X

Cep telefonunuza gerçekten bağımlı olabilir misiniz?

Hayatımıza girdiği andan bu yana çok hızlı bir gelişim gösteren cep telefonu, bugün bilim dünyasında bağımlılık tartışmalarına konu oluyor. Her ne kadar bağımlılık kavramının tanımı psikologlar tarafından yalnızca kimyasal maddelerle sınırlandırılsa da, bu konuda davranışsal bağımlılık olarak adlandırılan başka bir kavram daha mevcut ve bunun da beynimize olan etkileri, tıpkı klasik anlamdaki bağımlılığa benzer özellikler gösterebiliyor. Yine de internet ve cep telefonunun bağımlılık yaratıyor olması üzerinde kesin bir anlaşmaya varılmış değil.

Fiziksel ve davranışsal bağımlılık

Fiziksel bağımlılık şeklinde de adlandırabileceğimiz klasik anlamdaki bağımlılık, tıpkı sigarada bulunan nikotin gibi kimyasalların nöronları etkilemesini gerektirir. Ayrıca fiziksel bağımlılık yalnızca kişinin kendisini iyi hissetmesi ile değil, aynı zamanda toleransın artması ve yoksunluğunun yaşanması, dolayısıyla sürekli bağımlı olunan şeyin düşünülmesi ve kontrol kaybı gibi durumlarla da ilgilidir.

Öte yandan bağımlılığın teşhisi için var olması gereken bu durumlar, davranışsal bağımlılık olarak adlandırdığımız, kimyasal bir maddenin söz konusu olmadığı bazı bağımlılık türlerinde de görülmektedir. Kumar bağımlılığı, genellikle bu konuda en çok verilen örnektir ve bunun nedeni, kumarda kazanılan paranın nöronlarınızı etkiliyor ve dopamin salgılatıyor olmasıdır. Bu nedenle kumar, bir süre sonra tıpkı nikotin gibi bir bağımlılık yaratabilir.

İlginizi çekebilir: Eski bir top modelin ağzından: Bağımlılıkla yaşamak ve bundan kurtulabilmek

Peki ya cep telefonları?

Cep telefonları, bilim dünyası tarafından henüz bağımlılık duyulabilen bir nesne olarak tanımlanmış değil. Şimdiye dek bağımlılık türleri arasında cep telefonuna en yakın olan şeyse oyun bağımlılığı. 

Ancak bu durum,  yoğun cep telefonu kullanımının davranışsal bağımlılığın bazı özelliklerini göstermediği anlamına gelmiyor. Örneğin; cep telefonunda görülen herhangi bir şey, kişinin ruh halini değiştirmeye yetebiliyor ya da pek çok insan, gününü cep telefonunu kullanarak ve kullanmadığı zamanlarda da onu düşünerek geçirebiliyor. Öte yandan cep telefonlarının dopamin salgılanmasını da tetiklediği biliniyor. Aslına bakarsanız, telefonunuza gelen her yeni bildirim, vücudunuzun dopamin salgılamasına neden olabilir ve siz de kendinizi bu yüzden her 5 dakikada bir telefonunuzu kontrol ederken bulabilirsiniz. Ayrıca bazı araştırmalara göre, cep telefonu kullanımının beyinde yalnızca yemek yeme ve seks yapma gibi durumlarda salgılanan bazı kimyasalların salgılanmasına neden olduğu yönünde bulgular mevcut. Dolayısıyla bu tür faktörlere bakarak cep telefonu kullanımının bağımlılığa benzer etkilerinin olduğunu söyleyebiliriz.

Tam olarak bağımlılık şeklinde adlandıramamamızın nedeni ise; tolerans, kontrol kaybı ve yoksunluk gibi fiziksel durumların cep telefonu kullanımında görülmemesi. Her ne kadar bazı insanların cep telefonları yanlarında değilken rahatsız hissettikleri gözlemlenmişse de, bilim bu konuda çekimser tavrını koruyor.

Tüm bunlardan hareketle yoğun cep telefonu kullanımının bağımlılıkla bazı noktalarda birleşip, bazı noktalarda ayrıldığını söylemek mümkün. Henüz teknik olarak bir cep telefonu bağımlılığından söz edemesek de, yapılan bazı araştırmalarda yoğun cep telefonu kullanan bireylerde yüksek stres seviyesi ve düşük yaşam tatmini gibi olumsuz sonuçların gözlemlendiği bir gerçek. Dolayısıyla bağımlı olmamız mümkün olmasa bile, cep telefonu kullanımımızı sınırlandırdığımızdan emin olmamız gerektiğini söyleyebiliriz.

İlginizi çekebilir: Cep telefonunuzu daha bilinçli kullanmanızı sağlayacak tüyolar

Cep telefonu kullanımı ile ilgili yapılan diğer araştırmalar için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:

 

Kaynak
scishow

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale