X

Çevre dostu beslenme: Diyetinizi seçerken gezegeni de düşünün

Günlük beslenme tercihlerimizi yaparken sizce çevreyi ne kadar gözetiyoruz? Beslenme tarzımızın sağlığımızı desteklemesinin yanı sıra çevreye dost seçimlerden oluşması da çok önemli. Çünkü günde kabaca 3 kez, haftada 21, ayda 90 ve yılda 1095 kez öğün yiyoruz, üstelik buna atıştırmalıklar, ara öğünler dahil değil –en azından çoğumuz için-. Dolayısıyla yediklerimiz konusunda seçici davranmamız çok daha önemli bir hale geliyor. Neyin sağlıklı olduğu kadar ‘sürdürülebilir’ olduğunu da bilmemiz şart. Peki, çevre dostu bir beslenme mümkün mü, hangi beslenme hem sağlığımız hem de çevre için en iyisi? İşte bilimsel araştırmalara gezegeni koruyan ve sağlığımızı destekleyen en iyi diyet…

Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren öğelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.

American Journal of Clinical Nutrition’da yapılan bir araştırma, hem sağlık hem de çevre açısından en iyi beslenme tarzını bulmak için farklı diyetleri inceledi ve vegan, pesketaryen, paleo ve ketojenik beslenme için şu bulguları açığa çıkardı:

  • En az miktarda karbondioksit üreten vegan diyeti, sürdürülebilirlik açısından listenin başında yer aldı.
  • Pesketaryen diyeti en yüksek ortalama sağlık puanına sahipti.
  • Yağ oranı yüksek ve karbonhidrat oranı düşük olan keto diyeti ve tahıllar, işlenmiş gıdalar ve rafine şeker açısından düşük olan paleo diyeti, vegan diyetinin üç ila dört katı karbon emisyonuna sahipti.
  • Keto ve paleo diyetleri hem sürdürülebilirlik hem de diyet kalitesinde en düşük sırada yer aldı.
  • Hem keto hem de paleo’nun daha fazla et odaklı ve daha az baklagil bazlı yeme kalıpları olduğunu düşündüğümüzde bu pek de şaşırtıcı bir sonuç değil.

Gelelim, araştırmada incelenen beslenme tarzlarını kısaca hatırlatmaya:

  • Vegan beslenme: Etik, sağlık veya çevresel nedenlerle hayvansal ürünleri içermeyen diyet türüdür. Vegan beslenmede et, balık, süt ve süt ürünleri, yumurta gibi hayvansal ürünler tüketilmez. Vegan beslenme çevre dostudur, çünkü hayvan yetiştiriciliği, sera gazı emisyonları, arazi kullanımı ve suyun gereksiz ve fazlaca kullanımı gibi çevresel etkileri azdır. Daha kapsamlı bir okuma için Vegan beslenme nedir? yazımıza göz atabilirsiniz.
  • Paleo beslenme: Paleo beslenme, avcı-toplayıcı atalarımızın yedikleri yiyecekleri taklit etmeye çalışan bir beslenme tarzıdır. Bu beslenme modeli, modern tarım ve işlenmiş gıdaların neden olduğu sağlık sorunlarından kaçınmak için tamamen doğal, işlenmemiş gıdaları tercih eder. Paleo beslenme, et, balık, deniz ürünleri, sebze, meyve, fındık, tohumlar ve sağlıklı yağlar içeren bir diyeti kapsar. Daha detaylı bilgi edinmek için: Paleo diyeti nedir ve nasıl yapılır?
  • Pesketaryen beslenme: Pesketaryen beslenme, bitkisel besinlerin yanı sıra deniz ürünlerinin de tüketildiği bir beslenme tarzıdır. Bu diyet, veganlık ve paleo diyetlerinin birleşimi olarak tanımlanabilir. Pesketaryen diyet, hayvansal gıdaların bazılarından vazgeçmek isteyen ancak tamamen vegan olmak istemeyen/hazır olmayan insanlar için bir alternatif olabilir. Ancak, pesketaryen beslenme de bazı etik ve çevresel endişeleri beraberinde getirir. Dilerseniz Vejetaryen beslenme rehberi ve bitkisel protein kaynakları yazımıza da göz atabilirsiniz.
  • Ketojenik beslenme: Ketojenik beslenme, yüksek yağ, düşük karbonhidrat ve orta düzeyde protein içeren bir diyet türüdür. Bu diyet enerji kaynağı olarak glikoz yerine yağ yakmasını hedefler. Bu süreç, vücutta keton adı verilen bir enerji kaynağı üretir. Ketojenik diyet, genellikle karbonhidrat alımını 20-50 gram/gün arasında sınırlandırırken, yağ alımını artırır. Protein alımı ise, diğer makro besinlerin oranına göre daha düşüktür. Karbonhidrat düşmanı beslenme: Ketojenik diyet nedir? yazımızdan bu beslenme hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Belirtmekte fayda var ki; en doğru beslenme, kişinin yaşına, hayat tarzına, sağlık durumuna, kişisel tercihlerine, alerjilerine ve benzeri pek çok faktöre göre değişebilir. Bu nedenle hem çevre hem de kişinin kendisi için en iyi olabilecek tek bir beslenme türünden bahsetmek mümkün değildir. Özel sağlık durumlarında mutlaka beslenme konusunda bir uzmandan destek alınması gerekir.

Yukarıda bahsedilen beslenme tarzlarını takip edin etmeyin hem sağlığınızı desteklemek hem de çevreye daha az zarar veren seçimler yapan bir yaklaşım benimsemek için şu hususları göz önünde bulundurabilir, küçük değişimlerle çevre ve sağlığınız üzerinde büyük olumlu etkiler yaratabilirsiniz:

  • Taze meyve-sebze tüketimine önem verin.
  • Organik beslenmeye özen gösterin.
  • Mümkün olduğunca işlenmiş, paketli gıdalardan kaçının.
  • Gıda israfı yapmamaya dikkat edin, artan yemekleri değerlendirin.
  • Bitkisel protein kaynaklarına yönelin.
  • Et ve hayvansal gıda tüketimini azaltın.
  • Yerel ve mevsiminde beslenin; gıdaların lojistik olarak geçirdiği yolcuğu ve bu yolculukların neden olduğu karbon salınımını göz önünde bulundurun.
  • Kompost yapımını öğrenin, gıda atıklarını doğru şekilde değerlendirin.
  • Su tasarrufuna özellikle mutfağınızda özen gösterin, suyu boşa harcamayın, su kaynaklarını kirletmemeye dikkat edin.

İlginizi çekebilir: Doğaya dost alışkanlıklar kazanmanıza engel olabilen sürdürülebilirlik mitleri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale