X

Cilt bakımında yeni trend: Kodlarla gelen güzellik

Sağlıklı bir görünüm için tükettiğimiz besin, içtiğimiz su ve sporun çok büyük önemi vardır. Bir yandan bu şekilde sağlığımıza kavuşurken aynı zamanda destekleyici ürünlerle cilt bakımını aksatmamak da sağlıklı bir görünümün en önemli şartlarından biridir. Her cilt eşsiz olduğu için bu noktada kişinin kullanması gereken ürünler de doğal maddelerden hazırlanmalı ve kişiye özel olmalıdır. 

İlhamını ve uzmanlığını Fransız eczacılık geleneğinden alan CODAGE Paris, kişiye özel analizlere dayanan cilt bakım formülleriyle oluşturulan geniş ürün yelpazesiyle Almanya, Yunanistan, ABD, İngiltere, İspanya, Norveç gibi ülkelerin ardından şimdi de Türkiye’de seçkin eczanelerde tüketiciyle buluşuyor. Etkili ürünleriyle kısa süre içinde hızla büyüyerek 25 ülkede yer alan dermokozmetik markası CODAGE Paris’in ana uzmanlık alanını ise serumlar oluşturuyor.

Fransız eczacılık geleneği ışığında yola çıkan Juliene ve Amendine Azencott kardeşler tarafından 2010 yılında kurulan CODAGE Paris, 27 yenilikçi ürünüyle Türkiye’deki seçkin eczanelerde satışa sunuluyor. Her cildin eşsiz olduğu ve herkesin kendine özgü bir bakıma ihtiyaç duyduğu ilkesiyle hareket eden CODAGE Paris’in ürünleri yüzde 80 oranında doğal içeriklere dayanıyor.

3 aşamalı bakım: Hazırlık, uygulama ve korunma

Cildin, yapısına uygun biçimde beslenmesi anlayışı üzerine kurulu olan CODAGE Paris, üç aşamalı bir cilt bakım modeli benimsiyor. Cildin bakım öncesi hazırlanması, gerekli bakımın uygulanması ve sonrasında da korunmasını temel alan bu yaklaşım CODAGE formüllerinin verimliliğini ve etkinliğini ideal seviyeye taşıyor.

CODAGE formülünün ilkesi ve özü: Besleyici elementler

CODAGE Paris’in periyodik cetvelden esinlenen Nutri-Elements, yani besleyici elementler konsepti, cildin görünümünü etkileyen eksiklikleri tedavi etmek ve cildi onarmak için tasarlanan sinerjik aktif içeriklerden oluşuyor. Her besleyici element cildin özel ihtiyacına göre belli bir dozda kullanılarak, benzersiz bir “kodaj” oluşturacak şekilde bir araya getiriliyor ve ürün formülü oluşturuluyor. Hayvanlar üzerinde test edilmeyen CODAGE ürünlerinde sadece doğal içerikler kullanılıyor; paraben, alerjik içerik, esansiyel yağlar, fitalat ve diğer petro kimyasallara yer verilmiyor.

CODAGE Paris serumlarının farkı

Ana uzmanlık alanı serumlar olan CODAGE Paris, yüz ve göz çevresi için hazırlanan serumlarıyla kişiye özel bakım sunuyor. Cildin en alt katmanlarına bile erişebilen aktif bileşenleri yüksek konsantrasyonda içeren bu özel serumların birkaç damlası bile cildin hücre metabolizmasını desteklemeye yetiyor. Her yaş grubu ve cilt tipindeki kullanıcılar, yaşam stillerine ve anlık ortaya çıkan ihtiyaçlarına göre kullanacakları serumu seçebiliyor. Tüketicilerin günlük ihtiyaçlarını karışlayan bir terapi olan CODAGE serumları, tek başına veya birlikte kullanılabiliyor. Cildi yoğun bir şekilde nemlendiren, parlaklık ve enerji veren serumların önemli bir özelliği mevsimlere adapte edilmesi. Tüketiciler içinde aktif bir bronzlaştırıcı olan ‘Summer Time’ ürününü yaz aylarında kullanabiliyorken, yaz sonrasında ise ciltte oluşabilecek lekeleri gidermek için cildi rahatlatan ‘Fall in Love’ ürününü tercih edebiliyor.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale