X

Çalışıyorum, öyleyse varım: İşkoliklik nedir?

Etrafınızda mutlaka yazımıza konu olan tarzda insanlar vardır. Hani hayatlarında işlerinden başka hiçbir şey düşünmeyen, tatilde bile çalışmaya devam eden, sürekli işle meşgul olma halinden gurur duyan insanlardan bahsediyorum. Evet, konumuz işkoliklik. İşkoliklik kavramını ilk kez dile getiren kişi olan Oates (1971) işkolikliği, kişilerin sağlığına, kişisel mutluluğuna, insanlarla ilişkilerine ve sosyal faaliyetlerine zarar verecek ölçüde işleriyle ilgilenme ihtiyacı duymaları durumu olarak tanımlamaktadır (Akt. Gülova ve ark. 2014).

Araştırmacılar işkoliklik hakkında fikir birliği içinde değillerdir. Bazı araştırmacılar işkolikliği organizasyonlar için olumlu bir durum olarak ele alırken, kimi araştırmacılar işkolikliğin negatif yönlerine odaklanırlar. İşkoliklerin özellikleri arasında çok çalışmak, boş vakitlerde işle meşgul olma, mükemmeliyetçilik, yüzeysel insan ilişkileri ve sosyal yaşamın ihmali vardır (Özsoy, 2018). Eğer sizin için dünyadaki her şeyden önce işiniz geliyorsa, hayatınız sırf işinizden ibaretse, işiniz yüzünden sevdiklerinize ama en önemlisi de kendinize hiç vakit ayırmıyorsanız siz de işkolik olabilirsiniz.

Bir insanın işkolik olmasının ardında birçok farklı neden yatabilir. Örneğin, kişi ancak işi üzerinden kendini değerli hissediyor olabilir, kişi varlığını işi üzerinden ispatlıyor olabilir ya da kişi aşırı çalışarak yüzleşmek istemediği sorunlardan kaçıyor olabilir. Gürsu’ya (2016) göre işkolikliğin nedenleri arasında; “Bireyin içsel güdüsünün kontrol edilememesi, işine obsesif (saplantılı) bir bağlılık geliştirmesi, obsesif-kompulsif (saplantılı- zorunlu) davranış bozukluğunu yansıtan A tipi kişilik özelliklerine sahip olması, başarısız olmaktan korkma duygusu, sosyal baskı, ailevi ilişkilerde tatminsizlik ve örnek aldığı kişilerin işkolik olması vardır (Akt. Sönmez, 2019).

Elbette ki çalışmak, kişinin işine sahip çıkması çok güzel ama hayatta her konuda olduğu gibi burada da işin sırrı dengeli olmaktan geçiyor. Kişinin işini sevmesi, çalışkan olması ve kişinin işkolik olması arasında büyük farklar olduğunun altını çizmekte fayda var. İşini ve çalışmayı seven ancak işkolik olmayan bir insan iş ve özel yaşam dengesinin farkındadır. Böyle bir insan için işi hayatının merkezi değil, hayatının bir parçasıdır. Öte yandan işkolik bir insan için, işi hayatının merkezindedir. İlk önce 1971 yılında Oates, daha sonra da Spence ve Robbins (1992) işkolikliği alkolikliğe benzeterek iki durumun da bağımlılık yönünden birbirine benzediğine dikkat çekmişlerdir. İşkoliklik bir bağımlılıktır ancak birçok bağımlığının aksine toplumda ayıplanmadan paylaşılabilen bir bağımlılıktır.

Yukarıda da belirttiğim gibi işkolikliği bazı araştırmacılar olumlu, bazıları olumsuz bir şekilde algılamaktadır. Önemli olan işiniz yüzünden sizin kendinizi nasıl hissettiğiniz. Eğer 7/24 iş düşünüyorsanız, boş zaman nedir bilmiyorsanız ve en önemlisi işiniz yüzünden tükenmişlik hissediyorsanız bir psikoloğa başvurmanızda yarar olabilir. Size işiniz de dahil hayatın her alanında dengeli günler diliyorum…

Bu arada 2022 yılını “Öz Sevgi Yılı” ilan ettim. Her hafta @ranakutvan kullanıcı isimli Instagram hesabımdan bu konuyla ilgili psikoloji ödevleri paylaşacağım. Hadi, hep beraber kendimizi sevmeye ve dünyayı güzelleştirmeye… Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız da bilgi için rsolaker@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:

Gülova, A. A., İspirli, D., Eryılmaz, İ. (2014). İşkoliklik Ve Tükenmişlik Arasındaki İlişkinin İncelenmesine Yönelik Beyaz Yakalılar Üzerine Bir Araştırma. Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı 19, 2014, Sayfa 25-3
Gürsu, Orhan (2016). “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerinin İşe Bağımlılık Hakkındaki Görüşlerinin İncelenmesi”. Ekev Akademi Dergisi 65:393-404.
Oates, W.E. (1971). Confessions of a workaholic: The facts about work addiction. New York: World.
Özsoy, T. (2018). İşkoliklik Ve İş Stresi Arasındaki İlişkinin İncelenmesine Yönelik Bir Araştırma. Yüksek Lisans Tezi. T. C. Sakarya Üniversitesi İşletme Enstitüsü
Sönmez, M. İşkoliklik Ve Tükenmişlik Arasındaki İlişkiyi Ölçmeye Yönelik Avukatlar Üzerine Bir Araştırma. Yüksek Lisans Tezi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Ana Bilim Dalı.
Spence, J. T., & Robbins, A. S. (1992). Workaholism: Definition, measurement, and preliminary results. Journal of Personality Assessment, 58(1), 160-178.

İlginizi çekebilir: Zihninin peşinden gitmekten vazgeç: Anda kalabilmek için ipuçları

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale