X

Çikolatanın olmadığı bir dünya hayal edebiliyor musunuz: Tarih 2059’u gösterdiğinde eriyen sadece çikolata olmayacak

Kakao tedariğinde yapılan yanlış tarım uygulamaları ve küresel ısınma nedeniyle 2059 yılına kadar kakao ağaçlarının tümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Sürdürülebilir kaynaklardan kakao tedarik edilmediği takdirde kakao çekirdeği ve dolayısıyla çikolatanın da yok oluşuna şahitlik edebiliriz. 

Magnum, çikolatanın hammaddesi kakaonun çekirdeklerinin hem doğru kalitede olduğundan, hem de sürdürülebilirlik esaslarına uygun üretildiğinden emin olmak için, 2012 yılından beri Rainforest Alliance (Yağmur Ormanları Birliği) ile birlikte çeşitli çalışmalar yürütüyor. Kakaonun sorumlu ve sürdürülebilir kaynaklardan elde edilmesinin önemine dikkat çekmek ve konuyla ilgili farkındalık yaratmak için ise Magnum, 2059 projesini hayata geçirdi. Magnum, 2059 yılında çikolatanın olmadığı bir dünyadaki Magnum’u hayal ederek üzerinde çikolata kaplaması olmayan bir dondurma yarattı. Konuya dikkat çekmek için gerçekleştirilen Magnum 2059 projesi Kezban Arca Batıbeki, Ali Elmacı ve Ardan Özmenoğlu iş birliğiyle hazırlanan canlı bir sanat performansı gerçekleşti.

Magnum çikolatasından sanat eserlerine

Kezban Arca Batıbeki, Ali Elmacı ve Ardan Özmenoğlu tasarım çalışmalarına geleceğin Magnum’unu hayal ederek başladılar. Her bir sanatçının yarattığı eser, Magnum çikolatasıyla hazırlanan çikolata heykellerine dönüştü. Ressam ve Fotoğraf Sanatçısı Kezban Arca Batıbeki, Magnum 2059 eserinde; etrafında yemyeşil yapraklar, çiçekler ve meyvelerle, rengarenk giysileri içinde, kafasında kakao tohumları taşıyan ama bir yandan Magnum’unu yiyen bir Afrikalı kadın figürüne yer verdi.

Her eserinde bir söylemi ve eleştirisi olan Ali Elmacı, Magnum 2059 eserinde; her iki yüzünde yer alan, gelecek nesillere bırakılan iki farklı dünyanın tasvirine yer verdi. Türk ve küresel popüler kültüre ait ifade ve imgeleri altüst edişi ile tanınan Ardan Özmenoğlu, Magnum Kadın Tanrıçası bereketi ve toprağın verimliliğini temsil ettiğini söyleyerek eserinde Artemis’den ilham aldığını belirtti.

Kezban Arca Batıbeki

“2059 rakamı, en sevdiğim fütürist filmlerden olan “Blade Runner / Bıçak Sırtı” filmlerini hatırlattı bana. Yapacağım işi; bu filmlerde yer alan, benim gibi geleceği yaşarken, biriktirdiği bazı objeler, müzikler ve kitaplarla geçmişe olan bağlarını korumaya çalışan karakterlerle ilişkilendirmek istedim. Örneğin ben; 50-60 yıl öncesine ait görsellerin kullanıldığı ürün etiketleri, ambalajlar gibi efemeraları, objeleri çok severim. Kendi işlerimde de sıkça kullanırım. Günümüzde pek çok, eski ve köklü marka, bu duygulara hitap eden, geçmişe ait görselleri kullanmaya devam ediyorlar. Bu sıcak duygudan hareketle ve 2059 da benim gibi insanların var olacağını düşünerek, etrafında yemyeşil yapraklar, çiçekler ve meyvelerle, rengarenk giysileri içinde, kafasında kakao tohumları taşıyan ama bir yandan Magnum’unu da yiyen bir Afrikalı kadın figürü hayal ettim.”

Ardan Özmenoğlu

“Antik çağlardan günümüze birçok kültür ve uygarlıkta yaygın olarak görülen ana tanrıça inanışı vardır. Tarihte çeşitli isimlerle anılan Ana Tanrıça inanışının MÖ 6500-7000’lere kadar dayandığı Anadolu’da yapılan kazılarla ortaya çıkmıştır. Ana Tanrıça; analığın, dişiliğin, üremenin ve dolayısıyla bereketin simgesi kabul edilmektedir.  Ayakta, oturarak ya da uzanmış olarak betimlenen heykellerde tanrıçanın vücudu her zaman tasvir konusudur ve her biri ayrı ayrı ilham vericidir.

Ben “2059 Magnum” projem için Artemis’ten ilham aldım. Magnum Kadın Tanrıçası bereketi ve toprağın verimliliğini temsil ediyor, hepsinden önemlisi doğadan geldiğimizi ve doğaya bağlı olduğumuzu vurguluyor. Doğaya saygılı olmamız ve değer vermemiz gerektiğini her zaman hatırlamamız gerekiyor. Hepimiz için ilham kaynağı olmasını umuyorum.”

Ali Elmacı

“2059’da bizi ne bekliyor? Cevabı; eserimin iki farklı yüzünde yer alan, gelecek nesillere bırakılan iki farklı dünyanın tasviri ile vermek istedim. Bir tarafta bencilce hareket edilen bir yaşamın sonucunda, gelecek neslin haklarının gasp edildiği bir dünya. Bir tarafta ise doğru adımlar atıldığında, geleceğin daima aydınlık olacağını anlatan, bahar havasında bir dünya. Resimdeki kızıl gökyüzü karanlık tarafta batmak olan güneşi, aydınlık tarafta ise şafağı temsil etmektedir. Özetle geleceğin nasıl şekilleneceği, bizim dünyaya olan davranışlarımıza bağlı.

Ben de “Magnum 2059” çalışmam ile hepimizin hayalindeki geleceğin ortak olduğu hatırlatmak ve bu ortak amaç için aynı özveriyi göstermemiz gerektiğini vurgulamak istedim.

Magnum 2059’un herkes için bir yol gösterici olması dileğiyle…”

Tarih 2059 gösterdiğinde eriyen sadece çikolata olmayacak!

Etkinlikte 2019’dan 2059’a kadar yapılan ileri sayımla birlikte sanatçıların tasarladığı çikolata heykelleri eriyerek canlı bir sanat performansına dönüştü. Gerçekleşen performans ile Kezban Arca Batıbeki, Ali Elmacı ve Ardan Özmenoğlu’nun çikolatadan yapmış olduğu eserler bir anda erimeye başlayarak yok oldu, izleyiciler beyaz Magnum dondurmasıyla karşı karşıya kaldı. Deneysel bir performansa imza atan Magnum, kakaonun sürdürülebilirlik esaslarına uygun üretilmediğinde ve bilinçsiz tüketilmesine devam edilmesi durumunda 2059 yılında çikolatanın olmayacağının altını çizdi.

Performans sonrasında konuşma yapan Magnum Marka Müdürü Gizem Erbaş, “40 yıl sonra, yani 2059 yılında dünyada artık kakao ağacı kalmayabilir. Bizler de buna dikkat çekmek için bu geceyi düzenledik ve çikolatanın yok oluşuna vurgu yapmak adına 2059 yılının Magnum’unu çikolatasız yarattık. Bize destek olması ve mesajımızı güçlendirmesi adına çok değerli üç sanatçımızla biraraya geldik. Kendileri 2059 yılını hayal ederek ve günlerce çalışarak eşsiz birer sanat eserine dönüşen Magnum’larını yarattılar. Ama en önemlisi bu sanat eserlerini, günlerin emeğini eritmemize izin verdiler. Peki biz bunların hepsini neden yaptık. Aslında tek bir amacımız vardı. Magnum olarak Rain Forest Alliance ile birlikte çalışıyoruz. Çikolatamızı sadece ve sadece Rain Forest Alliance sertifikalı tarlalardan alıyoruz. Onlarla beraber projeler geliştiriyoruz, yatırım yapıyoruz. Bunu da sadece Magnum olarak biz yapmıyoruz, aslında Türkiye’de ve dünyada bunu yapan, sürdürülebilir tarım için çabalayan, yatırım yapan bizim gibi başka markalar da var. Bu markaların ortak noktası ise ‘Rain Forest Alliance’ logosu. İşte bugün amacımız size bu logoyu tanıtmak ve hep beraber yaptıklarımızı az da olsa anlatabilmek, ” dedi.

Rain Forest Alliance Türkiye Ülke Müdürü Osman Tekinarslan “Bizler Rain Forest Alliance olarak tarımın çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarını farklı açılardan ele alarak toplumun ihtiyaçları üzerine çalışmalar yapmaktayız. Bizler her aktörün ne kadar önemli olduğunun bilinciyle üreticiler başta olmak üzere, markalar, devletler, sivil toplum kuruluşları ile birlikte tedarik zincirinin güvenirliği icin çalışmaktayız. Özellikle birçok şirketin bu bilinçle, faaliyetlerini gönüllü olarak sürdürülebilirlik çalışmalarına odaklaması, dünyanın ortak sorununa kolektif çözümler üretmek için bir araya gelmesi bizleri umutlandırıyor. Sizler de bizim gibi kurbağayı takip edin ve ittifaka katılın. Siz de üzerinde bu logo olan ürünleri satın alın. Sürdürülebilir tarımı; gıda güvencesini temin ederek, bitkisel ve hayvansal ürünlerin, çevreyi, halk sağlığını, toplumları ve hayvan refahını koruyan tekniklerle üretilmesine destek olun. Bu yolculuğa destek olun ki bir çoğumuzun severek yediği Magnum’u, etrafında var olan leziz çikolatası ile torunlarımız da tadabilsin,” dedi.

Etkinlik sonrasında tüketicilerin dikkatini çekmek ve konuyla ilgili farkındalık sağlamak için Migros’larda özel bir alan yaratılarak tüketiciler bilgilendirildi ve Magnum 2059’lar hediye edildi.

Rainforest Alliance (Yağmur Ormanları Birliği) hakkında

Kar amacı gütmeyen, uluslararası bir kuruluş olan Rainforest Alliance (Yağmur Ormanları Birliği), kakao çiftçileri ve ailelerinin daha iyi bir geleceği olması için çalışırken; kakaonun doğal kaynakları koruyan, gelişmiş ve doğaya dost tarım uygulamalarını bilinçli şekilde kullanan kakao çiftçileri tarafından yetiştirilen sertifikalı çiftliklerden elde edilmesini sağlıyor. 

İlginizi çekebilir: Şeker kamışının en yeni kullanımı: LEGO’dan sürdürülebilir doğa dostu parçalar

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale