-washing tekniği sınırları içerisinde bir miktar kısıtlanıyor. Kısacası, co-washingle saçlarınızı temizledikten sonra kurutma aşamasında havlu kullanımını olabildiğince kısa tutmalısınız. Saçlarınızın şeklini korumak için de tarak kullanımını azaltmalısınız ya da hiçbir şekilde tarağa elinizi sürmemelisiniz.

Co-washing tekniğinin faydaları

Şampuansız saç yıkama mantığı alışılmışın dışında olsa da co-washingin pek çok yararı bulunuyor. Örneğin, bildiğimiz şampuanlar –özellikle içeriği tamamen kimyasallardan oluşan şampuanlar– saçlardaki doğal yağın kaybedilmesine sebep olurken sadece saç kremiyle saçı yıkamak saçların nem kazanması için bir kapı aralıyor.

Co-washingin nemlendirici etkisi renk korumayla da birleşiyor. Boyalı saçlar sadece saç kremiyle temizlenirse saçlardaki boya daha kalıcı bir hale gelebiliyor. Eğer saçınızın renginden uzaklaşmak istemiyorsanız bu tekniğe bir şans tanıyabilirsiniz!

Co-washing, aynı zamanda saçların daha dayanıklı bir hal almasını ve saçlardaki kırılmaların azalmasını da sağlıyor. Bunlarla birlikte, saçlardaki rahatsız edici kabarıklık bu teknikle sakinleştirilebiliyor.

Co-washingin zaman, para ve doğa açısından şampuan ve saç kreminin art arda uygulanmasından çok daha başarılı olduğunu da belirtmeliyiz. Bu teknik için sadece bir saç kremine ihtiyacınız olduğu için şampuana ekstra para vermiyorsunuz ve bütçe dostu bir tutum takınıyorsunuz. Bununla birlikte, şampuan ve saç kremi yerine sadece krem kullanıldığı için daha hızlı bir şekilde hazırlanılıyor ve zamandan tasarruf sağlanıyor. Son olarak, co-washing esnasında tek bir ürünün kullanılmasıyla plastik şişe gibi çeşitli atıkların miktarı azaltılıyor ve doğa dostu olmaya bir adım daha yaklaşma şansı elde ediliyor.

İlginizi çekebilir: “Saçlarım çok çabuk yağlanıyor”: Peki saç yağlanması nasıl önlenir?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale