Modern yaşamda can sıkıntısı: Sıkılmamıza sebep olan faktörler ve çözüm önerileri

Hemen hemen hepimiz yeni şeyler yapmayı seviyor, hatta yeniliklere bayılıyoruz. Yeni yerler keşfetmek için seyahat etmek, yeni insanlar tanımak için kurslara yazılmak, yeni açılan restoranlarda yeni tatlar deneyimlemek gibi pek çok aktiviteyi gerçekleştirmemizin ardındaki nihai motivasyon monotonluktan kurtulma ve can sıkıntımızı giderme çabası. Çoğumuz ancak konfor alanımızdan çıkıp yeni şeyler deneyimlediğimiz kadar yaşadığımızı hissediyoruz.

Yeni deneyimler, en temel ihtiyaçlarımızdan biri olan öğrenmeye ve merak duygusunun giderilmesine yardımcı olan en önemli araçlar. Dolayısıyla evrimsel olarak yeni şeyler denemekten zevk alıyor, farklı uyaranlarla yaşam enerjimizin katlanarak çoğaldığını hissediyoruz.

Pandemi döneminde, pandeminin beraberinde getirdiği kısıtlamalar nedeniyle kendimizi bu kadar sıkışmış, çaresiz ve sıkılmış hissetmemizin sebebi de aslında bu temel ihtiyaca temas ediyor. Seyahat özgürlüğümüzün kısıtlanması, restoranların kapatılması, sokağa çıkma yasakları gibi pek çok önlem, beynimizin yeniye olan özlemini, yeniye olan özlemimizin karşılanmamasıysa can sıkıntısını beraberinde getiriyor.

Can sıkıntısının nasıl oluştuğunu, can sıkıntısına eşlik eden olumsuz duyguların neler olduğunu ve sıkılmanın psikolojik boyutunu Neden sıkılıyoruz: Can sıkıntısının psikolojik nedenleri yazımızda sizlerle paylaşmıştık. Sıkılmaya eşlik eden psikolojik süreçleri göz önünde bulundurduğumuzda kısıtlayıcı, kontrol edilemez, özgürlüğümüze ket vuran pek çok faktörün sıkılma hissini beraberinde getirdiğini söyleyebiliriz. Bu yazımızdaysa, tüm psikolojik süreçleri göz önüne aldığımızda, özellikle günümüz koşullarında sıkılmamıza nelerin sebep olduğunu inceleyeceğiz.

Yaşamı rutinlere bağlı kılmak

Hafta içinde yaptığınız işleri gözden geçirdiğinizde, sürekli olarak aynı işleri aynı rutinde sürdürmek zorunda olduğunuz bir düzeni izliyorsanız sıkılmamanız neredeyse mümkün değil. Tüm dikkatinizi aynı ya da benzer görevlere uzun süre odakladığınızda yaptığınız iş her ne olursa olsun sıkılmanız kaçınılmaz. Özellikle pek çoğumuzun evden çalışma düzenine geçtiği şu dönemde ofise gitmiyor olmak, çalışma arkadaşlarınızla olan paylaşımlarınızın sınırlanması, iş çıkışında arkadaşlarınızla yaptığınız spontane buluşmaların rafa kalkması gibi eski yaşamınıza küçücük de olsa farklı dokunuşlar getiren pek çok günlük deneyimin artık olmaması, özellikle bu dönemde sıkılmış hissetmenizin en önemli sebepleri arasında olabilir.

Rutinler, bolca uyaranla dolu bir dünyada konforlu ve rahat hissedebilmemiz için ihtiyaç duyduğumuz şeyler olsa da, zihnimizin özellikle şu dönemde biraz özgür alana ihtiyaç duyduğu da bir gerçek. Çalışma sırasında sık sık mola vermek, hiç denemediğiniz yeni hobilerle ilgilenmek, çalışma ortamınızda yeni düzenlemeler yapmak, iş arkadaşlarınızla çalışma saatleri dışında da iletişimde kalmak sıkılma hissini azaltmanıza yardımcı olabilir. 

İlginizi çekebilir: Hayatınızı monotonluktan kurtarın: 3 adımda hayatınıza renk katabilirsiniz

Sosyal medyayla ve teknolojiyle fazla zaman geçirmek

Hepimizin beyninin yeni uyaran arayışına hızlı ve etkili bir çözüm getiren sosyal medya ve teknoloji aslında sanıldığı gibi can sıkıntısını gidermenin değil, daha da sıkılmamızın en önemli sebepleri arasında. Canımız sıkıldığında Instagram’da saatler geçirmek, boş zamanımızın tamamını bilgisayar oyunları oynayarak doldurmak, Youtube’ta komik videolar izlemek sıkılma hissini geçici olarak engellese de, uzun vadede yaşam tatminimizin azalmasına ve zamanımızı boşa geçirmiş gibi hissederek daha da sıkılmamıza neden olabiliyor.

Teknolojiyle olan ilişkimizin her zamankinden daha fazla olduğu şu dönemde özellikle mecbur olmadığınız zamanlarda bilgisayar, tablet, telefon gibi cihazların kullanımına kısıtlama getirmek, sosyal medyada geçirdiğiniz zamanı azaltmak ve buna ayırdığınız zamanı anda kalmanıza yardımcı olabilecek meditasyon, egzersiz, örgü, resim, kitap okumak gibi aktivitelerle doldurmak sıkılma hissinden kurtulmanızı sağlayacaktır. 

İlginizi çekebilir: Dijital detoks: İnternete ara vermek istediğinizde yapabileceğiniz 25 eğlenceli aktivite

Sosyalleşmeye zaman ayırmamak

Sıkıldığınız zamanlarda modunuz ve enerjiniz düşük olduğu için başkalarıyla buluşmak ya da dışarı çıkmak istememeniz oldukça normal. Ancak bir taraftan sıkıntınızı geçirmek için bir şeylerin arayışında olup bir taraftan da buluşma tekliflerini geri çevirmenin can sıkıntınızı gidermeyeceği oldukça açık. Pandemi ve sokağa çıkma kısıtlamaları nedeniyle sevdiklerimizle yüz yüze bir araya gelemediğimiz bu dönemde sıkılmış hissetmemizin en önemli sebeplerinden biri hiç şüphesiz sosyalleşememek. Ancak yine de elinizdeki tüm olanakları kullanarak sevdiklerinize zaman ayırmanız, mutlu ve kötü hissettiğiniz anları onlarla paylaşmanız, duygusal olarak bağlantıda kalmanız can sıkıntınızın önemli ölçüde azalmasına yardımcı olacaktır. Unutmayın; dışarıda kocaman bir dünya var ve eğer bu dünyanın içinde değilseniz, sonsuza kadar kronik bir can sıkıntısıyla mücadele etmeniz kaçınılmaz olacaktır.

Sosyalleşmeye bilinçli olarak zaman ayırmak, sevdiklerinize sarılamasanız da seslerini duymak, görüntülü aramak, hatta sanal ortamda karşılıklı yemek yemek ve sohbet etmek dış dünyayla bağlantıda kalmanıza yardımcı olabilecek önerilerimiz arasında.

İlginizi çekebilir: Pandeminin psikolojimiz üzerindeki etkileri: Psikolojimizi korumaya yardımcı olacak 3 öneri

Diğer insanlardan çok daha iyi olduğunuzu düşünmek

Çok fazla sıkıldığınızı hissediyor ve sıkıntınızın kaynağını bulmakta zorluk yaşıyorsanız, iletişim kurduğunuz ve sosyalleşmeyi tercih ettiğiniz insanları ve iletişim kurmaktan kaçındıklarınızı tekrar gözden geçirebilirsiniz. Pek çoğumuz farkında olmadan kendimizi bazı insanlardan daha iyi ve daha üstün gördüğümüz için onlarla zaman geçirmekten, hatta tanışmaktan bile kaçınabiliyoruz. Çevremizdeki insanların olumsuz özelliklerine odaklanıp bize hiçbir şey katmasa bile sadece farklı biriyle tanışıyor olmanın ve farklı şeyler öğrenme fırsatının önüne kendi kendimize set çekebiliyoruz.

Sıkıntınızın kaynağını yaşamınıza katkı sağlayan insanların sayısının az olmasına bağladığınızda ve iletişim kurduğunuz insanları çeşitlendirdiğinizde hem kendinizle hem de dış dünyayla ilgili daha önce hiç keşfetmediğiniz pek çok şeyi keşfettiğinizi de göreceksiniz.

İlginizi çekebilir:Neden aynı fikirde olmadığımız insanları da dinlemeliyiz?

Yalnızlıktan keyif almayı bilmemek

Film izlemek, yemek yemek, hatta parkta yürüyüş yapmak için bir başkasının size eşlik etmesine ihtiyaç duyuyorsanız özellikle tek başınıza kaldığınız zamanlarda ya da iletişiminizin iyi olmadığı insanlarla bir arada olduğunuzda sıkılmamakta zorluk yaşayabilirsiniz. Hayatınızın sorumluluğunu almak ve kendinizle kurduğunuz arkadaşlığın tadını çıkarmak için başkalarıyla yapabileceğiniz herhangi bir aktiviteyi tek başınıza yapma alışkanlığı kazanmanız gerekiyor. Yalnız başına mutlu olamazken başkalarının sizi mutlu etmesini beklemek sürdürülebilir bir davranış değilken, tek başınıza olduğunuz zamanlarda sıkılmanızın da en önemli sebeplerinden biri.

Yalnızlıktan keyif almak için öncelikle içsel dünyanızı konforlu şekilde keşfedebilmeyi öğrenmeniz gerekiyor. Yalnız kalmaktan keyif almamanızın sebebinin yalnızlık hissi olup olmadığının ayırdına varmak, kendinizle baş başa kaldığınızda neden rahatsız hissettiğinizi dile getirmek ve hatta yazmak, tek başınıza yapmaktan zevk aldığınız aktiviteleri listelemek ve deneyimlemek yalnızlıktan nasıl keyif alabileceğinizi keşfetmenize yardımcı olacaktır. 

İlginizi çekebilir: Sadece yalnız başına vakit geçirmekten hoşlananların anlayabileceği 22 şey

Sıkılmaya ihtiyaç duymak

Her ne kadar olumsuz duygularla bağdaştırıldığı için hoşnut olunmayan bir durummuş gibi algılansa da, bazen gerçekten sıkılmak istediğimiz için can sıkıntısı deneyimlediğimiz zamanlar da oluyor. Academy of Management Discoveries dergisinde yayınlanan bir araştırmanın sonuçları, can sıkıntısının bireysel üretkenliği ve yaratıcılığı tetikleyebileceğini gösteriyor. Can sıkıntısı yaratabilecek bir görev üzerine uzun bir süre çalışan katılımcılar, görevlerini tamamladıktan sonra sıkıcı olmayan bir görevde çalışanlara kıyasla çok daha yaratıcı ve ilginç fikirler üretebildiler.

Negatif gibi görünse de yaratıcılığı tetiklemek, üretkenliğe katkı sağlamak, yaşam amacımızı bulmamızda rehberlik etmek, yaşamımızdaki sıkıntıların farkına varmak gibi onlarca getirisi olan sıkılmanın faydalarından ilerleyen günlerde detaylı olarak bahsedeceğiz. Özet olarak, sıkılmaya bazen de ihtiyaç duyabileceğinizi; hiçbir şey yapmamanın ve hiçbir uyarıcıya maruz kalmamanın zihninizin, bedenininizin ve ruhunuzun yenilenmesi için muhteşem fırsatları içinde barındırdığını da aklınızın bir köşesinde bulundurmalısınız. 

İlginizi çekebilir: Kendinizi yalnız hissetmeden yalnızlığın tadını çıkarabilmenin yolları

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!