X

Çıkarsız yalan söyleme durumu: Her yalancı bir mitoman mıdır?

Mitomani denilen “yalancılık hastalığı” günümüzde çok yaygın bir hale geldi. İnsanlar yalan söylendiklerini düşündüklerinde birbirlerini mitoman olmakla suçluyorlar. Acaba her yalancılık “mitoman”lık mı? 

Mitomani denilen durum kişinin hiçbir çıkarı olmadığı halde yalan söylemesi durumudur. Mitomaniyi normal yalancılıktan ayıran en önemli durumda fark budur. İkinci fark ise kişinin -deyim yerindeyse- ayak üstü yalan söylemesidir. Öyle ki arada söylediği doğruların sayısı azalmış, doğrudan çok yalan söyler hale gelmiştir. 

Mitomani denilen durum kişinin hiçbir çıkarı olmadığı halde yalan söylemesi durumudur

Patolojik yalancılık da denilen bu durum, aslında kişiliğin erken gelişim dönemlerinde başlar. Kendini ifade etmek ve ilgi görmek için yalan söylemeye başlayan bir çocuk artık giderek bu yalana sarılır olmuştur. Bunun dışında ailenin sürekli müdahale ettiği, her yaptığına karıştığı, sürekli ceza verdiği çocuklar da yalan söyleyerek cezadan kurtulduğunda, yalanı bir yaşam şekli haline getirerek mitoman olurlar. Her insan ara sıra yalan söyleyebilir. Hele ki beyaz yalan dediğimiz karşımızdaki insana zarar vermeyen, ama bizi zor durumdan kurtaran yalanlara günlük hayatta rastlarız. Örneğin eşiniz saçını boyatmıştır, çok yakışmasa bile mutlu olması için beğendiğinizi söylersiniz, bu aslında bir nevi yalan söylemektir. Ama bu durumu çok abartmaz, her zaman da başvurmayız.

Bugüne kadarki meslek hayatımda – ki 25 seneyi doldurmuş bir psikiyatristim- gerçek anlamda mitoman dediğimiz 5 tane danışan gördüm. Günlük psikiyatri pratiğinde belki normal bir sayı olabilir ama bu sayının Okan Bayülgen’in programına çıkmamdan ve mitomaniyi anlatmamdan sonra artması belki de rahatsızlığı olanların biraz daha çok başvurması ile de ilişkili olarak değerlendirilebilinir.

Bu danışanların ortak özelliği artık bu durumdan rahatsızlık yaşamaları, dostlarını, sevgililerini, arkadaşlarını, eşlerini hatta kendi öz ana babalarını kaybedecek hale gelmeleridir. Adları yalancıya çıktığı gibi, ne yaparlarsa yapsınlar yalan söylemeye engel olamadıklarını bu yüzden de çok sıkıntı yaşadıklarını söylüyorlardı. Birkaç aylık tedaviden sonra durumlarını düzeltip hayatlarına döndüler. Ama unutmamak gerekir ki bunlar, düzelmeyi gerçekten isteyen insanlardı. Ben hayatımdan memnunum diyen bir insanın bundan kurtulması daha zordur.

Ben hayatımdan memnunum diyen bir insanın mitomaniden kurtulması daha zordur.

Mitomani aslında bir tür “dürtü kontrol bozukluğu”dur. Dürtü kontrol bozukluklarında kişi bir işi yapana kadar çok sıkıntı yaşar, yapar, kısa bir süre rahatlar sonra gene sıkıntı yaşamaya devam eder. Mitomani konusunda da durum böyledir. Hiç gereği yokken, örneğin bir adam Taksim’deyken, sevgilisine Tuzla’dayım der, bir süre rahatlar, sonra da “niye yalan söyledim” diye sıkıntı duyar. Bu nedenle aslında mitomanlar sanılanın aksine durumdan çok hoşnut değildir. Hem kendi içinde sıkıntı yaşar, hem yakınlarını kaybetmenin üzüntüsünü yaşar. Bütün bu sıkıntılar onun durumunu daha da ağırlaştırır. Durumu ağırlaştıkça da yalan söylemesi artar. Bir kısır döngü devam eder gider.

Mitomani tedavisinde ilaç tedavisi ve psikoterapi birlikte olduğunda başarılı sonuç alma olasılığı daha yüksektir. Tek başına ilaç tedavisi ya da tek başına psikoterapi eksik kalabilir ilerde tekrarlamalar olabilir. Sonuç olarak mitomani tedavi edilebilen bir hastalıktır. Ama kişinin kendisinin de tedavi olmayı istemesi gerekir.

İlginizi çekebilir: Söylenen yalanları yakalamak için dikkat etmeniz gereken 6 nokta

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Psikiyatrist/Psikoterapist Sabri Yurdakul: Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu, 1992 yılında ise Ankara Numune Hastanesi'nden "Psikiyatri Uzmanlığı" diplomasını aldı. Uzmanlık eğitimi sırasında Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışma Rehberlik Bölümü'nde özel öğrenci olarak eğitim aldı. 1992 yılında Adana Ruh Sağlığı hastanesinde çalışmaya başlayan Yurdakul aynı tarihlerde “Yaprak Psikiyatrik ve Psikolojik Danışma Merkezi”ni kurdu. Adana'daki çalışmaları sırasında psikodrama eğitimleri yanı sıra kognitif terapiler ve gestalt terapisi eğitimlerine devam etti. 2008 yılında İstanbul Nişantaşı'nda Yaprak Psikiyatri'nin ikinci şubesini açan Yurdakul, katıldığı pek çok Tv programının yanı sıra iki sezon boyunca Cine 5 TV'de "Yaşamdan Bir Yaprak" adlı programı gerçekleştirdi. Halen düzenli olarak hürriyetaile.com ve mynetkadın sitelerinde köşe yazıları yayınlanan Yurdakul’un şimdiye kadar yayınlanmış 10 kitabı bulunmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale