X

Can sıkıntısının 5 türü: Sıkılmak yaratıcılığa ve üretkenliğe nasıl katkıda bulunabilir?

Can sıkıntısı genelde hepimizin uzak kalmak istediği ve olumsuz duyguları beraberinde getirdiğine inandığımız bir durum. Ancak 2006 yılında yapılan bir araştırma, can sıkıntısının farklı türleri olabildiğini ve sıkılmanın aslında her zaman olumsuz duygularla ilişkili olmadığını, can sıkıntısıyla ilgili yaklaşımımızı farkındalıkla analiz ettiğimizde gelişimimize, yaratıcılığımıza ve üretkenliğimize katkı sağlayabildiğini gösteriyor.

Can sıkıntısı kronik hale geldiğinde deneyimlenen olumsuz duygular anksiyete ve depresyon gibi çeşitli psikolojik rahatsızlıkları beraberinde getirebilirken, günlük yaşamınızı olumsuz etkileyerek üretkenliğinize ve odaklanma becerinize olumsuz yansımaları olabiliyor. Ancak belirli durumlarda can sıkıntısı daha iyi hissetmenize, yaratıcılığınızın ön plana çıkmasına ve daha üretken olmanızı sağlayan itici bir güce dönüşerek daha pozitif hissetmemize de aracı olabiliyor.

Can sıkıntısının 5 türü

Son on yılda can sıkıntısının gelişim sürecini, yaşamımıza olan etkilerini ve can sıkıntısıyla ilişkilendirilen psikolojik faktörleri inceleyen çok sayıda bilimsel araştırma yapıldı. 2006 yılında, Motivation and Emotion dergisinde yayınlanan bir araştırma, can sıkıntısının beş farklı türünün olduğunu ortaya koydu.

Yapılan bu kapsamlı çalışmanın sonuçları, can sıkıntımızın sebeplerini daha iyi anladığımızda ve neden sıkıldığımızın daha fazla farkında olduğumuzda, sıkılma hissiyle daha kolay başa çıkabileceğimizi, hatta bu hissi üretkenlik ve yaratıcılığımız için itici bir güç olarak nasıl kullanabileceğimizi öğrenebileceğimizi gösteriyor. Araştırmacılar hepimizin farklı zamanlarda can sıkıntısının 5 farklı türünü de deneyimleyebileceğini söylese de, her birimizin kişilik tipine göre can sıkıntısının belirli bir “türünü” daha fazla deneyimlediği düşünülüyor.

Can sıkıntımızın kaynağının ne olduğunun farkında olmak ve can sıkıntısı türlerini yakından tanımak, onu daha verimli kullanabilmemiz için muhteşem bir araç olabilir. Bu yazımızda can sıkıntısının 5 farklı türünü sizlerle paylaşmanın yanı sıra, sıkılma hissini üretkenliğinize ve yaratıcılığınıza katkıda bulunacak bir deneyime nasıl dönüştürebileceğinize dair ipuçlarını da sizlerle paylaşacağız.

1. Kayıtsız sıkılma

Kendimizi dış dünyadan soyutlayarak sakin ve içe kapanık davranışlar sergilememizle kendini gösteren can sıkıntısı kayıtsız sıkılma kategorisi altında değerlendiriliyor. Rahatlık ihtiyacı ve neşeli görünme mecburiyetinden doğan yorgunluk ve tükenmişlik, kayıtsız sıkılma durumunun en önemli iki sebebi olarak açıklanıyor.

2. Ayarlanabilir sıkılma

Can sıkıntısını azaltan seçeneklere ne kadar açık olduğunuza bağlı olarak yoğunluğu ve sıklığı farklı durumlara göre değişiklik gösterebilen, sıkılmaya bağlı olumsuz duyguların daha az deneyimlendiği can sıkıntısı durumu ayarlanabilir sıkılma olarak adlandırılıyor. Ayarlanabilir sıkılma durumu zihnin sürekli olarak oradan oraya uçuşan düşüncelerle meşgul olması, ne yapacağınızı bilmemek ve içinde bulunduğunuz durumu, ihtiyaçlarınızı ve isteklerinizi göz önünde bulundurmaksızın, bir şeyi sırf yapmış olmak için yapma eğilimiyle kendini gösteriyor.

3. Arayışta sıkılma

Bu tip can sıkıntısı deneyimleyen kişiler, sıkılmanın beraberinde getirdiği olumsuz duyguları tolere etmekte zorlandıkları için sürekli olarak can sıkıntılarını geçirecek bir şeylerin arayışında oluyor. Can sıkıntısının yarattığı yoğun duyguları ortadan kaldırabilmek için güçlü bir içsel motivasyon besleyen bu kişilerin zihni devamlı olarak alternatif aktivitelerin, yeni hobilerin, boş zamanlarında yapabilecekleri şeylerin arayışında oluyor.

4. Tepkisel sıkılma

Tepkisel sıkılma, tüm can sıkıntısı türleri arasında en yoğun uyarılmanın ve en negatif duyguların deneyimlendiği sıkılma türü olarak biliniyor. Tepkisel sıkılma örüntüsüne sahip kişiler sıkılmalarına neden olan durumdan ve insanlardan bir an önce uzaklaşmak için oldukça güçlü bir motivasyona sahip oluyor. Önemli ölçüde huzursuzluğu ve çoğu zaman yoğun öfke duygusunu beraberinde getirebilen bu can sıkıntısı türüne sahip kişiler devamlı olarak daha iyi hissetmelerini sağlayacak, alternatif senaryoları düşünme eğiliminde oluyor.  

5. Tepkisiz sıkılma

Tepkisiz sıkılma türü, tepkisel can sıkıntısında olduğu gibi istenmeyen bir durum olduğu halde, diğer can sıkıntısı türlerinden farklı olarak, kişi can sıkıntısına karşı olumlu ya da olumsuz herhangi bir tutum ya da yoğun bir uyarılma deneyimlemiyor. Çaresizlik ve boşluk hissinin yanı sıra depresyonla da ilişkilendirilen bu sıkılma türü diğer türlere göre çok daha yaygın olarak görüldüğü için, can sıkıntısının negatif bir durum gibi algılanmasının temelinde de bu can sıkıntısı türü yer alıyor.

Can sıkıntınızın hangi hangisine daha yakın olduğunu nasıl anlarsınız?

Can sıkıntısını 5 farklı başlık altında sınıflandıran Thomas Goetz, bu beş türün her birinin iki farklı boyutunun kombinasyonlarından oluştuğunun altını çiziyor. Bu boyutlardan birincisi, sıkılmanın beraberinde getirdiği duyguların pozitif ya da negatif olmasından; ikincisiyse deneyimlediğiniz uyarılmanın yoğun ya da hafif olmasından oluşuyor.

  • Pozitif duygular ve hafif uyarılma kayıtsız sıkılmaya,
  • Negatif duygular ve hafif uyarılma ayarlanabilir sıkılmaya,
  • Negatif duygular ve yoğun uyarılma arayışta sıkılmaya,
  • Çok negatif duygular ve çok yoğun uyarılma tepkisel sıkılmaya,
  • Negatif duygular ve az uyarılma ise tepkisiz sıkılmaya denk geliyor.  

Gördüğünüz gibi, yaygın kanının aksine sıkılmanın oldukça farklı türleri var ve can sıkıntınıza eşlik eden duygulara ve can sıkıntısına nasıl tepki verdiğinize (uyarılma yoğunluğuna) bağlı olarak can sıkıntınızı yaşamınız için fayda sağlayacak bir araca dönüştürebilmeniz mümkün. Yapılan araştırmalar da, can sıkıntısının nasıl deneyimlendiğine bağlı olarak bazı durumlarda ruh sağlığına zarar verebildiğini, ancak doğru şekilde ele alındığında ve nasıl kullanılacağını öğrendiğimizde yaratıcılığımıza ve problem çözme becerimize fayda sağlayabileceğini destekliyor.

Can sıkıntısı yaratıcılığınıza katkı sağlayabilir

Özellikle arayışta sıkılma türünü deneyimliyorsanız, can sıkıntınızın yaratıcılığınızı geliştirmek için muhteşem bir araç olabileceğini söyleyebiliriz. Can sıkıntısının bu türü temelinde tatmin edilmeyen bir sinirsel uyaran arayışından kaynaklanıyor. Sinirsel uyaranlardan uzak kaldığımızda ve bu uyaranları çevreden bulamadığımızda zihnimiz bu uyaranları kendisi yaratmaya başlıyor. Can sıkıntısı yaşadığımız, yani çevresel tüm uyaranlardan uzak kaldığımız zamanlarda zihnimiz uyaran arayışına girdiği ve hayal kurmaya başladığı için yaratıcılığımız ve problem çözme becerilerimiz yükselişe geçiyor.

Can sıkıntısı ruh sağlığınıza fayda sağlayabilir

Özellikle hayal kurmayı hızlandırdığı için, can sıkıntısı günlük yaşamın stresinden ve beklentilerinden uzaklaşmanıza da aracı oluyor. Sıkılma noktasına gelecek kadar uzun süre ekranlardan, işten ve diğer stres faktörlerinden uzaklaşmak ruh sağlığınıza katkı sağlıyor. E-maillerden, sosyal medyadan ve bildirimlerden uzaklaşmak ve sıkılarak zihninizin yenilenmesine izin vermek stresin ve beraberinde getirdiği tüm olumsuz etkilerin azalmasına yardımcı oluyor.

Sıkılmanın olumlu etkilerinden nasıl faydalanabilirsiniz?

Öncelikle can sıkıntısını gevşeme ve rahatlama kavramlarıyla karıştırmamaya çalışmalısınız. Yoga ya da meditasyon gibi bilinçli ve istemli olarak yaptığınız sakinleştirici bir aktivite, sinirsel uyarım ihtiyacınızı karşılamak için uyaran bulmaya çalışma amacına hizmet etmez.

Sıkılmanın pozitif etkilerinden gerçekten yararlanabilmek için çok az konsantrasyon gerektiren ya da hiç konsantrasyon gerektirmeyen bir aktivite bulmanız gerekiyor. Bildiğiniz bir rotada yürüyüş yapmak, yüzmek, gözleriniz kapalı şekilde oturmak ve hiçbir müzik ya da yönlendirme olmaksızın zihninizdeki düşüncelerin oradan oraya gezinmesine izin vermek başlangıç aşamasında sıkılmanın pozitif getirilerinden faydalanmanıza yardımcı olacaktır.

Sıkılmaya ayırdığınız zaman diliminde teknolojiyle ilgili her türlü uyarandan uzak kalmanız da son derece önemli. Genelde canımız sıkıldığında elimizin ilk gittiği şey hiç şüphesiz telefonlarımız. Ancak sosyal medyada gezinmek, online alışveriş yapmak ya da oyun oynamak sıkılma becerimizi kaybetmemize ve sıkılmanın beraberinde getirdiği faydalardan mahrum kalmamıza neden olabiliyor. Elimiz telefona her gittiğinde sıkıntımızdan kısa süreliğine uzaklaşıyor, ancak farkında olmadan zihnimizin yaratıcılık ve problem çözme becerilerini körelterek uzun vadede kronik sıkılmayı yaşamımıza davet etmiş oluyoruz. Yeni uyaranlarla dopamin salgılayan beynimiz bir süre sonra sürekli olarak yeni uyaran istiyor, sıkılmaya olan toleransımızı giderek azaltıyor ve can sıkıntısından kurtulmak için devamlı olarak hep daha fazla uyarana ihtiyaç duyuyoruz.

Markette sıra beklerken, sıkıcı bir toplantının ortasında ya da planlanmamış boş zamanlarınızda telefonunuzdan ve tüm uyaranlardan uzak kalmayı bir kez deneyimlediğinizde, zihninizin sıkılma sırasında neler yaratabildiğini, yaratıcılığınızı nasıl tetiklediğini ve üretkenliğinize nasıl katkı sağladığını göreceksiniz. Bu hafta sonu biraz sıkılmaya ne dersiniz?

İlginizi çekebilir: 

Neden sıkılıyoruz: Can sıkıntısının psikolojik nedenleri

Modern yaşamda can sıkıntısı: Sıkılmamıza sebep olan faktörler ve çözüm önerileri

Can sıkıntısı, zihin ve beden bağlantısı: Sıkıldığımızda beynimizde neler oluyor?

Kaynaklar: Time, Fast Company, New Yorker

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale