X

Çağların yükünü üzerimizden atma zamanı: Kadınlar zevk aldığını göstermekten neden utanır?

Neden bu kadar kişisel gelişimimize taktık kafayı? Gerçekte neyi hedefliyoruz?
Meditasyon, nefes, yoga, aile dizilimi, travma çalışmaları, metafizik çalışmaları, kadın çemberleri, kutsal bitkiler, tantra ve daha niceleri.
Derdimiz ne? Bunca yıldır yok muydu bu zihin bizlerde?
Eskiden dertlerimizi nasıl çözüyorduk? O zaman DNA sarmallarımız umurumuzda mı değildi?
Psikiyatristler bile son zamanlarda bu kadar günlük dertlere gark oldular.
Neler oluyor?
Sordukça sorabilirim. Siz de soruyor musunuz?
Bu sorunun minimal hali yöneltildi bana. Derdin ne? Neyi arıyorsun?
Uzunca düşündüm. Gerçekten, nereye ulaşmak istiyorum, bu kadar sorgulamak niye?

Ufaktan başlayalım mı?
Bir belgeselde kadın cinsel sağlığından bahsediyordu. Çoğu kadının vulvasının şeklini 30 fotoğraf arasından tanıyamamasından.. İnsan kendi elini tanır oysa değil mi?
Sonra zevk konusu tartışılmaya başlandı. Gözlerim doldu…

Belki de milyonlarcası, zevk almaktan, aldığını görmekten ve göstermekten çekinen kadınlar.
Bundan utanan, kendi utancını baskılamak için başkasını yargılayan kadınlar. Kendi utancını görmezden gelmek için, duygusunun dışında abartı rollere giren kadınlar, olmayan güvenlerini “kopyala yapıştır” ile kendine katan kadınlar.
Basitçe bir soru daha; peki zevk almadaki utancın, sadece cinsel hayatın ile mi ilgili?
Tabii ki hayır!

Yaptığından aldığı zevki gerçek hissiyle yansıtan o kadar az ki! Böbürlenmiş olmayasın ya da egona yenik düşmüş? Abartıyor olmayasın, millet ağlarken kendi mutluluğundan bahseden halin ne derece doğru?
Dürüstçe cevaplarsanız, konu ne olur ise olsun, aldığınız zevki kendinize yakıştırma konusunda bir manipülasyon göreceksiniz.
Buradan yavaşça siz, anneniz, anneanneniz.. Nesiller boyu kendini hadım etmiş kadın atalarınız ve elbette bunu “doğal” varsayan toplum, kültür öğretilerimiz. Kat kat örtülmüş inançları görüyor musunuz?
Bu kimin suçu?

En azından ismini bildiğimiz bir atamızın değil! Bu çağların birikimi.
Burada sadece tek bir konunun, kişinin bedeninden yatak odasına, oradan ailesine, oradan topluma, oradan kültür ve coğrafyaya uzanışına şahit oluyoruz. Ve tekil bir yaklaşım ile.
Diğer tarafta, kişinin partneri ile yaşadığı bir ilişki vardır ve yukarıdaki zincir, partner için de değişkenlik göstererek devam eder.
Bu iki kat kat örtülmüş varlığın, kendisi olması, kendi özgür iradesi ile davranması, eşsizliğini ortaya koyabilmesi ve sonunda gerçek bir “ben” hayatı yaşayabilmesi mümkün müdür?
Yaşadığı şimdiye kadar taşıdıkları mıdır yoksa kendi özü müdür?

Sorgulamadığımız genel kabullerimiz bile, örnek olarak “kadın cinselliği”, “ahlak kuralları” kadın kimliğimizi çarpıtarak ortaya koymamıza neden olmuştur. Ne dersiniz, şişkin selfie dudağının bununla bir ilgisi olabilir mi? Bence kesinlikle!
Bu yüzden, kendi katmanlarımızda dolaşmak, kendimize yapacağımız en büyük iyilik.
Sonucunda neresine kadar giderseniz, o kadar yakın bir “ben” deneyimi yaşayabilir, varlığınızın tohumuna ait bir esansı koklayabilirsiniz.
Aksi, yüzyılların tekrarından öteye geçmeyecektir.

Kişisel olarak gelişmek, zihni sakinleştirmekten çok daha ötesi. Mutluluktan, bolluktan, şifacılıktan, huzurlu bir yaşamdan çok daha ötesi.
O gerçek bir “ben” deneyimi yaşamaya giden yolun ta kendisi.
Her adımda soyuna soyuna.
Hem bedende, hem bilinçte!
Bana öyle geliyor ki insan olma deneyimi her seviyesinde “aynı” tarif edilirken, farklı hislere açılan, farklı bakış açılarına götüren, kendinin her durumda farklı bir versiyonunu keşfedebileceğin bir Babil kulesi. Vazgeçmeden tırmanmaya devam etmek ise, kendine dair gösterdiğin en büyük teslimiyet ve cesaret. Gerçek tutku belki de, sıfattan ötesidir ne dersiniz?

İlginizi çekebilir: Hayatın testlerinden nasıl geçeriz: Kendimize sahip çıkma becerisi

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale