X

Cinsel ilişki sırasında cep telefonu kullanmak ilişkinizi nasıl etkiliyor?

Seks Yaparken Telefon Kullanmak

Akıllı telefonların hayatımızın içinde ne kadar yer edindiğine ve 2013 yılının, akıllı telefon satışlarının bilgisayar satışlarının önüne geçmesi sebebiyle, telefonların hayatımızdaki yeri konusunda bir dönüm noktası olduğundan daha önceki yazılarımızda bahsetmiştik. Ancak yeni yapılan bir çalışma, akıllı telefonların artık yatak odalarımıza, hatta yataklarımıza kadar girdiğini ve insanların cinsel ilişki sırasında cep telefonu kullandıklarını ortaya çıkardı.

Geçtiğimiz günlerde 2000 yetişkin Amerika’lıyla yapılmış olan bir anketin sonuçlarına göre, akıllı telefon kullanıcılarının %10’u cinsel ilişki sırasında telefonlarını kullanıyor.

Peki, bu insanları yatakta bile telefonlarıyla olmaya iten şey ne? Fotoğraf ya da video mu çekiyorlar? Gelen aramaları ve mesajları mı cevaplıyorlar? Ya da Facebook durumlarını mı güncelliyorlar?

Bunu merak eden cinsellik uzmanı Dr. Justin J. Lehmiller, kişisel blogunun ziyaretçileri arasında bir anket yaparak insanların cinsel ilişki sırasında telefonlarıyla ne yaptıklarını öğrenmeye çalışmış.

Lehmiller’in cinsellik üzerine bilimsel yazılar yayınladığı sitesindeki 206 katılımcıyla yaptığı çalışmada 123 kadın, 83 erkek yer alıyor. Grubun genel cinsel yönelimi heteroseksüellerden oluşuyor (%69.9). Geri kalan katılımcılar arasında da biseksüeller, panseksüeller, homoseksüeller ve aseksüeller var. Çalışma grubunun yaş ortalaması 31.8 ve katılımcıların yaşları 18-70 arasında değişiyor. 23 farklı ülkeden soruları cevaplayan katılımcıların çoğunluğunu, %62’yle Amerikan vatandaşları oluşturuyor. Yani çalışma grubu oldukça farklı profillerdeki katılımcılardan oluşuyor.

Katılımcıların %87.9’u akıllı telefon kullanıcısı. Akıllı telefon kullanıcılarının %32.6’sı ise daha önce en az bir kez cinsel ilişki sırasında telefonuyla ilgilendiğini belirtmiş. Bu insanların yatakta cep telefonuyla ne yaptığını merak eden Lehmiller, yatakta yaptıkları davranışları işaretlemeleri için bu katılımcılara ayrıca bir anket vermiş. Ankette yer alan davranış biçimleri şu şekilde belirtiliyor: Gelen aramayı cevaplama, mesaj okuma, mesaj gönderme, online olarak internette gezinme, application kullanımı (oyun, müzik vb. uygulamalar), Facebook’u kontrol etme, fotoğraf çekme, video çekme, diğer.

Sonuçlara bakıldığında katılımcıların 25 ayrı davranışın kombinasyonlarını kullandıkları, yalnızca tek bir şey için telefon kullanmadıkları ortaya çıkmış.

Yatakta akıllı telefon kullanan kullanıcıların en yaygın olarak görülen kullanım amaçları fotoğraf (%71.2) ve video (%69.5)çekimi. Fotoğraf ve videodan sonra ise ilginç bir şekilde %27’sinin gelen aramaları cevapladığı, %18.6’sının arama yaptığı, %22’sini mesaj okuduğu, %11.9’unun ise cinsel ilişki sırasında mesaj gönderdiği ortaya çıkmış. Çok az sayıdaki katılımcı online olarak internette gezindiğini, application kullandığını ya da başka şeylerle uğraştığını belirtmiş. Seks sırasında Facebook’unu kontrol ettiğini belirten katılımcı sayısı ise yalnızca 1!

Araştırma sonuçları gösteriyor ki, akıllı telefonlar artık cinsel hayatımızın da önemli bir parçası haline geldi. Bunun iyi bir durum mu kötü bir durum mu olduğu ise tartışmaya açık bir konu. Eğer telefon kullanımı iki tarafı da rahatsız etmeyecek düzeydeyse ve cinsel hazzı arttıracak davranışlar için kullanılıyorsa (video ya da fotoğraf çekmek, cinsel içerikli filmler izlemek vb.), cinsel ilişkinize farklı ve pozitif bir boyut getirebilir (tabi çekilen fotoğrafların ve videoların yanlış ellerde olmayacağını garantiledikten sonra).

Fakat, yatakta telefon kullanımı taraflardan birini rahatsız ediyorsa ve telefonla yapılan davranışlar duygusal yakınlığınıza zarar veriyorsa, ilişkinizi zedeleyebilir ve cinsel yaşamınıza zarar verebilir. Cinsel ilişkide kullandığınız her şey gibi telefon da, nasıl ve hangi amaçla kullandığınıza bağlı olarak size bir şeyler kazandıracak ya da kaybettirecektir. Bu nedenle partnerinizle fikir alışverişinde bulunmadan telefonunuzu yatağınıza sokmamanızı öneriyoruz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale